12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/8703 E. , 2023/2511 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekilinin 08.05.2019 havale tarihli dilekçesinde özetle; Dicle Üniversitesinde profesör müvekkilinin 01.05.2017 tarihinde gözaltına alınıp ifadesinin alınmasında sonra serbest bırakıldığını, yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, müvekkilinin tazminata esas dosya nedeniyle ihraç olduğunu, aylık gelirini elde edemediğini, gözaltına alınması nedeniyle kendisinin ve ailesinin üzüntü yaşadığını, manevi zarara uğradığını, haksız gözaltı nedeniyle 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 28.06.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede ve aynı zamanda süresi içinde açılıp açılmadığının tespit edilerek açılmamış ise davanın reddi gerekiğini, davacının açılan davaya rızasının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacı vekilinin dava açma yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacı hakkında mükerrer dosya bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacı hakkında mahsup kararı verilip verilmediğinin araştırılması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fazla olduğunu, davacının sosyal ekonomik durumunun araştırılması gerektiğini, davacının kendi kusurlu hareketleriyle tutuklanmasına sebep olduğundan davanın reddi gerektiğini, kısmen kabul halinde vekalet ücretinin yapılan kanun değişikliğinin dikkate alınması gerektiğini, öne sürmüştür.
3.Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2019 tarihli ve 2019/283 Esas, 2019/354 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.12.2019 tarihli ve 2019/168 Esas, 2019/161 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkili haksız yakalama ve gözaltı kararı verildiğine takipsizlik kararı almasına rağmen ihraç kararı verildiğine, ihraç nedeniyle aylık gelirinin bulunmadığını, hiçbir şekilde suç işlememesine rağmen gözaltına alınması nedeniyle davacının hukuka ve demokrasiye olan inancının da zarar gördüğüne, üzüntü korku ve elem yaşadığı ve bu nedenle hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/13624 Soruşturma, 2019/8266 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının 01.05.2017 tarihinde gözaltına alınıp aynı gün serbest bırakıldığı, yapılan soruşturma ile 07.03.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında aynı talep nedeniyle açılan davanın bulunmadığını, mahsup kararının bulunmadığı, gözaltına alındığı tarihinde maaşını peşin aldığı ve yakalanması nedeniyle maddi zararının bulunmadığı belirlenerek, maddi tazminat talebinin reddine ve 300,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, davacı hakkında hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğundan 600,00 TL'ye yükseltilmesi gerektiğinden bu kısmın düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/13624 Soruşturma, 2019/8266 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 01.05.2017 tarihinde 1 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruştume ile le 07.03.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, 21.03.2019 tarihinde tebliğ yapıldığı, itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz sebepleri yönünden;
1.Maddi tazminatın kabul edilmesi gerektiğine yönelik yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesine göre ''suç soruşturması veya kovuşturması sırasında'' uygulanan koruma tedbirlerine karşı devlet aleyhine tazminat davasının açılabileceği belirtilmiş olup, davacının hakkında koruma tedbiri uygulanmadan önce 29.04.2017 tarihinde ihraç olduğu anlaşılmakla, gözaltında kaldığı 1 gün bakımından maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya gözaltında kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu nedenle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2.Hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik talebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden, davacı vekilinin manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (1) nolu paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.12.2019 tarihli ve 2019/168 Esas, 2019/161 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.09.2023 tarihinde karar verildi.