Esas No
E. 2021/7115
Karar No
K. 2023/6071
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

10. Ceza Dairesi         2021/7115 E.  ,  2023/6071 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/177 E., 2016/216 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

B. Ankara Batı 1.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2015/218 Esas, 2015/331 Karar; Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2015 tarihli ve 2015/238 Esas, 2015/274 Karar; Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2015/310 Esas, 2015/295 Karar sayılı kararları ile Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/177 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/177 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

B. Ankara Batı 3.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/177 Esas, 2016/216 Karar sayılı kararı ile;

Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; Karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle;

hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...

müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2.Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

3.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir.

B. Sanık ...

müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2.Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

3.Sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,

4.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

02.12.2014 tarihinde, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılıp mahkemece tanık sıfatıyla dinlenen ...'ın sanık ...'den esrar satın aldığının fiziki takipte görüldüğü, sanık ...'ın ...'a el işareti yaparak...'e yönlendirdiği ve... ile birlikte suç işleme iradesiyle eyleme iştirak ettiği, ...'ın yakalanması esnasında...'in de bulunduğu evden çıkan sanık ...'ın elindeki esrarı plakası tespit edilemeyen otomobil içindeki kişiye vermeye çalışırken kolluk güçlerince yakalandığı ve elinde esrar ele geçirildiği; 25.01.2015 tarihinde, ihbar üzerine gidildiğinde sanık ... ile hakkında dönüşen vasıfla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verilen... ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılıp mahkemece tanık sıfatıyla dinlenen ... isimli kişilerin birlikte oturduklarının görüldüğü, kolluk güçlerini farkeden sanık ...'ın "zorbalar geldi kaçın" demesi üzerine ..., ... ve...'ın kaçmaya başladıkları ve yere attıkları esrarın ele geçirildiği olaylarda; sanıkların savunmaları, olay tutanakları, tanık beyanları karşısında, sanıklar... ve ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiş, sanık ...'ın iki eylemi yönünden hukuki kesintinin oluşmaması nedeniyle eylemlerinin bir bütün halinde tek suç oluşturduğu değerlendirilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ...

hakkındaki hüküm yönünden Sanığın 02.12.2014 tarihli eyleminin sabit olduğu, 25.01.2015 tarihli eyleminde ise ...'de ele geçen uyuşturucu maddenin sanık tarafından verildiğine ilişkin kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, ancak sanık ... tarafından atıldığı anlaşılan esrar maddesinin ele geçirilmesi nedeniyle sanığın 25.01.2015 tarihli eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu" anlaşılmış ise de; mahkemenin kabulüne göre "hukuki kesintinin oluşmaması nedeniyle sanığın eylemlerinin bir bütün halinde tek bir suç oluşturduğu" gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmadığının belirtilmesi ve aleyhe temyizin de bulunmadığı anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 02.12.2014 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Sanık ...

hakkındaki hüküm yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Sanık hakkında, tekerrür oluşturan mahkûmiyetlerinden daha ağır cezayı içeren Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/383 Esas 2006/388 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesi uyarınca hükmolunan 8 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin hüküm yerine, Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/671 Esas, 2012/320 Karar sayılı ilamının uzlaşma nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği gözetilmeyerek tekerrüre esas alınması, hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

A. Sanık ...

hakkındaki hüküm yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/177 Esas, 2016/216 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ...

hakkındaki hüküm yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/177 Esas, 2016/216 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün;

Hüküm fıkrasının tekerrüre ilişkin bölümünün çıkartılarak yerine "Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/383 Esas 2006/388 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesi uyarınca hükmolunan 8 yıl 4 ay hapis cezasına nedeniyle, hükmolunan cezanın 5237 sayılı 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına; ancak sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle infaz sırasında tekerrüre esas alınan ceza miktarının 1 yıl 2 ay hapis cezası olarak dikkate alınmasına" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.07.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog