Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/858
Karar No
K. 2023/692
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

BURSA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

ESAS NO: 2020/858
KARAR NO: 2023/692
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - [16803-08963-..] UETS
DAVALI: ... -

...

VEKİLLERİ: Av. ... - [16980-89360-...] UETS

Av. ... -

DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/11/2020
KARAR TARİHİ: 13/07/2023

BİRLEŞEN BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2020/715 ESAS SAYILI DOSYASINDA

DAVACI: ... -

...

VEKİLLERİ: Av. ... - [16980-89360-...] UETS

Av. ... -

DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - [16803-08963-....] UETS
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/11/2020
KARAR TARİHİ: 13/07/2023

Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;

ASIL DAVADA:

DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında 4 adet Ultrasonik Kaynak Makinesinin Çin'den ithal edilmek üzere davacı tarafından ithali ile davalı tarafa teslimi konusunda yazılı olmayan komisyon sözleşmesi kurulduğunu, 4 adet makine bedeli için davalı tarafın ithalat onayı verdiği ve söz konusu makinelerin bedeli olan 9.095 USD'nin davalı tarafından davacı tarafa ödendiğini, ödeme sonrası eşyanın TSE işlemlerinden kaynaklı maliyetler ile bu işlemlerin beklemesi nedeniyle oluşan diğer maliyetler toplamı olan 5.091 USD'nin ödenmesinin talep edildiğini, 26/08/2020 tarihli ihtarname ile malların teslim alınmasının ihtar edildiğini. Davalının davacıya 11/08/2020 tarihli ihtarname ile "yapmış olduğunuz işlemin nitelikli dolandırıcılık suçu teşkil edeceğinin malum olduğu" biçimde bildirimde bulunduğunu. Bu nedenle 5.091 USD'nin 29/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini, 5.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı ... arasında 9.095,00 USD ücret karşılığı 4 adet ultrasonik araç için anlaşıldığını. Yapılmış olan anlaşmaya istinaden 4 adet Ultrasonik Araç ithalatı için 9.095,00 USD müvekkili şirket hesabından banka kanalı ile davalı hesabına yatırıldığını. Anlaşma konusu parça ya da 9.095,00 USD anlaşmaya aykırı olarak tarafını verilmemiş olup müvekkilinin mağduriyetinin gün geçtikçe arttığını. Teslim edilmeyen mallar sebebi ile müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararın büyük olduğunu. Bu nedenle 2020/858 E. Sayılı davanın reddine, dosyanın Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/715 E. Sayılı dosya ile birleşmesi halinde bu davanın reddine ve Bursa 19. İcra Müdürlüğü'nün 2020/...

E. Sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu icra takibine, faizine ve fer'ilerine ilişkin itirazının iptali ile 9.095,00 USD asıl alacağın işlemiş faiz ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile takip fer'i ile birlikte icra takibinin devamına, davalı borçlunun icra takibine haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle, itiraz edilen asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatının davalı borçludan tahsiline ve her iki durumda da yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2020/715 ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı ... arasında 9.095,00 USD ücret karşılığı 4 adet ultrasonik araç için anlaşıldığını, yapılmış olan anlaşmaya istinaden 4 adet Ultrasonik Araç ithalatı için 9.095,00 USD müvekkilimiz şirket hesabından, banka kanalı ile davalı hesabına yatırıldığını, müvekkilimiz adına çekmiş olduğumuz Bursa 21. Noterliği 25583 Yevmiye Numaralı durumu açıklayan ihtarname ile de bu husus doğrulandığını, ihtarname neticesinde gerekli edimler yerine getirilmemiş olup davalı şahıs tarafımızca sipariş verilen makinelerin teslimi konusunda bahaneler üretmiş, daha sonra da anlaşılan ürünleri teslim etmek için hesabına mesnetsiz ekstra ücretler yatırılmasını talep edildiğini, anlaşma konusu parça ya da 9.095,00 USD anlaşmaya aykırı olarak tarafımıza verilmemiş olup müvekkilimizin mağduriyeti gün geçtikçe arttığını, davalı ithal edildiğinden bile şüphe ettiğimiz ürünlerin ücretini almış hiçbir haklı gerekçe göstermeksizin halen teslim etmediğini, müvekkilimiz, ödemeyi şirket hesabından banka kanalı ile davalı ...’e iletmiş buna karşılık fatura kesilmediğini, yasal işlemler prosedürü dolayısıyla müvekkilim geçiştirilmiş ve bedelini ödemiş olduğumuz parçalar da bugüne kadar müvekkilimize ulaştırılmadığını, 27.05.2020 tarihinde adınıza kayıtlı Ziraat Bankası Nilüfer Şubesi 93749467-5002 No’lu hesaba gönderilen 9.095,00 USD ödeme dekontu ve havale dekontu dosya ekinde de sunulduğunu, davalının şikayete konu malları teslim etmemesi sonucu T.C. Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü ile müvekkilim arasında imzalanan "Mal Alım Sözleşmesi", sözleşmenin 10. Maddesinin d fıkrası gereğince feshedilmiştir. “Maske Sözleşmesi Feshi” bildirimi de dosya ekinde sunulduğunu, müvekkilim ve Kızılay arasında da bu mağduriyet gündeme gelmeden önce anlaşma sağlandığını, fakat mağduriyet sonucu aracın teslim edilmemesi nedeniyle seri üretim yapılmadığını, 10000 adet ürün başka bir yerden alınıp verildiğini, numunenin o olmadığı belirtilmiştir ve bu yönde bir olumsuzluk yaşandığını, davacı, müvekkilimizin tüm çabalarına, sözlü ve yazılı ihtarlarına rağmen ürün teslimini yada ödenen ücretin iadesini gerçekleştirmediğini, davalı müvekkilimize karşı ticari edimini yerine getirmemiş olup, tüm bu sebeplerden dolayı müvekkilimiz Bursa 19.İcra Dairesi 2020/... Esas sayılı dosyası ile 9.095,00 USD alacağı için icra takibi başlattığını, müvekkili tarafından yatırılan 9.095,00 USD (faiz ve fer'ilerine ilişkin hakkımız saklıdır) nin geri ödenmesi için açılan icra takibinin devamına karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle itirazın iptali ile alacağın % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında, davacı tarafından sipariş edilen makinelerin davalı tarafından kendi namına ve davalı hesabına yurtdışından ithal ve davacıya teslimi konusunda komisyon sözleşmesi kurulduğunu, sözleşmenin şifahi olarak kurulduğunu, davacı taraf davasında, bu ticari ilişkinin mevcudiyetini kabul ettiğini, davalı ..., bu davanın açılmasından evvel ve Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/ 858 E. sayılı dosyası ile, söz konusu ticari ilişkiden doğan bakiye alacağının tahsili talebi ile davacı ... Teknik Ltd. Şti. aleyhinde alacak davası açtığını, davacı ... Teknik Ltd.Şti. de, aynı ticari ilişki sebebiyle, ödediği paranın iadesi talebi ile davacı aleyhinde ilamsız icra takibi başlatmış, takibin itirazla durması sebebiyle eldeki itirazın iptali davasını açmış olduğunu, sonuç olarak, yukarıda numarası belirtilen dosya ile davalı tarafından açılan alacak davası ile Mahkemenizde görülmekte olan itirazın iptali davası, taraflar arasındaki aynı hukuki ilişkiye dayandığından bu davalardan biri hakkında verilecek olan karar diğerini de etkileyecek nitelikte olduğunu, bu nedenle, HMK. m.166/4 gereğince Mahkemenizde görülmekte olan davanın Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/ 858 E. sayılı dosyası içinde birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : ASIL DAVA YÖNÜNDEN Dava, taraflar arasındaki temsil ilişkisine istinaden ödenmesi gerektiği iddia olunan 5.091,00 USD nin tahsiline ve davalının davacıya çekmiş olduğu ihtarında geçen ifadeler nedeni ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ilişkindir.

Mahkememizce dosya gümrükleme ve dış ticaret konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek davacının davalıya vermiş olduğu danışmanlık ve vekalet hizmeti kapsamında yükümlülüğüne uygun işler yapıp yapmadığı, gümrükte alınan bedellerin gümrükleme mevzuatına uygun olup olmadığı hususunda rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Bilirkişinin ...'in 19/11/2021 tarihli raporunda özetle; "Eşyanın ithal işlemleri için şayet varsa ilgili kurumların izni gerekmektedir. Burada Ultrasonik kaynak makinası tabiri yapılan eşyaların Tareks'e tabi oluşu nedeniyle gümrük müşaviri ancak TSE'den gerekli uygunluk gelmesi durumunda eşyanın beyannamesini verip işlem sürecini tamamlayabilmektedir. Yukarıdaki süreçten anladığımız kadarıyla TSE işleminin sonuçlanmasını müteakip hemen işlem gümrük müşaviri tarafından bitirildiğini bildirmiştir." Tarafların rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda dosya yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi İbrahim EKER'in 27/06/2022 tarihli raporunda özetle;

Yukarıda yürürlükteki gümrük ve dış ticaret mevzuatı ve uygulamaya dayanarak açıklamaya çalıştığımız sebeplerle, iş sahibinin (davalı) menfaati ve iradesine sadık kalarak hizmet üretmeyen / üretemeyen davacının bu yönden kusurlu olduğu kanaât ve sonucuna ulaşılmıştır. Hukuki tavsif ve değerlendirmenin münhasıran Sayın Mahkemeniz uhdesinde olduğu izahtan vareste olduğunu bildirmiştir. Tarafların rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda dosya ek rapor aldırılmak üzere aynı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin 14/12/2022 tarihli ek raporunda özetle; "14 Kök raporda da açıklandığı üzere; davacının yapmaya (icra etmeye) mezun olmadığı bir konuda / alanda iş yaparken o işin erbabı / ehli ile koordineli çalışıp iş sahibinin iradesine uygun sonuç alması gerekmektedir: Olayımızda, ilk aşamada işgörenin (davacımın) işin ehli bir gümrük müşaviri ile birlikte çalışıp, eşyanın gümrük tarife istatistik pozisyonunu (G.T.İ.P.) tespit edip bunyn T.S.E. risk kontrolüne tabi olup olmadığını görmesi ve bu olguyu iş sahibine (davalıya) iletmesi ve teslim süresini buna göre belirtmesi gerekirdi. Bu nedenle gerekli özenin gösterilmediği anlaşılmaktadır. Bu davranışın, sötleşmeden dönmeyi gerektirip gerektirmeyeceği hususunda gümrük mevzuatında herhangi hukuki bir kural bulunmamaktadır. Taraflar bu hususta Serbest irade sahibi olarak tasarrufta bulunmaktadırlar. Bu bağlamıda, uygulamada; gümrükleme hizmetinin mutabık kalınan nitelikte ve sürede sonuçlanmaması nedeniyle sözleşmeden dönüldüğü görülmekte ve bilinmektedir" şeklindedir. Tarafların rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda dosya yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.

Bilirkişi heyetinin 30/04/2023 tarihli raporunda özetle; "Dosya kapsamı evrakların incelenmesi neticesinde dava konusu 4 adet ultrasonik kaynak makinesinin ithali konusunda davalı ve davacının şifahen anlaştığı, taraflar arası yazışmalardan anlaşmanın 19.06.2020 tarihinde vukubulduğu görülmüştür. Ancak ithal eşyasının serbest dolaşıma girişi esnasında TSE tarafından gerçekleştirileren uygunluk denetimi esnasında yükümlüsünün uygun raporu ibraz edememiş olması nedeniyle uygunluk belgesinin 14.07.2020 tarihinde alınabildiği, eşyanın serbest dolaşıma girişine ilişkin beyanname işlemlerinin ise 22.07.2020 tarihinde gerçekleştirilebildiği görülmüştür. Yukarıda belirtilen Gümrük Kanunu 113. Maddesi uyarınca gümrük beyanı ve eklerinden dolaylı temsilci (gümrük müşaviri) ile birlikte adına işlem yapılan ithalatçı da yükümlü olarak müteselsilen sorumludur. Gümrük Yönetmeliğinin 181. Maddesi uyarınca eşyanın ithali esnasında diğer kurum ve kuruluşlarca yapılacak ithalat ve ihracat kontrollerinin yerine getirilmesinden yükümlü sorumludur. Dava konusu olayda sözleşmenin kurulması aşamasında eşyanın ithali esnasında yapılacak kontroller nedeniyle yaşanılacak gecikmeler ve ortaya çıkacak maliyetlere ilişkin davalı tarafın davacıya herhangi bir bilgilendirme yapıp yapmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamış olmakla; Sözleşmenin kurulmasından sonra TSE süreçleri hakkında davalının davacıyı bilgilendirdiği görülmüş olmakla; Birlikte; Davalının TSE tarafından istenilen raporu uygun içerikte sunmada gecikme yaşadığı, bir kaç defa sunulan raporun reddedildiği, uygun olmayan rapor ibraz edildiği bu durumun eşyanın serbest dolaşıma girişi için gerekli olan ve yükümlülüğünde bulunan belgenin temin süresini yaklaşık bir ay uzattığı göz önüne alınarak davalının eşyanın ithalatı sürecinde gecikmeye sebebiyet verdiği, eşyanın ithalatı için gerekli olan beyanname eki belgeleri zamanında temin edemediği, sonucuna varıldığını" bildirmiştir.

Mahkemece aldırılan her üç bilirkişi raporu da olayı aydınlatmaya yeter düzeyde objektif bilgi içermemektedir. Dolayısıyla üç rapor da hükme esas teşkil edecek nitelikte olmadığından hükme esas alınmamış, yalnızca gümrükleme masrafları yönünden yapılan hesaplamayı içerir bilirkişi raporunun bu kısmı hükme esas alınmıştır.

Davanın aydınlatılabilmesi için öncelikle taraflar arasındaki ilişkinin açığa kavuşturulması gerekmektedir. Taraflar 4 adet ultrasonik kaynak makinesinin davacı namına fakat davalı hesabına ithalatı konusunda davacının vekil, davalının müvekkil olduğu bir vekalet sözleşmesi akdetmişlerdir. Davacı ithalatı kendi adına yapacak ve faturayı da kendi adına kesecektir. Fakat bu ithalat davalı hesabına yapılacaktır.

Nitekim Türk Borçlar Kanunu 509. Maddede yer alan "Vekilin, kendi adına ve vekâlet veren hesabına gördüğü işlerden doğan üçüncü kişilerdeki alacağı, vekâlet verenin vekile karşı bütün borçlarını ifa ettiği anda, kendiliğinden vekâlet verene geçer" şeklindeki düzenleme ile bu şekilde bir vekalet sözleşmesinin kurulabileceği açıkça öngörülmüştür.

Yine Türk Borçlar Kanunu 510. Madde "Vekâlet veren, vekâletin gereği gibi ifası için vekilin yaptığı giderleri ve verdiği avansları faiziyle birlikte ödemek ve yüklendiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür." şeklinde olup davacı tarafından malın ithalatı için yapılan masrafların davalı tarafından ödenmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla davacının ithalat sonucunda üçüncü kişiden elde ettiği 4 adet ultrasonik kaynak makinesinin mülkiyetinin devrine yönelik alacak hakkının davalıya geçmesinin ön koşulu davalı tarafından davacıya tüm borçların ifa edilmesidir. Fakat dosyada tarafların da kabulünde olduğu şekli ile davalının, davacıya, sözleşmede kararlaştırmış oldukları vekalet ücretini ve vekilin yapmış olduğu gümrük ve ardiye masraflarını ödemediği anlaşılmaktadır.

Alınan bilirkişi raporlarından davacının ithalat işlemlerinin gecikmesinde kusuru bulunduğu yönünde değerlendirmeler mevcut ise de, bilirkişiler tarafından bu husus net bir şekilde ortaya konulmamış, o dönem yaşanan pandeminin de bu gecikmede etkisinin olabileceği şeklinde soyut ifadelerle geçiştirilmiştir. Oysa davacının vekalet ilişkisinde sadakat yükümlülüğü mevcut olup, bu sadakat yükümlülüğüne hangi noktalarda aykırı davrandığı somut verilerle ortaya konulmamıştır. Davacının malları satın aldığı yurtdışı firması ile hızlıca iletişime geçtiği, gecikmenin malları satan firma ve pandemi sebebiyle ortaya çıktığı, davacının üzerine düşeni yaptığı ve benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranışı gösterdiği hem dinlenen tanık beyanlarından, hem de dosyaya yansıyan diğer bilgi ve belgelerden anlaşılmış, mahkememiz nezdinde davacının sadakat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmadığı yönünde kanaat oluşmuştur. Dolayısıyla bilirkişilerin genel geçer ifadeleri bu noktada hükme esas alınmamıştır.

Ayrıca davalı tarafından sözleşmeden dönüldüğü , vekilin azledildiği, vekile sadakat ve özen borcuna aykırı davrandığı iddiası ile bir talimat verildiği yahut ihtar çekildiğine ilişkin de herhangi bilgi/belge dosyada mevcut değildir. Çekilen ihtarname 11.08.2020 tarihli olup malın ithalatından sonraki bir tarihte çekilmiştir. Dolayısıyla bu yöndeki davalı savunmalarına da bu gerekçe ile itibar edilmemiştir.

Davalı basiretli bir tacir olup, dönemin şartlarında bu malların iç piyasadaki fiyata yakın bir fiyata ithal edilebileceğini ve gümrükleme masraf ve maliyetlerinin artabileceğini öngörmesi gereken kişilerdendir. Dolayısıyla davacının kendisini yanlış yönlendirdiği yönündeki savunmasına da bu sebeple itibar edilmemiştir.

Dolayısıyla yukarıda zikredilen kanun maddeleri uyarınca davalının vekilin yapması gereken masrafları ve sözleşmede öngörülen vekalet ücretini ödemesi gerekmektedir. 19.11.2021 Tarihli bilirkişi raporunda ödenmesi gereken tutar bilirkişi tarafından 4.542,51 Dolar olarak hesaplandığından, bilirkişinin bu yöndeki hesabına itibar edilmiş ve bu kısım yönünden kabul kararı verilmiş, davacının fazladan istediği 548.49 Dolarlık kısım yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Yine davacının bir diğer talebi olan manevi tazminat talebi ise, salt şikayet hakkının kullanılacağı ve dolandırıcılık suçunun oluşabileceği şeklindeki ihtarnamede geçen ifade nedeniyle manevi tazminata hükmedilemeyeceği, bu ifadenin ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile reddedilmiştir. Açıklanan nedenlerle asıl dava yönünden aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN

Dava taraflar arasındaki 4 adet ultrasonik araç ithalatına ilişkin kurulan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından ödenen bedel karşılığında davalının ve taraflar arasındaki anlaşmaya göre davacının edimlerinin yerine getirip getirmediği, ödenen bedelin iadesinin gerekip gerekmediği, bu kapsamda icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığına yöneliktir ve mahkememiz asıl dosyası ile birleşmiştir.

Asıl davada da yapılan açıklamalar dikkate alındığında, taraflar arasındaki vekalet ilişkisi kapsamında, yapılan ithalat davacı hesabına yapılacağından, davacı bu ithalata konu malların satım bedelini vekil olan davalıya ödemekle yükümlüdür. Dolayısıyla davacının bu bedellerin iadesi yönündeki talebi yerinde değildir.

Nitekim davalı tarafından çekilen 19.08.2020 tarihli ihtarname ile ilgili bedellerin ödenmesi ve sözleşmeye konu malların teslim alınması ihtar edilmiş, davalı bu malların alınması yönünde alacaklı temerrüdüne düşürülmüştür. Dolayısıyla davacının malların teslim edilmediği yönündeki iddiasına da bu sebeple itibar edilmemiştir. Davalının takibinde kötü niyetli olmadığı gözetilerek haksız takip tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenler ile birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, A)-Mahkememizin 2020/858 Esas Sayılı dosyasında

1.Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile;

4.542,51 USD'nin 29/08/2020 tarihinden itibaren devlet bankalarının dolar cinsi para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.606,51-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 815,69-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.790,82-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,

3.Davacı tarafından yapılan 4.435,10-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (kabul %89, red %11) 3.947,23-TL'si ile 815,69-TL peşin harç, 54,40-TL başvurma harcı toplamı olan 4.817,32-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 4.607,32-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.7155 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (kabul %89, red %11) 1.174,80-TL'sinin davacıdan, 145,20-TL'sinin davalıdan alınarak alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,

7.Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md. uyarınca yatıranlarına iadesine, B) Birleşen Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/715 Esas Sayılı dosyasında

1.Birleşen Bursa 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2020/715 Esas sayılı dava yönünden; Davanın REDDİNE,

Haksız takip tazminatı talebinin REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,80-TL karar ve ilam harcı ile arabuluculuk masrafı olan 1.320,00-TL'nin toplamı olan 1.589,80-TL'den peşin alınan 864,11-TL harcın mahsubu ile bakiye 725,69-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 11.242,28-TL vekalet ücretinin birleşen dava davacısından alınarak davalıya verilmesine,

5.Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md. uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okundu, usulen anlatıldı.13/07/2023 İş bu kararın gerekçesi 03/08/2023 tarihinde yazılmıştır. Katip ... ✍e-imzalı Hakim ... ✍e-imzalı

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.