17. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2019/3908 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/11/2019
NUMARASI: 2018/915 Esas, 2019/970 Karar
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait araçların, müvekkili şirketin işletme hakkı sahibi olduğu Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Çevre Otoyolundan 21/11/2016-21/10/2017 tarihleri arasında geçiş ücreti ödemeksizin ihlalli geçiş yaptığını, davalı aleyhinde başlatılan icra takibinde asıl alacağın, geçiş ücreti ve bunun 10 katı olarak hesaplandığını, gecikme cezalarının 7144 sayılı kanun ile 10 katından 4 katına düşürülmesi sebebiyle harca esas değerin de bu doğrultuda uyarlandığını, buna göre bedeli ödenmeyen geçiş ücretleri ve bu ücretlere ait yasal cezalar toplamının 41.649,80 TL olduğunu, davalının icra takibine itirazı sebebiyle takibin durduğunu belirterek davanın kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin, geçiş ücreti ve gecikme cezası olmak üzere toplam 41.649,80 TL asıl alacak ile bu alacağa takip tarihinden önce işlemiş faiz 3.611,66 TL ve KDV 650,10 TL yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin HGS bakiyesinde yeterli bakiye olmasına rağmen HGS okuma cihazlarının düzgün okuyamaması nedeniyle ceza kesildiğini, bunda müvekkilinin herhangi bir ihlal ve kastı olmadığını, davacının bildirim konusunda üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle kesmiş olduğu para cezalarının haksız ve hukuksuz olduğunu, PTT'nin bakiye azalma veya ihlal gibi durumlarda müvekkiline uyarı yapma zorunluluğunun olduğunu, okuma problemi olmasa bile bakiye yetersizliği durumlarında uyarı verecek bir sistem olmaması nedeniyle sürücülerin sürekli tetikte olması gerektiğini ve bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacı şirketin, ücretsiz geçişlerde geçiş yapan ilgilileri 15 günlük süre içerisinde otomatik bir bildirimle en az bir kez ikaz edip süresi içinde geçiş ücretinin ödenmesini talep etmesi gerektiğini, müvekkilinin, benzer problemleri 21/11/2016 tarihinden önce de yaşadığını, bu dönemde bildirimi yapılan ihlalli geçişleri eksiksiz ödediğini, ancak devam eden dönemlerde kendisine herhangi bir bildirim yapılmadığından ve yeterli HGS bakiyesi bulunduğundan ihlalli bir geçiş yapıldığından şüphelenilmediğini belirterek davanın ve takibin reddi ile, haksız ve kötüniyetle açılan dava sebebiyle takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; alınan bilirkişi raporu ve toplanan deliller kapsamında davalıya ait araçların herhangi bir geçiş ücreti ödemeden köprü ve otoyalları kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında 41.649,80 TL asıl alacak, 3.611,66 TL faiz, 650,10 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 45.911,56 TL'ye ilişkin itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, ayrıca icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hatalı ve eksik tanzim edilen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, raporda yer alan tespitlerin aksine taraflarınca yapılan araştırma neticesinde müvekkiline ait araçların, azami 4 dakikalık zaman ara ile muhtelif istasyonlardan çıkış yapmasının olanaksız olduğunun tespit edildiğini, buna yönelik itirazlarının ek raporda, mükerrer talep olmadığı şeklinde gerekçesiz ve yetersiz beyan ile yetinildiğini, bilirkişi tarafından aynı zamanda, davacı şirkete ait gişelerde memur bulunma ihtimali doğrultusunda mükerrer geçişlerin söz konusu olamayacağının tespit edildiğini, oysa bilirkişinin bu şekilde, teknik ve fiili olarak aslında bilgi sahibi olmadığı husus hakkında varsayımda bulunarak gişelerde memur olduğunu, bunun olmaması ihtimalinde de davacı şirket tarafından gişe görevlisi konumlandırılmış olduğunu iddia ettiğini, bilirkişinin var olanı araştırıp incelemeyip ihtimalleri göz önünde bulundurarak kanaat bildirdiğini, köprü ve otoyollarda değişen geçiş yerleri neticesinde araçların geçmesi sırasında ne kadar ücret kesildiğinin görülmediğini ve olası bir bakiye azalması durumunda ve geçiş ihlali halinde davacının HGS-OGS'ye ilişkin bildirim yapması gerektiğini, fakat davacı şirketin bu davada olduğu gibi hiçbir bildirim yapmadan, aradan aylar geçtikten sonra doğrudan takip hukuku uyarınca müvekkilini ve pek çok sürücüyü zor durumda bıraktığını, köprü ve otoyollarda bulunan HGS ve OGS cihazlarının okuma problemi nedeniyle uzunca bir süredir uyuşmazlık ve mağduriyetler yaşandığının bilinen bir gerçek olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, ihlalli geçiş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 92.129,95 TL geçiş ücreti ve para cezası, 7.895,83 TL faiz, 1.421,24 TL KDV olmak üzere toplam 101.447,01 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesi ile borca itirazı üzerine icra takibinin durduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Mahkemece uyuşmazlık ile ilgili bilirkişi raporu alınmış olup bilirkişi 05/04/2019 tarihli raporunda özetle; Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu gişelerinin tamamında bulunmasa da yapılan tespitler ve ayrıca davacı şirketin internet sitesinde yer alan "ücret toplama sistemi çalışma prensipleri hakkında açıklama" bölümünde belirtilenler doğrultusunda gişelerde bariyer ve gişe memurlarının bulunduğu, bariyerin açılmaması nedeniyle araç sürücülerinin gişe görevlileri ile iletişim halinde kalacağı, ödemenin alınamadığı hususunda araç sürücüsü bilgilendirilmeden ihlalli geçiş bildirim formu araç sürücüşüne tebliğ edilemeden bariyerin açılmayacağı kanaatine varıldığını, gişedeki memurunun varlığı gözetilerek davalı şirket araç sürücülerinin durumdan (ücreti ödenmeyen geçiş) haberdar edildiğini, olay günü itibariyle araç sürücülerine ihlalli geçiş bildiriminin yapılmış olduğuna kanaat getirildiğini, ihlalli geçiş bildirimlerinden davalı şirket yönetiminin, şoförlerce haberdar edilmesi gerekeceğini, davalı şirket vekilinin, ihlal yapıldığı iddia edilen tarihlerde müvekkili şirkete ait araçların ihlalli geçiş bildiriminde yer alan gişelerde olmadıklarına ilişkin bir itirazının bulunmadığını, sunmuş olduğu bila tarihli "delil ve beyanlarımızın sunulması" konulu yazı içeriğindeki çekici-römork eşleştirmelerinde yer alan plaka numaraları dikkate alınarak dosya kapsamına sunulan CD içerisindeki geçiş zaman dilimleri incelendiğinde geçişler esnasında çekici-römork eşleştirmelerinde yer alan plakaların aynı zaman diliminde ücretlendirilmedikleri tespit edildiğinden mükerrer talep bulunmadığı kanaatine varıldığını, yapılan tespitler doğrultusunda ihlal yapıldığı iddia edilen tarihlerde davalı şirket araçlarında HGS bakiyesi olsa bile HGS sistemleri için bankadan veya PTT den geçiş esnasında olumlu cevap gelmemesi (provizyon alınamaması) halinde araç sürücüsü tarafından nakit veya kredi kartı ile geçiş ücretinin ödenmesi gerektiğini, tüm gişelerde olmasa da sistemde oluşabilecek sorunlara istinaden davacı tarafça gişe görevlisi konumlandırılmış olduğunu, davalı şirket vekilinin itirazında haklı olmadığını, ihlalli geçiş yapan araçların otoyol geçişlerinde ödeme yapıldıgını belgeleyecek veya. geçişler esnasında yeter bakiye bulunduğunu belgeleyecek HGS dökümlerinin sunulmadığını, buna göre 8.375,45 TL geçiş ücreti, 33.501,80 TL ceza ücreti, 3.611,66 TL faiz ve 650,10 TL KDV olmak üzere toplam 45.911,56 TL üzerinden takibin devam etmesi gerektiğini bildirmiştir. Bilirkişi 12/09/2019 tarihli ek raporunda, kök raporundaki kanaatlerinin aynen devam ettiğini bildirmiştir.Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.Somut uyuşmazlıkta, davacının özel hukuk hükümlerine tabi ticari şirket olduğu, davacıya 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için farklı hukuki rejim ve usulleri düzenleme yetkisi verildiği, davalıya ait araçların davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, davacı tarafından 27/11/2017 tarihinde başlatılan takipten sonra 16.05.2018 tarihli değişiklik ile "...geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmündeki "on" ibaresinin “dört” şeklinde değiştirildiği, yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibari ile geçiş ücreti davalıdan tahsil edilmediğinden bu durumdan davalının da faydalandığı, davacının ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, geçiş esnasında ödeme olmadığında veya HGS veya OGS sisteminden provizyon alınamadığı takdirde gişe çıkışlarındaki bariyerler açılmadığından davalı, ücret ödemeden geçiş yaptığını bilmekte olup OGS ve HGS kartlarından para çekilmemesi halinde geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu, öte yandan davalıya ait araçların kullandığı güzergahta bulunan gişesiz ve birbirini takip eden gişeler olması sebebiyle kesilen geçiş ücretleri dolayısıyla mükerrer bir talebin bulunmadığı anlaşılmakla Mahkemece tesis edilen karar usul ve yasaya uygundur. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.