44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/1747
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/09/2019
NUMARASI: 2017/1152 E. - 2019/708 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/10/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Taraflar arasında gerçekleşen ticari işletme devri neticesinde, davacıya ait marketin 2.250.000,00 TL+KDV bedelle devrinin yapıldığını, davalı tarafça müvekkiline 2.250.000,00TL'nin peyder pey ödendiğini, müvekkilince ilk olarak 01/06/2017 tarihli ... seri numaralı 600.000,00TL + 88.000,00TL % 18 KDV toplamı olan 688.000,00 TL bedelli faturanın davalıya gönderildiğini, davalının bu faturayı ödediğini, akabinde davalı tarafından 01/07/2017 tarih ... seri numaralı 450.000,00TL + % 18 KDV 81.000,00TL= 531.000,00TL bedelli faturanın BEYOĞLU ... Noterliğinin 19/07/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı İhtarnamesi ile davalıya gönderildiğini, fatura aslının ve ihtarnamenin davalı çalışanına 21/07/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, aynı şekilde 01/08/2017 tarih ve ... seri numaralı 450.000,00TL + % 18 KDV 81.000,00TL = 531.000,00TL bedelli faturanın noterlikten ihtarname çekilerek davalıya tebliğ edildiğini, davalının KDV bedellerini ödemediğini, davalı aleyhine İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde market devir bedelinin 688.000,00TL olduğunu, davacıya bu bedelin ödendiğinin beyan edildiğini, taraflar arasında devir işlemine ilişkin olarak yazılı bir sözleşme yapılmadığını, taraflar arasındaki anlaşma sonucunda, devir için yapılan görüşmelerde hazır bulunan ... tarafından 17/05/2017 tarihinde 1.000.000,00TL, 30/06/2017 tarihinde 650.000,00TL nakit, 20/06/2017 tarihinde ise 538.000,00TL toplam bedelli kambiyo senetlerinin tutanakla müvekkili şirket adına hareket eden ...' e teslim edildiğini, davalı borçluya son olarak 500.000,00TL + % 18 KDV 90.000,00TL toplam 590.000,00TL olan faturanın düzenlendiğini ve noterden çekilen ihtarname ile bu faturanın da davalıya tebliğ edildiğini beyan ederek, davalı / borçlu tarafından market bedelinden kaynaklı olarak doğan ve davalı tarafından ödenmeyen KDV alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine % 20 den az olmamak üzere % 20 icra - inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 29/06/2017 tarihli market iş yeri devir protokolü ile davacıya ait marketteki demirbaş ve ticari emtiayı satın aldığını, taraflar arasında bedelin 600.000,00TL + KDV (toplamda 688.000,00TL) olarak kararlaştırıldığını, bu bedelin 150.000,00TL' si nakit olarak, geri kalanının 11 adet bono karşılığı ödendiğini, davacı tarafça müvekkiline sözleşmeye aykırı olarak fatura düzenlendiğini ve gönderildiğini, bu faturaların noter kanalı ile davacıya iade edildiğini, davacının iddialarını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, ... adlı kişinin müvekkili şirketi temsil eden bir kişi olmadığını, davacının talep ettiği alacağın hava parası niteliğinde olduğunu beyan ederek, davanın reddine ve davacı aleyhine % 20 ' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; "davacının ileri sürdüğü devir bedelini yazılı delil ile ispat edememesi ve yemin delili kapsamında davalının yemini kabul ederek ifa etmesi nedeniyle davanın reddine," karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Söz konusu devir işleminin protokolde belirtilen 600.000 TL + KDV bedel üzerinden gerçekleştirilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, öncelikle gerçek satış bedelinin ne olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, Gerçek devir bedelinin ortaya çıkarılması ve protokol bedeli üzerinden devrin mümkün olmadığının ispatlanması açısından ilk derece mahkemesinden mahallinde keşif yapılarak sözleşmeye konu demirbaşların, marka değerinin ve sair diğer hususlara ilişkin bedellerin yani kısaca gerçek satış bedelinin bilirkişilerce tespitinin talep edildiğini, ancak mahkemece keşif yapılmadığını, Davalı yan tarafından dosyaya delil olarak ibraz edilen Market Devir Sözleşmesinde yer alan imzaların ...'ye ait olduğunun davalı yan tarafından kabul edildiğini ancak kendilerince dosyaya ibraz edilen para teslim tutanağı adlı belgelerde yer alan imzaların ...'ye ait olduğunun kabul edilmediğini, bu durumun TMK'nun 2.maddesi kapsamında açıkça hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini,Dosyaya delil olarak sunulan 17/05/2017 tarihli ve 30/06/2017 tarihli para teslim tutanaklarının yazılı delil başlangıcı oluşturduğunu, yazılı delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceğini, Mahkemece tanık dinlenmemesinin hatalı olduğunu,Başka bir deyişle ...'nin ticaret sicil kayıtlarında yetkili temsilci olarak yer almamasının onun davalı şirket adına hareket ettiği gerçeğini değiştirmeyeceğini, ...'nin tanık olarak dinlenmesi kaçınılmaz olmasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından tanık olarak dinlenmesinin ısrarla reddedildiğini, Davalı yanın, önceki beyanlarında market devir sözleşmesinde yer alan imzanın ...ye ait olduğunu kabul ettiğini ancak para teslim tutanaklarında yer alan imzaların ... 'ye ait olmadığını iddia ettiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta bu imzaların ...'ye ait olup olmaması durumunun çekişmeli hale geldiğini, dosyanın aydınlığa kavuşması açısından bu hususların ispatının önem kazandığını, imzaların ...' ye ait olması neticesinde taraflar arasında mutabık kalınan gerçek devir bedelinin ortaya çıkacağını, ancak Mahkemece imza incelemesi yapılmadığını,Davalı şirket yetkilisi tarafından yemin edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından dosyaya sunulan beyanlar ve dilekçeler incelendiğinde, market devir sözleşmesi üzerinde yer alan imzanın ...' ye ait olduğunun açıkça bir çok defa ikrar edildiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/142222 soruşturma numaralı dosyasıyla "yalan yere yemin etmek" suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, ancak Mahkemece bu dosyanın bekletici mesele yapılmadığını,Davalı yan tarafından 17/05/2017 tarihli ve 30/06/2017 tarihli para teslim tutanakları ile müvekkilimize teslim edilmiş olan 1.000.000,00 TL ve 650.000,00 TL tutarlarındaki nakdi ödemelerin davalı yanca her ne kadar hava parası olarak nitelendirilmeye çalışılsa da, bu ödemelerin hava parası olarak yapılmadığını, market devir bedeli olarak ödendiğini, davalı yanın bu ödemeleri hava parası olarak nitelendirmeye çalışarak KDV'ye tabi olmadığını bu nedenle KDV borçları olmadığını iddia ettiğini, ancak Para Teslim Tutanakları incelendiğinde, tutanaklarda yer alan "... blokundaki 4 numaralı Market'in Devir Bedeline Mahsuben... " ibarelerinin ödenen meblağların devir bedeli olarak ödendiğini ortaya koyduğunu, Taraflar arasında ödenen bedelin, ticari işletmenin devrinden kaynaklandığını, hava parası olarak nitelendirilemeyeceğini, bu devir bedelinden dolayı müvekkilinin KDV alacağının olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, işletme devrinden kaynaklı alacağın tahsili istemine yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 01.07.2017 tarihli 531.000,00 TL bedelli belge (KDV alacağı) ve 01.08.2017 tarihli 531.000,00 TL bedelli belge (KDV alacağı) olmak üzere 162.000,00 TL asıl alacak üzerinden iki adet faturaya dayalı olarak icra takibi yapıldığı görülmüştür.Davacı; taraflar arasında yapılan sözleşmeye konu işletmenin 2.250.000,00 TL + KDV bedelle davalıya devrinin yapıldığını, ancak devirden kaynaklı iki adet faturaya ilişkin KDV bedellerinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı; devir bedelinin Market İş yeri Devir Protokolünde olduğu gibi 600.000 TL+KDV olmak üzere toplam 688.000 TL olduğunu, bunun da ödendiğini, devir bedeli dışında ödendiği iddia edilen 1.650.000 TL'nin hava parası niteliğinde olduğunu savunmuş, Mahkemece; davacının iddialarını ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, bu karar yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Görüldüğü üzere, taraflar arasında bir işletme devri gerçekleştiği hususunda bir çekişme bulunmamakla birlikte, uyuşmazlık; devir bedelinin miktarı ile davacının devir bedelinden kaynaklanan bir KDV alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Taraflar arasında 29.06.2017 tarihli ''market iş yeri devir protokolü'' düzenlendiği, protokolün 1. maddesinde, işyerinin devir ve teslimi için taraflarca anlaşmaya varıldığı, 3.maddesinde demirbaşların ve çalışanların yasal haklarının düzenlendiği, 4.maddesinde ise, davalının davacıya devir bedeli olarak 600.000 TL+KDV olmak üzere toplam 688.000 TL ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, devamında ödeme planının belirlendiği, protokolün son kısmında, protokolde belirlenen senetlerin ödenmesiyle birlikte tarafların birbirinden alacağı kalmadığı hususunda anlaşmaya varıldığının belirtildiği görülmektedir.Taraflar arasında 29.06.2017 tarihli market iş yeri devir protokolü dışında yazılı bir işletme devir sözleşmesi bulunmadığından ve davacı yanca devir bedelinin 29.06.2017 tarihli protokolde yazan bedelden farklı olduğu iddia edildiğinden, iddia edilen harici sözleşmeyi ve içeriğini ispat yükü davacı üzerindedir. Davacının belirtilen hususu yazılı delille ispat etmesi gerektiği ise, izahtan varestedir. Davacı bu kapsamda, işletmenin 2.250.000,00 TL+KDV bedelle davalıya devrinin yapıldığı hususunda 17.05.2017 tarihli ve 30.06.2017 tarihli para teslim tutanaklarına dayanmıştır. Tutanaklar incelendiğinde; marketin devir bedeline mahsuben 650.000 TL ve 1.000.000 TL'nin ayrı ayrı nakden teslim alındığının yazıldığı görülmüş ise de; 29.06.2017 tarihli market iş yeri devir protokolünde davalının davacıya devir bedeli olarak 600.000 TL+KDV olmak üzere toplam 688.000 TL ödeyeceğinin açıkça kararlaştırılmış olması ve davalının ''devir bedeli dışında ödendiği iddia edilen 1.650.000 TL'nin hava parası niteliğinde olduğu'' yönündeki savunması karşısında, davacı yanın harici bir sözleşmenin varlığını ve protokol ile uyumlu savunmanın aksini ispatlayamadığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre de; davacı defterlerinin sahibi lehine delil olamayacağı, KDV tutarına ilişkin olarak davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, tarafların defterlerinin birbiri ile uyumlu olmadığı görülmüş olup, diğer yandan para teslim tutanaklarının salt davacı iddialarını ispata yeterli olmadığı, bu tutanaklara konu tahsilatların tarafların ticari kayıtlarında yer almadığı, dolayısıyla ayrı bir sözleşmenin varlığını tek başına ispata yeterli olmadığı, davalının protokolden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiği, zaten bu hususta taraflar arasında bir çekişme de bulunmadığı anlaşılmıştır.Kaldı ki, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olan ve davacı tarafından davalıya düzenlenen 01.06.2017 tarih, ... no'lu ve 600.000 TL+KDV (KDV dahil 688.000 TL) bedelli faturanın açıklama kısmında ''... şube devrinden demirbaş tutarı, ... şube devrinden gıda türü, emtia ... şube devrinden gıda harici emtia'' açıklamasının yer aldığı, davacı tarafından düzenlenen ve ticari defterine kaydedilen bu faturanın protokoldeki devir bedeline uygun olarak düzenlendiği anlaşılmış olup, açıklanan tüm bu nedenlerle davacının, iddia ettiği sözleşmeyi, 2.250.000,00 TL+KDV devir bedelini ve teslim tutanakları ile ödendiği iddia edilen tutarların bu devir bedeline dahil olduğu hususlarını yazılı delil ile ispatlayamadığı, bu hususların tanık delili ile de ispatlanamayacağı, davalının ihtilaf konusu faturaları noter kanalı ile iade ettiği, defterine kaydetmediğinin tespit edildiği, davalıya yemin teklif edildiği, davalının devir bedelinin 688.000 TL olduğu konusunda yemin ettiği anlaşılmakla, davacı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, Mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.