2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2010/39098 E. , 2010/34482 K.
"İçtihat Metni"Esas No : 2010/39098
MAHKEMESİ :Zile Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :11/03/2010 - 2009/342 esas, 2010/45
Hırsızlık suçundan sanık H.. D..'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-f, 168/1, 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 231/8. maddesi gereğince 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabî tutulmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden katılan kurum lehine vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına dair, (ZİLE) Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2010 tarihli ve 2009/342 esas, 2010/45 sayılı kararına karşı katılan vekilinin yaptığı itirazın kabulüne ve katılan kurum lehine vekalet ücreti verilmesine şeklinde hükmün düzeltilmesine ilişkin Zile Ağır Ceza Mahkemesinin 06/04/2010 tarihli ve 2010/279 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09/11/2010 gün ve 2010/13034/68161 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/12/2010 gün ve 2010/289618 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine rağmen vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden karara itiraz edildiği ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararma karşı itiraz yasa yoluna başvurulması hâlinde, itiraz merciinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin koşullarının olup olmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığını inceleyebileceği, mercii tarafından suçun sübutu, nitelendirilmesi gibi esasa ilişkin değerlendirme yapılamayacağı, açıklanmayan mahkumiyet hükmü içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenemeyeceği, bu gibi hukuka aykırılıkların ancak davanın düşmesi karan verildiğinde veya hükmün açıklanması ya da yeni bir hüküm kurulması halinde temyiz yasa yolu ile incelenebileceği cihetle, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Sanık hakkında, Zile Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 11.03.2010 tarih 2009/342, 2010/45 sayılı kararı ile elektrik hırsızlığı suçundan 5271 sayılı CMK.’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, katılan vekilinin, vekalet ücretine hükmolunmaması yönündeki itirazı üzerine, (ZİLE) Ağır Ceza Mahkemesi'nce, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları değerlendirilip, tüm koşulların oluştuğu kanaati de açıklanıp, katılan vekilinin itiraz konusu itibariyle itirazının kabulü ile “hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1000TL.avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine,” şeklinde hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir. 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5.fıkrasında “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder” şeklindeki düzenleme nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, aynı maddenin 12.fıkrası uyarınca itiraza tabi bulunan bu karar yönünden, itiraz merciince ancak 5271 sayılı yasanın 231. maddesindeki koşulların bulunup bulunmadığına ilişkin sınırlı bir değerlendirme yapılabilecek, anılan maddenin 5. fıkrası uyarınca henüz varlık kazanmamış olan hükmün denetlenmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2009/4-13 Esas, 2009/12 sayılı kararında da belirtildiği üzere, anılan yasanın 231 ve 271. maddelerindeki düzenlemelere aykırı olacaktır. Hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları denetimine konu olabilecektir. Bu itibarla; açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet hükmünün, hükmün açıklanması, düşme kararı verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra ancak temyiz incelemesine konu olabilmesi, temyiz yasa yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde ise koşulları bulunduğu taktirde yasa yararına bozma yasa yolu ile incelenebilecek olması ve ancak bu aşamada hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenebilecek olması karşısında, açıklanmayan ve hukuken varlık kazanmamış bulunan hükmün içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, itiraz yolu ile incelenmesi olanağı bulunmadığından, katılan vekilinin hükmün içeriğine yönelik itirazının kabulüne karar verilerek, hükümde avukatlık ücreti ile ilgili düzeltme yapılması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (ZİLE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilip keşinleşen, 06.04.2010 gün ve 2010/279 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 22.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.