Esas No
E. 2020/11715
Karar No
K. 2023/2927
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2020/11715 E.  ,  2023/2927 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/806 E., 2016/404 K.
SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/806 Esas, 2016/404 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.11.2020 tarihli, 2016/312719 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Mahkemenin Kabulü "Her ne kadar sanık ... hakkında 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın savunmasında dava konusu yerin sit alanı olduğunu bilmediğini, dava konusu yeri satın aldıktan sonra 2007 yılından önce tadilat yaptırdığını beyan ettiği, sanığın bu savunmasının tanıklar... ve...tarafından doğrulandığı, mahkememizce yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda 2007 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından çekilen fotoğrafta bodrum katının görülemiyor olması nedeni ile bodrum katının hangi tarihte kapattırıldığının tespit edilemediğinin belirtildiği anlaşılmakla, sanığın savunmasının aksi yönde 2006 yılından sonra dava konusu yere fiziki ya da inşai müdahelede bulunduğu yönünde dosyada herhangi bir delil olmadığı, 2006 yılındaki uygulamalarla ilgili zamanaşımı süresinin 2014 tarihinde dolduğu, sanığın savunması ve tanık beyanları ile 2006 yılında yapılan uygulamalardan sonra 27.05.2008 tarihinde dava konusu yere ilişkin yapı kullanma izin belgesinin verildiği, bu duruma göre bodrum kat kapalı haldeyken yapı kullanma izin belgesinin verildiği, yapı kullanma izin belgesi verildikten sonra sanığın dava konusu taşınmaza herhangi bir müdahalesinin olmadığı, yapı kullanma izin belgesinin belediye tarafından verilmiş olması nedeni ile sanığın bodrum katın kapatılmasına ilişkin eylemin hukuka uygun olduğunu düşünmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, belediye tarafından yapılan herhangi hatalı bir işlemden sanığı sorumlu tutmanın mümkün olmadığı, sanığa ait taşınmaza ait tapu kaydında taşınmazın 3. derece doğal sit alanı olduğuna ilişkin herhangi bir şerhin bulunmaması 12.07.2009 tarih 28358 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 'Korunan alanların tespit, tescil ve onayına ilişkin usul ve esaslara dair yönetmeliğin doğal sit alanları ve tabiat varlıklarının tescil ve ilanına ilişkin usul ve esaslar hakkındaki 7. maddesinde tescil edilen doğal sit alanı veya tabiat varlığı il merkez ilçesinde bulunuyorsa valiliğin, diğer ilçe sınırları içerisinde kalıyorsa kaymakamın yazısı üzerine tapu kütüğünün beyanlar hanesine doğal sit veya tabiat varlığı olduğuna dair kayıt konulur.' hükmüne rağmen taşınmaza ait tapu kütüğünün beyanlar hanesinde doğal sit alanına dair hiçbir kaydın bulunmadığı, ayrıca sanığın herhangi bir suç işleme kastının da bulunmadığı anlaşıldığından üzerine atılı suçu işlemeyen sanığın beraatine karar verilmiştir."

2.Sanık tarafından, İzmir ... görevlileri tarafından düzenlenen 06.03.2015 tarihli yapı tatil zaptı ile 3. derece doğal sit alanında kalan taşınmazın bodrum katında kapı pencere açılarak kullanım alanına dahil edildiği tespit edilmiştir.

3.Mahkemece icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan 11.04.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda, yapı tatil zaptında belirtilen müdahalelerin sökülerek yapının eski hali getirildiği belirlenmiştir.

GEREKÇE

A. Arkeolog ve mimar bilirkişiler tarafından ortaklaşa düzenlenen raporda, suça konu müdahalelerin kaldırılarak yapının eski hale getirildiğinin tespit edilmesi karşısında, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/806 Esas, 2016/404 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.09.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.