Esas No
E. 2022/13986
Karar No
K. 2023/4308
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2022/13986 E.  ,  2023/4308 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/797 E., 2022/1003 K.
SUÇ: Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2021 tarihli ve 2021/8021 Esas numaralı iddianamesiyle sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davaları açılmıştır.

2.Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2021/121 Esas, 2021/506 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri, üçüncü fıkrasının (d) (e) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yedi kez 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2022/797 Esas, 2022/1003 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eylemlerinin sarkıntılık boyutunu aştığına, takdiri indirim uygulanmaksızın üst sınırdan cezalandırılması ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, kararın bozulması istemine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurelerin çelişkili beyanları dışında delil olmadığına, mağdurelerin sanığın eylemlerini yanlış anladıklarına, sanığa alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine, kararın bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ''...

Öğretmen olarak görev yapan sanığın takriben iki yıllık bir zaman zarfı boyunca suç tarihleri itibariyle 12 yaşını ikmal etmemiş mağdurelerden ... **** birden fazla kez yanağından öpmek, kıyafet üzerinden poposuna dokunma ve kucağa almak, mağdure ... *** birden fazla kez kıyafet üzerinden poposuna okşama şeklinde dokunup daha sonra kucağına oturtmak, mağdure Hazal **** birden fazla kez kıyafet üzerinde poposuna eli ile okşama şeklinde dokunmak, kucağına oturtup popo ve bel kısımlarına okşama şeklinde dokunmak, mağdure ... **** poposuna, bacaklarına, kalçasına birden fazla kez okşama şeklinde dokunmak, mağdure ... **** birden fazla kez kucağına oturtmak ve bacaklarını okşamak, mağdure... **** belinden tutarak sarılmak, birden fazla kez kucağına oturtup bacaklarına okşama şeklinde dokunmak ve mağdure ... ***** poposuna kıyafet üzerinden dokunmak, kucağına alarak bacaklarına dokunup yanaklarından öpmek şeklindeki cinsel arzularını tatmine yönelik vücut dokunulmazlığını ihlal mahiyetindeki eylemleri ile 12 yaşını ikmal etmemiş her bir mağdureye karşı ayrı ayrı olmak üzere fiziksel temas içeren eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı eylemlerinin sarkıntılık düzeyinde kaldığının tüm dosya kapsamından sabit olduğu anlaşılmakla, sanığın eylemlerine uyan TCK'nın 103/1. maddesinin ikinci ve üçüncü cümlelerine gereğince suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, kastın yoğunluğu ve birden fazla nitelikli halin birlikte gerçekleşmesi hususları birlikte gözetilerek ceza tayin edilirken alt sınırdan uygun miktarda uzaklaşılarak her bir mağdure yönünden ayrı ayrı 7 kez cezalandırılmasına karar verilmiş, ...'' Şeklindedir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın kabul edilen eylemlerinin ani, kısa süreli ve kesik hareketlerle gerçekleştiği, bu nedenlerle fiillerin sarkıntılık düzeyini aşmadığı anlaşıldığından kurulan hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümlerde temel cezaların belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi de hukuka aykırı bulunmamıştır. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2022/797 Esas, 2022/1003 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.06.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog