12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/2389 E. , 2023/3115 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2015 tarihli ve 2011/735 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 50 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 inci maddesinin iki ve dördüncü fıkraları uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2015 tarihli ve 2011/735 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 07.01.2020 tarihli ve 2018/1632 Esas, 2020/145 Karar sayılı kararı ile "hastanın hastaneye yatışı sağlanarak tedavi edilmesi halinde ölümün meydana gelip gelmeyeceğinin ve sanığın uygulamaları ile hastanın ölümü arasında illiyet bağı kurulup kurulamayacağının Adli Tıp Üst Kurulundan sorulması, tıp kurallarına uygun olmayan eylem ile ölüm arasında uygun illiyet bağının kurulması halinde eylemin taksirle öldürme, illiyet bağının bulunmaması halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 257 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilebileceği de gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2020/105 Esas, 2021/434 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2020/105 Esas, 2021/434 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/6963 Esas, 2022/322 Karar sayılı kararı ile "sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilerek, sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verildiği" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2022/235 Esas, 2022/854 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257 inci maddesinin ikinci fıkrası ve uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.03.2023 tarihli ve 2023/18225 sayılı zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşürülmesi görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz isteği; davanın zamanaşımına uğradığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kusura ve illiyet bağına ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz isteği; hükmedilen cezanın az olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre en fazla yarısına kadar uzayacak olup, aynı maddenin birinci fıkrası gereği soruşturma izni için geçen 9 ay 10 gün durma süresi de göz önünde bulundurulduğunda, suç tarihi olan 23.08.2009 tarihinden itibaren 5237 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının inceleme tarihinden önce 02.06.2022 tarihinde gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2022/235 Esas, 2022/854 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.