Esas No
E. 2023/1377
Karar No
K. 2023/1377
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2023/1377 - 2023/989

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 01/02/2022

NUMARASI : 2022/129 E. - 2022/115 K.

DAVACI

GEREKÇE

Dava, taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan entianın uğradığı hasarın, hasar sorumlusu olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın "Davaların ayrılması" başlıklı 167. maddesi uyarınca "Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder." Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in "Davaların birleştirilmesi ve ayrılmasında yapılacak işlemler" başlıklı 219. maddesi ise; "(1) Birleştirilmelerine karar verilmiş olan davaların esas kayıtlarında bu durum belirtilir. Başka bir dava ile birleştirilmesine karar verilen davanın karar numarası birleştirme kararına yazılır ve bu durum mahkemede verilen son kararda gösterilir. (2) Bir davada ayırma kararı verilirse ayrılan dava veya davalar o mahkemenin esasına ayrıca kaydedilir ve eski kayıt ile yeni kayıt birbiriyle ilişkilendirilir. İlk kayıt o dosyada kalan kısma münhasır olur. Ayrılan davanın dosyası ilk dosyada bu kısımlara ait yazıların tamamının onaylı suretleri konularak yeniden oluşturulur. Ayrılan davalar bakımından daha önce tek karar ve ilâm harcı alınmış ise her biri için ayrıca harç alınır; daha önce alınan harç ayrılmış davaları da kapsıyorsa yeniden harç alınmaz. Ayrılıp yeni esas numarası alan her dava için başvuru harcı alınır. (3) Ayırma işlemleri için yapılan masraflar ile ayrılan dosyanın duruşma gününün tebliği için gerekli olan masraf ana dosyanın gider avansından karşılanır. Gerektiğinde gider avansı tamamlattırılır." hükmünü haizdir.

Yine 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 27. maddesine göre "(1) sayılı tarifede yazılı maktu harçlar ilgili bulunduğu işlemin yapılmasından önce peşin olarak ödenir. Mahiyetleri icabı işin sonunda hesap edilip alınması gerekenler, harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir. Harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, mütaakıp muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunur".

Aynı Yasanın 30. maddesi uyarınca yatırılan harcın dava dilekçesinde bildirilen değerden az olduğu anlaşılırsa, noksan değer üzerinden peşin karar ilam harcı tamamlanmadan davaya devam olunamaz. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır. Eksik harç ikmal edilmediği takdirde de Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi yollamasıyla HMK’nın 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde yenilenmediği takdirde ise mahkemece kendiliğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Görüldüğü üzere Harçlar Kanunu, harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır.

Somut uyuşmazlıkta ise mahkemece, 2021/913 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılamanın 01.02.2022 tarihli ön inceleme duruşmasında, davalı .... Şti. yönünden zaman aşımı def'inin kabulü ile davanın zaman aşımından reddine, bu davalı yönünden ilgili dosyadan tefrikine, mahkemenin ayrı bir esasına kaydına karar verilmiş, ancak anılan davalı hakkındaki dava, yukarıda anılan Yönetmelik maddesinin gerekleri yerine getirilmeden, asıl davadan ayrılarak, mahkemenin 2022/129 Esas numarasına kaydedilmiştir.

Zira mahkemece ilk yapılması gereken iş, anılan Yönetmelik'in 219. maddesi uyarınca davaların ayrılmasının sağlanması, bu cümleden olarak davacıdan ayrılan davalar bakımından yeniden karar ve ilâm harcı alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi, ancak her halükarda ayrılıp yeni esas numarası alan her dava için yeni bir başvuru harcının alınmasıdır.

Bu itibarla mahkemece, ayrılan dava için gereken harçları yatırmak üzere davacıya kesin süre verilmesi, aksi halde sonucuna göre bir hüküm kurulması, davacı tarafça gerekli işlemler yapıldıktan ve harçlar yatırıldıktan sonra, ayrılan dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu işlemler tamamlanmadan, diğer bir deyişle davacı tarafça tefrik işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmayacağı belli olmadan, ayrılan dava hakkında hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Ayrıca bir davada önce davalılardan sadece birisi hakkında karar verilip yargılamanın bitirilmesi, sonrasında diğer davalı yönünden davaya devam edilebilmesi mümkün olmadığından, mahkemece davalılardan birisi hakkındaki davanın ayrılmasına ve devamında da reddine karar verilmesi gerektiği düşünülüyorsa yapılması gereken iş, önce o davalı yönünden tefrik kararının verilmesi, ardından tefrik işlemlerinin davacıya tamamlattırılıp, ayrılan davanın mahkemenin yeni bir esas numarasına kaydının yapılması ve daha sonra anılan davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesidir.

Bu durumda somut uyuşmazlıkta mahkemece, yukarıda açıklanan usule aykırı şekilde, önce aynı davada başka bir davalı daha varken, davalı .... Şti. yönünden zaman aşımı def'inin kabulü ile davanın zaman aşımından reddine karar verilerek, anılan davalı hakkındaki davanın sonuçlandırılması, sonrasında anılan davalı hakkındaki davanın tefrikine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, tüm bu kararların davacı tarafından henüz ayırma işlemlerinin yukarıda açıklanan şekilde tamamlanıp tamamlanmayacağı, dolayısıyla ayrılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin gerekip gerekmediği belli olmadan verilmesi de doğru olmamıştır.

Yine somut uyuşmazlıkta mahkemece, yukarıda açıklanan Yönetmelik hükümleri uyarınca ayrılan dava dosyası, ilk dosyada bu kısımlara ait yazıların tamamının onaylı suretleri konularak yeniden oluşturulmadığından veya Uyap kayıtlarında da bu konuda gerekli düzenlemeler yapılmadığından, Dairemizce ayrılan dosyada da bulunması gereken suretlerin hiçbirisi incelenememiş ve sonuçta davalı .... Şti. hakkında verilen, davanın zaman aşımından reddine dair ilk derece mahkemesi kararı konusunda herhangi bir değerlendirme de yapılamamıştır.

Ayrıca her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 167. maddesi uyarınca ayrılan dava, asıl davanın devamı ise de tefrik edilerek mahkemenin ayrı bir esasına kaydedilmekle asıl davadan ayrı bir hukuki nitelik kazanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta da tefrik edilip mahkemenin 2022/129 Esas numarasına kaydedilen dava, 2021/913 Esas numaralı asıl davadan ayrı bir dava hüviyetindedir. Bu itibarla mahkemece, 2022/129 Esas numarasına kaydedilen davada, esasen dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bir karar verildiği halde, gerekçeli kararda "kararın taraf vekillerinin yüzlerine karşı verildiğinin" belirtilmesi suretiyle, 2021/913 Esas numaralı dosyada yapılan 01.02.2022 tarihli ön inceleme duruşmasının, 2022/129 Esas numaralı dosyasında yapılan yargılamanın son duruşmasıymış gibi hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01/02/2022 gün ve 2022/129 Esas - 2022/115 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,

2.Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3.İstinaf kararının neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4.Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,

5.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6.İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,

7.Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 07/09/2023 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/09/2023

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog