3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/641 Esas - 2023/609
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - .....
Av.......- [16435-34686-00804.... UETS
........ [25979-11126-.] UETS
Av. .. - Merkez Mahallesı Akar Caddesı No:3 Kat:26-27 Itower Bomontı 34381 Şışlıistanbul Üsküdar/ İSTANBUL
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/642 esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı elektrik dağıtım şirketinin dağıtım sistemine bağlantısı yapılmış olan ve Abone No:
00000006960.URAS GES olan lisanssız güneş enerjisi üretim tesisi, davacı tarafından kurulmuş ve işletilmekte olduğunu, söz konusu tesisle ilgili olarak, davacı ile davalı arasında "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığını, anılan Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması'nın 4 üncü maddesine göre belirlenen sistem kullanım/dağıtım bedelinin, dağıtım hizmeti alan elektrik üreticileri arasında sistem kullanım/dağıtım bedelleri bakımından "üretici" ve "lisanssız üretici" şeklinde bir ayrım yapılmakta olduğunu, bu bağlamda davacı'dan 22,7527 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken buna karşın aynı hizmeti alan diğer üreticilerden sadece 2,7220 kuruş alınmakta olduğunu, 2016 yılı sonuna kadar üreticiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığını, Buna göre; lisanslı-lisanssız ayrımı yapılmaksızın tüm üreticilerden aynı bedel alınmış olup bu bedel 1 Ekim - 31 Aralık 2016 dönemi için 0,7596 kuruş olduğu, ancak 1 Ocak 2017 itibarıyla üreticiler arasında ayrıma gidilerek lisanssız üreticilerden daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmaya başlandığını, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, tesisin işletildiği dönem boyunca haksız yere fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedellerinin davacı'ya iadesi gerekmekte olduğu, başlatılan dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma olmaması üzerine işbu dava ikame edildiği belirtilerek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve yargılama sırasında ortaya çıkacak gerçek alacak tutarına talebi artırmak üzere davacı'dan işbu dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen KDV'lerle birlikte oluşan toplam tutar için şimdilik 1.000,00- TL alacağın davalı'dan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa konu bedellere, her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz/değişen oranda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin (dava ve arabuluculuk) davalı'ya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/642 esas sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının davasının 01.01.2017 -08.09.2021 yılları arasında fazladan tahsil edildiği iddia olunan sistem dağıtım bedellerine ilişkin olması nedeni ile davacının 01.01.2019 öncesi taleplerinin zamanaşımına uğradığı, iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak zamanaşımı süresini kesecek şekilde dava dilekçesinde harca esas değer olarak gösterilen 1.000,00 TL ile belirsiz alacak davası ikame etmiş olması kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, yargılamaya devam edilmeden önce davacıya eksik harcı tamamlamak üzere kesin süre verilmesini aksi takdirde huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini, davacı tarafından EPDK'nın düzenleyici işlemleri ile tarife onayına ilişkin kararlarının iptali için EPD Kurulu aleyhine idari yargıda dava açılması gerekirken müvekkil şirket aleyhine adli yargıda dava ikame edilmesi usule aykırı olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının taleplerini yöneltmesi gereken kurum EPDK olduğundan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettikleri, müvekkil şirket, tüm işlemlerini ilgili mevzuat hükümlerini, EPDK'nın tarifesi ve EPDK'nın kabul etmiş ve yayınlamış olduğu müvekkil şirketin de uygulamakla bağlı olduğu anlaşma metnini dikkate alarak hukuka uygun olarak yaptığını, davacıdan tahsil edilen bedellere ilişkin tarife veya lisanslı - lisanssız üretici ayrımı da kanun koyucu ve EPDK tarafından belirlenmekte olup müvekkil şirketin inisiyatifinde olmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin hukuka uygun olarak tahisl edilen talep konusu bedeller bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, davacının net biçimde talep mi beyan mı olduğu anlaşılmayan açıklamalarının taleple bağlılık ilkesi gereğince dikkate alınmamasını ve usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafından eşit taraflar arasında ayrıma gidilmemesi ilkesi genel hukuk ilkelerine aykırı yorumlanarak hak kötüye kullanılmaya çalışılmakta olduğu, kanun koyucu 6446 sayılı kanun'da ve sair düzenlemelerinde açıkça lisanslı ve lisanssız üretici arasında ayrıma gitttiği, EPDK da tarifesinde bu ayrıma yer verdiği, birbirinden farklı nitelikleri haiz lisanslı üretici ile lisanssız üretici eşit taraf olmadığı, eşit olmayan taraflar arasında EPDK'nın da ayrıma gitmesinde hukuki bir sakınca bulunmadığı, bahse konu ilkeden çıkarılabilecek anlam lisanssız üreticiler arasında bir ayrıma gidilmemesi olduğu, davacının söz konusu ilkeyi ileri sürerek mesnetsiz talepte bulunması açıkça hukuka aykırı olup davanın reddini talep ettikleri, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafından huzurdaki dava ile dava konusu bedellere her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz / değişen oranda avans faizi uygulanmasının talep edilmesi ve kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen kdv'lerin tahsil edilmesine karar verilmesinin talep edilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/650 esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığını, iş bu davanın ikame edildiği tarih itibarıyla davacı'nın üreterek dağıtım sistemine verdiği her kWh elektrik enerjisine karşılık 22,7527 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmakta olduğunu, dağıtım hizmeti alan elektrik üreticileri arasında sistem kullanım/dağıtım bedelleri bakımından "üretici" ve "lisanssız üretici" şeklinde bir ayrım yapılmakta olduğunu, bu bağlamda davacıdan 22,7527 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken buna karşın aynı hizmeti alan diğer üreticilerden sadece 2,7220 kuruş alınmakta olduğunu, 2016 yılı sonuna kadar üreticiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığını, buna göre; lisanslı-lisanssız ayrımı yapılmaksızın tüm üreticilerden aynı bedel alınmış olup bu bedel (1 Ekim - 31 Aralık 2016 dönemi için) 0,7596 kuruş olduğunu, ancak 1 Ocak 2017 itibarıyla üreticiler arasında ayrıma gidilerek lisanssız üreticilerden daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmaya başlandığını, buna göre tamamen aynı hizmeti alan ve aralarında herhangi bir ayrım yapılmasına hukuken (6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 9, 14 ve 17 nci maddeleri) imkan olmadığı halde davacıdan ürettiği her bir kWh elektrik enerjisi başına neredeyse 10 kat oranında artırım yapılmak suretiyle sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmakta olduğunu, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu yöntemle davacıdan haksız yere fazladan tahsil edilen tutarın 400.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, uyuşmazlık konusu bedelin, herhangi bir şekilde taraflarca müzakeresine açılmaksızın davalının tarifelerine göre, aynı konumdaki üreticilerden farklı miktar ve oranlarda alınmasına imkan olmadığını, böylesine bir farklılaşma yapılmasının ancak Anayasa'nın 73 üncü maddesindeki esas ve ilkeleri karşılayan bir kanun hükmüyle yapılabileceğini, (Örneğin, %2'lik TRT payında olduğu gibi), dolayısıyla uyuşmazlık konusu sistem kullanım/dağıtım bedelinin tekel niteliğinde yürütülen bir faaliyete binaen genel işlem koşulları dahilinde taraflarca müzakere edilmeksizin davacıdan fazla ve fahiş surette tahsilinin TMK 2,
TBK 25 ve TTK 55/f'de açıkça tarif edilen, dürüstlük kurallarıyla bağdaşdığı kabul edilemeyeceğini, diğer taraftan tarifelerde farklılaşma yapılmasına imkan tanıyan hukuki bir dayanak olduğu kabul edilse dahi davacı, dağıtım sistemi üzerinde herhangi bir şekilde ek maliyet oluşturmadığından uyuşmazlık konusu sistem kullanım/dağıtım bedelinin fahiş oranda artırılması dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, kaldı ki davacının "davalı şirketin katlanmak zorunda olmadığı" bir ek maliyet oluşturması söz konusu olsa bile oluşan ek maliyet somut ve objektif bir şekilde ortaya konulmadan afaki şekilde sistem kullanım/dağıtım bedelinde artış yapılmasının her halükarda dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu itibarla, davalının verdiği hizmetin tekel niteliğinde olması karşısında TBK 20 ve 25 maddeleri de nazara alındığında sözleşme özgürlüğünde bulunması gerekli güç dengesinin bir taraf (davacı) aleyhine bozulduğundan anılan Kanun hükümleri gereği, uyuşmazlık konusu sözleşmeye müdahale edilerek sözleşme adaletinin sağlanması gerektiğinin açık olduğunu, uyuşmazlık konusu sözleşmede, "sistem kullanım/dağıtım bedeli"nin tahsili sözleşmeyle hüküm altına alınmış olsa bile, böylesine fazla ve fahiş bir bedelin üretici ayrımı yapılarak davacıdan fazla miktarda tahsili açıkça hukuka aykırı olduğunu, bunun sonucu olarak uyuşmazlık konusu sözleşmenin 4/A/1 maddesine göre davacıdan alınan sistem kullanım/dağıtım bedelinin, davalı şirketin onaylı "Üreticiler İçin Veriş Yönünde Tek Terimli Dağıtım Tarifesi"nde "Üretici" için belirlenen bedel üzerinden alınması gerektiğinden bugüne kadar yersiz yere fazladan alınan sistem kullanım/dağıtım bedellerinin davacıya ferileriyle birlikte iadesi gerektiğini belirterek yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve yargılama sırasında ortaya çıkacak gerçek alacak tutarına taleplerini artırmak üzere davacıdan işbu dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen KDV'lerle birlikte oluşan toplam tutar için şimdilik 1.000,00- TL alacağın davalıdan tahsiline ve davacı'ya verilmesine, alacağa konu bedellere, her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz / değişen oranda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/650 esas sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davacı tarafından zamanaşımı süresini kesecek şekilde dava dilekçesinde harca esas değer olarak gösterilen 1.000,00 TL ile belirsiz alacak davası ikame etmiş olmasının kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu bedeller EPDK kurul kararları dikkate tahsil edilmiş olup müvekkil şirketin davaya konu bedeller bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin, tüm işlemleri ilgili mevzuat hükümlerini dikkate alarak hukuka uygun olarak yapıldığını, davacıdan tahsil edilen bedellere ilişkin tarifenin EPDK tarafından belirlenmekte olup müvekkil şirketin insiyatifinde olmadığını, davacı ile yapılan Sistem Kullanım Anlaşması'da EPK Kurulu tarafından Resmi Gazatede yayınlanan müvekkil şirketin uygulamakla zorunlu olduğu bir anlaşma olduğunu, Lisanslı Üretici ile Lisanssız Üreticinin eşit taraf olmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin bu bedeller bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, EPDK tarafından yapılan tarife belirleme, güncelleştirme ve onaylama işlemlerinin idare hukukunun temel ilkelerinden olan "temel işlemin iptali üzerine sonuç işlem resen iptal edilmiş sayılmaz" prensibi uyarınca bu güncelleştirme ve onaylamalar "uygulanması zorunlu tarife niteliğinde olmakla" her biri için idari yargıda dava konusu edilerek iptalinin sağlanmadığı sürece yürürlükte kalıp uygulanacağının kesin olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/649 esas sayılı dava dosyasında davacı vekili cevap dilekçesinde; Davacı vekili dava dilekçesinde, Davalı elektrik dağıtım şirketinin dağıtım sistemine bağlantısı yapılmış olan ve Abone No:
00010800200.BEY GES olan lisanssız güneş enerjisi üretim tesisi, davacı tarafından kurulmuş ve işletilmekte olduğunu, söz konusu tesisle ilgili olarak, davacı ile davalı arasında "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığını, anılan Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması'nın 4 üncü maddesine göre belirlenen sistem kullanım/dağıtım bedelinin, dağıtım hizmeti alan elektrik üreticileri arasında sistem kullanım/dağıtım bedelleri bakımından "üretici" ve "lisanssız üretici" şeklinde bir ayrım yapılmakta olduğunu, bu bağlamda davacı'dan 22,7527 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken buna karşın aynı hizmeti alan diğer üreticilerden sadece 2,7220 kuruş alınmakta olduğunu, 2016 yılı sonuna kadar üreticiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığını, Buna göre; lisanslı-lisanssız ayrımı yapılmaksızın tüm üreticilerden aynı bedel alınmış olup bu bedel 1 Ekim - 31 Aralık 2016 dönemi için 0,7596 kuruş olduğu, ancak 1 Ocak 2017 itibarıyla üreticiler arasında ayrıma gidilerek lisanssız üreticilerden daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmaya başlandığını, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, tesisin işletildiği dönem boyunca haksız yere fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedellerinin davacı'ya iadesi gerekmekte olduğu, başlatılan dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma olmaması üzerine işbu dava ikame edildiği belirtilerek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve yargılama sırasında ortaya çıkacak gerçek alacak tutarına talebi artırmak üzere davacı'dan işbu dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen KDV'lerle birlikte oluşan toplam tutar için şimdilik 1.000,00- TL alacağın davalı'dan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa konu bedellere, her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz / değişen oranda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin (dava ve arabuluculuk) davalı'ya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/649 esas sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davacı tarafından zamanaşımı süresini kesecek şekilde dava dilekçesinde harca esas değer olarak gösterilen 1.000,00 TL ile belirsiz alacak davası ikame etmiş olmasının kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu bedeller EPDK kurul kararları dikkate tahsil edilmiş olup müvekkil şirketin davaya konu bedeller bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin, tüm işlemleri ilgili mevzuat hükümlerini dikkate alarak hukuka uygun olarak yapıldığını, davacıdan tahsil edilen bedellere ilişkin tarifenin EPDK tarafından belirlenmekte olup müvekkil şirketin insiyatifinde olmadığını, davacı ile yapılan Sistem Kullanım Anlaşması'da EPK Kurulu tarafından Resmi Gazatede yayınlanan müvekkil şirketin uygulamakla zorunlu olduğu bir anlaşma olduğunu, Lisanslı Üretici ile Lisanssız Üreticinin eşit taraf olmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin bu bedeller bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, EPDK tarafından yapılan tarife belirleme, güncelleştirme ve onaylama işlemlerinin idare hukukunun temel ilkelerinden olan "temel işlemin iptali üzerine sonuç işlem resen iptal edilmiş sayılmaz" prensibi uyarınca bu güncelleştirme ve onaylamalar "uygulanması zorunlu tarife niteliğinde olmakla" her biri için idari yargıda dava konusu edilerek iptalinin sağlanmadığı sürece yürürlükte kalıp uygulanacağının kesin olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Bursa3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/648 esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı elektrik dağıtım şirketinin dağıtım sistemine bağlantısı yapılmış olan ve Abone No:
0000003000.EFE GES olan lisanssız güneş enerjisi üretim tesisi, davacı tarafından kurulmuş ve işletilmekte olduğunu, söz konusu tesisle ilgili olarak, davacı ile davalı arasında "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığını, anılan Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması'nın 4 üncü maddesine göre belirlenen sistem kullanım/dağıtım bedelinin, dağıtım hizmeti alan elektrik üreticileri arasında sistem kullanım/dağıtım bedelleri bakımından "üretici" ve "lisanssız üretici" şeklinde bir ayrım yapılmakta olduğunu, bu bağlamda davacı'dan 22,7527 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken buna karşın aynı hizmeti alan diğer üreticilerden sadece 2,7220 kuruş alınmakta olduğunu, 2016 yılı sonuna kadar üreticiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığını, Buna göre; lisanslı-lisanssız ayrımı yapılmaksızın tüm üreticilerden aynı bedel alınmış olup bu bedel 1 Ekim - 31 Aralık 2016 dönemi için 0,7596 kuruş olduğu, ancak 1 Ocak 2017 itibarıyla üreticiler arasında ayrıma gidilerek lisanssız üreticilerden daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmaya başlandığını, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, tesisin işletildiği dönem boyunca haksız yere fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedellerinin davacı'ya iadesi gerekmekte olduğu, başlatılan dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma olmaması üzerine işbu dava ikame edildiği belirtilerek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve yargılama sırasında ortaya çıkacak gerçek alacak tutarına talebi artırmak üzere davacı'dan işbu dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen KDV'lerle birlikte oluşan toplam tutar için şimdilik 1.000,00- TL alacağın davalı'dan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa konu bedellere, her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz / değişen oranda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin (dava ve arabuluculuk) davalı'ya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/648 esas sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davacı tarafından zamanaşımı süresini kesecek şekilde dava dilekçesinde harca esas değer olarak gösterilen 1.000,00 TL ile belirsiz alacak davası ikame etmiş olmasının kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu bedeller EPDK kurul kararları dikkate tahsil edilmiş olup müvekkil şirketin davaya konu bedeller bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin, tüm işlemleri ilgili mevzuat hükümlerini dikkate alarak hukuka uygun olarak yapıldığını, davacıdan tahsil edilen bedellere ilişkin tarifenin EPDK tarafından belirlenmekte olup müvekkil şirketin insiyatifinde olmadığını, davacı ile yapılan Sistem Kullanım Anlaşması'da EPK Kurulu tarafından Resmi Gazatede yayınlanan müvekkil şirketin uygulamakla zorunlu olduğu bir anlaşma olduğunu, Lisanslı Üretici ile Lisanssız Üreticinin eşit taraf olmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin bu bedeller bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, EPDK tarafından yapılan tarife belirleme, güncelleştirme ve onaylama işlemlerinin idare hukukunun temel ilkelerinden olan "temel işlemin iptali üzerine sonuç işlem resen iptal edilmiş sayılmaz" prensibi uyarınca bu güncelleştirme ve onaylamalar "uygulanması zorunlu tarife niteliğinde olmakla" her biri için idari yargıda dava konusu edilerek iptalinin sağlanmadığı sürece yürürlükte kalıp uygulanacağının kesin olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/647 esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı elektrik dağıtım şirketinin dağıtım sistemine bağlantısı yapılmış olan ve Abone No:
0000003000.BURCU GES olan lisanssız güneş enerjisi üretim tesisi, davacı tarafından kurulmuş ve işletilmekte olduğunu, söz konusu tesisle ilgili olarak, davacı ile davalı arasında "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığını, anılan Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması'nın 4 üncü maddesine göre belirlenen sistem kullanım/dağıtım bedelinin, dağıtım hizmeti alan elektrik üreticileri arasında sistem kullanım/dağıtım bedelleri bakımından "üretici" ve "lisanssız üretici" şeklinde bir ayrım yapılmakta olduğunu, bu bağlamda davacı'dan 22,7527 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken buna karşın aynı hizmeti alan diğer üreticilerden sadece 2,7220 kuruş alınmakta olduğunu, 2016 yılı sonuna kadar üreticiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığını, Buna göre; lisanslı-lisanssız ayrımı yapılmaksızın tüm üreticilerden aynı bedel alınmış olup bu bedel 1 Ekim - 31 Aralık 2016 dönemi için 0,7596 kuruş olduğu, ancak 1 Ocak 2017 itibarıyla üreticiler arasında ayrıma gidilerek lisanssız üreticilerden daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmaya başlandığını, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, tesisin işletildiği dönem boyunca haksız yere fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedellerinin davacı'ya iadesi gerekmekte olduğu, başlatılan dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma olmaması üzerine işbu dava ikame edildiği belirtilerek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve yargılama sırasında ortaya çıkacak gerçek alacak tutarına talebi artırmak üzere davacı'dan işbu dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen KDV'lerle birlikte oluşan toplam tutar için şimdilik 1.000,00- TL alacağın davalı'dan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa konu bedellere, her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz / değişen oranda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin (dava ve arabuluculuk) davalı'ya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/647 esas sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davacı tarafından zamanaşımı süresini kesecek şekilde dava dilekçesinde harca esas değer olarak gösterilen 1.000,00 TL ile belirsiz alacak davası ikame etmiş olmasının kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu bedeller EPDK kurul kararları dikkate tahsil edilmiş olup müvekkil şirketin davaya konu bedeller bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin, tüm işlemleri ilgili mevzuat hükümlerini dikkate alarak hukuka uygun olarak yapıldığını, davacıdan tahsil edilen bedellere ilişkin tarifenin EPDK tarafından belirlenmekte olup müvekkil şirketin insiyatifinde olmadığını, davacı ile yapılan Sistem Kullanım Anlaşması'da EPK Kurulu tarafından Resmi Gazatede yayınlanan müvekkil şirketin uygulamakla zorunlu olduğu bir anlaşma olduğunu, Lisanslı Üretici ile Lisanssız Üreticinin eşit taraf olmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin bu bedeller bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, EPDK tarafından yapılan tarife belirleme, güncelleştirme ve onaylama işlemlerinin idare hukukunun temel ilkelerinden olan "temel işlemin iptali üzerine sonuç işlem resen iptal edilmiş sayılmaz" prensibi uyarınca bu güncelleştirme ve onaylamalar "uygulanması zorunlu tarife niteliğinde olmakla" her biri için idari yargıda dava konusu edilerek iptalinin sağlanmadığı sürece yürürlükte kalıp uygulanacağının kesin olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/646 esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı elektrik dağıtım şirketinin dağıtım sistemine bağlantısı yapılmış olan ve Abone No:
00000028681.KADIOĞLU GES olan lisanssız güneş enerjisi üretim tesisi, davacı tarafından kurulmuş ve işletilmekte olduğunu, söz konusu tesisle ilgili olarak, davacı ile davalı arasında "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığını, anılan Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması'nın 4 üncü maddesine göre belirlenen sistem kullanım/dağıtım bedelinin, dağıtım hizmeti alan elektrik üreticileri arasında sistem kullanım/dağıtım bedelleri bakımından "üretici" ve "lisanssız üretici" şeklinde bir ayrım yapılmakta olduğunu, bu bağlamda davacı'dan 22,7527 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken buna karşın aynı hizmeti alan diğer üreticilerden sadece 2,7220 kuruş alınmakta olduğunu, 2016 yılı sonuna kadar üreticiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığını, Buna göre; lisanslı-lisanssız ayrımı yapılmaksızın tüm üreticilerden aynı bedel alınmış olup bu bedel 1 Ekim - 31 Aralık 2016 dönemi için 0,7596 kuruş olduğu, ancak 1 Ocak 2017 itibarıyla üreticiler arasında ayrıma gidilerek lisanssız üreticilerden daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmaya başlandığını, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, tesisin işletildiği dönem boyunca haksız yere fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedellerinin davacı'ya iadesi gerekmekte olduğu, başlatılan dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma olmaması üzerine işbu dava ikame edildiği belirtilerek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve yargılama sırasında ortaya çıkacak gerçek alacak tutarına talebi artırmak üzere davacı'dan işbu dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen KDV'lerle birlikte oluşan toplam tutar için şimdilik 1.000,00- TL alacağın davalı'dan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa konu bedellere, her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz / değişen oranda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin (dava ve arabuluculuk) davalı'ya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/646 esas sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının 01.01.2017 -08.09.2021 yılları arasında fazladan tahsil edildiği iddia olunan sistem dağıtım bedellerine ilişkin olması nedeni ile davacının 01.01.2019 öncesi taleplerinin zamanaşımına uğradığı, iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak zamanaşımı süresini kesecek şekilde dava dilekçesinde harca esas değer olarak gösterilen 1.000,00 TL ile belirsiz alacak davası ikame etmiş olması kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, yargılamaya devam edilmeden önce davacıya eksik harcı tamamlamak üzere kesin süre verilmesini aksi takdirde huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini, davacı tarafından EPDK'nın düzenleyici işlemleri ile tarife onayına ilişkin kararlarının iptali için EPD Kurulu aleyhine idari yargıda dava açılması gerekirken müvekkil şirket aleyhine adli yargıda dava ikame edilmesi usule aykırı olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının taleplerini yöneltmesi gereken kurum EPDK olduğundan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettikleri, müvekkil şirket, tüm işlemlerini ilgili mevzuat hükümlerini, EPDK'nın tarifesi ve EPDK'nın kabul etmiş ve yayınlamış olduğu müvekkil şirketin de uygulamakla bağlı olduğu anlaşma metnini dikkate alarak hukuka uygun olarak yaptığını, davacıdan tahsil edilen bedellere ilişkin tarife veya lisanslı - lisanssız üretici ayrımı da kanun koyucu ve EPDK tarafından belirlenmekte olup müvekkil şirketin inisiyatifinde olmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin hukuka uygun olarak tahisl edilen talep konusu bedeller bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, davacının net biçimde talep mi beyan mı olduğu anlaşılmayan açıklamalarının taleple bağlılık ilkesi gereğince dikkate alınmamasını ve usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafından eşit taraflar arasında ayrıma gidilmemesi ilkesi genel hukuk ilkelerine aykırı yorumlanarak hak kötüye kullanılmaya çalışılmakta olduğu, kanun koyucu 6446 sayılı kanun'da ve sair düzenlemelerinde açıkça lisanslı ve lisanssız üretici arasında ayrıma gitttiği, EPDK da tarifesinde bu ayrıma yer verdiği, birbirinden farklı nitelikleri haiz lisanslı üretici ile lisanssız üretici eşit taraf olmadığı, eşit olmayan taraflar arasında EPDK'nın da ayrıma gitmesinde hukuki bir sakınca bulunmadığı, bahse konu ilkeden çıkarılabilecek anlam lisanssız üreticiler arasında bir ayrıma gidilmemesi olduğu, davacının söz konusu ilkeyi ileri sürerek mesnetsiz talepte bulunması açıkça hukuka aykırı olup davanın reddini talep ettikleri, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafından huzurdaki dava ile dava konusu bedellere her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz / değişen oranda avans faizi uygulanmasının talep edilmesi ve kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen kdv'lerin tahsil edilmesine karar verilmesinin talep edilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/641 esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle;;Davalı elektrik dağıtım şirketinin dağıtım sistemine bağlantısı yapılmış olan ve Abone No:
00010800730.LAPSE GES olan lisanssız güneş enerjisi üretim tesisi, davacı tarafından kurulmuş ve işletilmekte olduğunu, söz konusu tesisle ilgili olarak, davacı ile davalı arasında "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığını, anılan Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması'nın 4 üncü maddesine göre belirlenen sistem kullanım/dağıtım bedelinin, dağıtım hizmeti alan elektrik üreticileri arasında sistem kullanım/dağıtım bedelleri bakımından "üretici" ve "lisanssız üretici" şeklinde bir ayrım yapılmakta olduğunu, bu bağlamda davacı'dan 22,7527 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken buna karşın aynı hizmeti alan diğer üreticilerden sadece 2,7220 kuruş alınmakta olduğunu, 2016 yılı sonuna kadar üreticiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığını, Buna göre; lisanslı-lisanssız ayrımı yapılmaksızın tüm üreticilerden aynı bedel alınmış olup bu bedel 1 Ekim - 31 Aralık 2016 dönemi için 0,7596 kuruş olduğu, ancak 1 Ocak 2017 itibarıyla üreticiler arasında ayrıma gidilerek lisanssız üreticilerden daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmaya başlandığını, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, tesisin işletildiği dönem boyunca haksız yere fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedellerinin davacı'ya iadesi gerekmekte olduğu, başlatılan dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma olmaması üzerine işbu dava ikame edildiği belirtilerek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve yargılama sırasında ortaya çıkacak gerçek alacak tutarına talebi artırmak üzere davacı'dan işbu dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen KDV'lerle birlikte oluşan toplam tutar için şimdilik 1.000,00- TL alacağın davalı'dan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa konu bedellere, her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz / değişen oranda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin (dava ve arabuluculuk) davalı'ya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/641 esas sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının davasının 01.01.2017 -08.09.2021 yılları arasında fazladan tahsil edildiği iddia olunan sistem dağıtım bedellerine ilişkin olması nedeni ile davacının 01.01.2019 öncesi taleplerinin zamanaşımına uğradığı, iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak zamanaşımı süresini kesecek şekilde dava dilekçesinde harca esas değer olarak gösterilen 1.000,00 TL ile belirsiz alacak davası ikame etmiş olması kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, yargılamaya devam edilmeden önce davacıya eksik harcı tamamlamak üzere kesin süre verilmesini aksi takdirde huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini, davacı tarafından EPDK'nın düzenleyici işlemleri ile tarife onayına ilişkin kararlarının iptali için EPD Kurulu aleyhine idari yargıda dava açılması gerekirken müvekkil şirket aleyhine adli yargıda dava ikame edilmesi usule aykırı olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının taleplerini yöneltmesi gereken kurum EPDK olduğundan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettikleri, müvekkil şirket, tüm işlemlerini ilgili mevzuat hükümlerini, EPDK'nın tarifesi ve EPDK'nın kabul etmiş ve yayınlamış olduğu müvekkil şirketin de uygulamakla bağlı olduğu anlaşma metnini dikkate alarak hukuka uygun olarak yaptığını, davacıdan tahsil edilen bedellere ilişkin tarife veya lisanslı - lisanssız üretici ayrımı da kanun koyucu ve EPDK tarafından belirlenmekte olup müvekkil şirketin inisiyatifinde olmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin hukuka uygun olarak tahisl edilen talep konusu bedeller bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, davacının net biçimde talep mi beyan mı olduğu anlaşılmayan açıklamalarının taleple bağlılık ilkesi gereğince dikkate alınmamasını ve usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafından eşit taraflar arasında ayrıma gidilmemesi ilkesi genel hukuk ilkelerine aykırı yorumlanarak hak kötüye kullanılmaya çalışılmakta olduğu, kanun koyucu 6446 sayılı kanun'da ve sair düzenlemelerinde açıkça lisanslı ve lisanssız üretici arasında ayrıma gitttiği, EPDK da tarifesinde bu ayrıma yer verdiği, birbirinden farklı nitelikleri haiz lisanslı üretici ile lisanssız üretici eşit taraf olmadığı, eşit olmayan taraflar arasında EPDK'nın da ayrıma gitmesinde hukuki bir sakınca bulunmadığı, bahse konu ilkeden çıkarılabilecek anlam lisanssız üreticiler arasında bir ayrıma gidilmemesi olduğu, davacının söz konusu ilkeyi ileri sürerek mesnetsiz talepte bulunması açıkça hukuka aykırı olup davanın reddini talep ettikleri, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafından huzurdaki dava ile dava konusu bedellere her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz / değişen oranda avans faizi uygulanmasının talep edilmesi ve kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen kdv'lerin tahsil edilmesine karar verilmesinin talep edilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/644 esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı elektrik dağıtım şirketinin dağıtım sistemine bağlantısı yapılmış olan ve Abone No:
00000002570.MADRA GES olan lisanssız güneş enerjisi üretim tesisi, davacı tarafından kurulmuş ve işletilmekte olduğunu, söz konusu tesisle ilgili olarak, davacı ile davalı arasında "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığını, anılan Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması'nın 4 üncü maddesine göre belirlenen sistem kullanım/dağıtım bedelinin, dağıtım hizmeti alan elektrik üreticileri arasında sistem kullanım/dağıtım bedelleri bakımından "üretici" ve "lisanssız üretici" şeklinde bir ayrım yapılmakta olduğunu, bu bağlamda davacı'dan 22,7527 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken buna karşın aynı hizmeti alan diğer üreticilerden sadece 2,7220 kuruş alınmakta olduğunu, 2016 yılı sonuna kadar üreticiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığını, Buna göre; lisanslı-lisanssız ayrımı yapılmaksızın tüm üreticilerden aynı bedel alınmış olup bu bedel 1 Ekim - 31 Aralık 2016 dönemi için 0,7596 kuruş olduğu, ancak 1 Ocak 2017 itibarıyla üreticiler arasında ayrıma gidilerek lisanssız üreticilerden daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmaya başlandığını, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, tesisin işletildiği dönem boyunca haksız yere fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedellerinin davacı'ya iadesi gerekmekte olduğu, başlatılan dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma olmaması üzerine işbu dava ikame edildiği belirtilerek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve yargılama sırasında ortaya çıkacak gerçek alacak tutarına talebi artırmak üzere davacı'dan işbu dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen KDV'lerle birlikte oluşan toplam tutar için şimdilik 1.000,00- TL alacağın davalı'dan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa konu bedellere, her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz / değişen oranda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin (dava ve arabuluculuk) davalı'ya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/644 esas sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının 01.01.2017 -08.09.2021 yılları arasında fazladan tahsil edildiği iddia olunan sistem dağıtım bedellerine ilişkin olması nedeni ile davacının 01.01.2019 öncesi taleplerinin zamanaşımına uğradığı, iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak zamanaşımı süresini kesecek şekilde dava dilekçesinde harca esas değer olarak gösterilen 1.000,00 TL ile belirsiz alacak davası ikame etmiş olması kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, yargılamaya devam edilmeden önce davacıya eksik harcı tamamlamak üzere kesin süre verilmesini aksi takdirde huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini, davacı tarafından EPDK'nın düzenleyici işlemleri ile tarife onayına ilişkin kararlarının iptali için EPD Kurulu aleyhine idari yargıda dava açılması gerekirken müvekkil şirket aleyhine adli yargıda dava ikame edilmesi usule aykırı olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının taleplerini yöneltmesi gereken kurum EPDK olduğundan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettikleri, müvekkil şirket, tüm işlemlerini ilgili mevzuat hükümlerini, EPDK'nın tarifesi ve EPDK'nın kabul etmiş ve yayınlamış olduğu müvekkil şirketin de uygulamakla bağlı olduğu anlaşma metnini dikkate alarak hukuka uygun olarak yaptığını, davacıdan tahsil edilen bedellere ilişkin tarife veya lisanslı - lisanssız üretici ayrımı da kanun koyucu ve EPDK tarafından belirlenmekte olup müvekkil şirketin inisiyatifinde olmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin hukuka uygun olarak tahisl edilen talep konusu bedeller bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, davacının net biçimde talep mi beyan mı olduğu anlaşılmayan açıklamalarının taleple bağlılık ilkesi gereğince dikkate alınmamasını ve usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafından eşit taraflar arasında ayrıma gidilmemesi ilkesi genel hukuk ilkelerine aykırı yorumlanarak hak kötüye kullanılmaya çalışılmakta olduğu, kanun koyucu 6446 sayılı kanun'da ve sair düzenlemelerinde açıkça lisanslı ve lisanssız üretici arasında ayrıma gitttiği, EPDK da tarifesinde bu ayrıma yer verdiği, birbirinden farklı nitelikleri haiz lisanslı üretici ile lisanssız üretici eşit taraf olmadığı, eşit olmayan taraflar arasında EPDK'nın da ayrıma gitmesinde hukuki bir sakınca bulunmadığı, bahse konu ilkeden çıkarılabilecek anlam lisanssız üreticiler arasında bir ayrıma gidilmemesi olduğu, davacının söz konusu ilkeyi ileri sürerek mesnetsiz talepte bulunması açıkça hukuka aykırı olup davanın reddini talep ettikleri, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafından huzurdaki dava ile dava konusu bedellere her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz / değişen oranda avans faizi uygulanmasının talep edilmesi ve kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen kdv'lerin tahsil edilmesine karar verilmesinin talep edilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/643 esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı elektrik dağıtım şirketinin dağıtım sistemine bağlantısı yapılmış olan ve Abone No:
00000217020.SAMRİ GES olan lisanssız güneş enerjisi üretim tesisi, davacı tarafından kurulmuş ve işletilmekte olduğunu, söz konusu tesisle ilgili olarak, davacı ile davalı arasında "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığını, anılan Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması'nın 4 üncü maddesine göre belirlenen sistem kullanım/dağıtım bedelinin, dağıtım hizmeti alan elektrik üreticileri arasında sistem kullanım/dağıtım bedelleri bakımından "üretici" ve "lisanssız üretici" şeklinde bir ayrım yapılmakta olduğunu, bu bağlamda davacı'dan 22,7527 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken buna karşın aynı hizmeti alan diğer üreticilerden sadece 2,7220 kuruş alınmakta olduğunu, 2016 yılı sonuna kadar üreticiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığını, Buna göre; lisanslı-lisanssız ayrımı yapılmaksızın tüm üreticilerden aynı bedel alınmış olup bu bedel 1 Ekim - 31 Aralık 2016 dönemi için 0,7596 kuruş olduğu, ancak 1 Ocak 2017 itibarıyla üreticiler arasında ayrıma gidilerek lisanssız üreticilerden daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmaya başlandığını, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, tesisin işletildiği dönem boyunca haksız yere fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedellerinin davacı'ya iadesi gerekmekte olduğu, başlatılan dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma olmaması üzerine işbu dava ikame edildiği belirtilerek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve yargılama sırasında ortaya çıkacak gerçek alacak tutarına talebi artırmak üzere davacı'dan işbu dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen KDV'lerle birlikte oluşan toplam tutar için şimdilik 1.000,00- TL alacağın davalı'dan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa konu bedellere, her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz/değişen oranda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin (dava ve arabuluculuk) davalı'ya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/643 esas sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının davasının 01.01.2017 -08.09.2021 yılları arasında fazladan tahsil edildiği iddia olunan sistem dağıtım bedellerine ilişkin olması nedeni ile davacının 01.01.2019 öncesi taleplerinin zamanaşımına uğradığı, iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak zamanaşımı süresini kesecek şekilde dava dilekçesinde harca esas değer olarak gösterilen 1.000,00 TL ile belirsiz alacak davası ikame etmiş olması kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, yargılamaya devam edilmeden önce davacıya eksik harcı tamamlamak üzere kesin süre verilmesini aksi takdirde huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini, davacı tarafından EPDK'nın düzenleyici işlemleri ile tarife onayına ilişkin kararlarının iptali için EPD Kurulu aleyhine idari yargıda dava açılması gerekirken müvekkil şirket aleyhine adli yargıda dava ikame edilmesi usule aykırı olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının taleplerini yöneltmesi gereken kurum EPDK olduğundan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettikleri, müvekkil şirket, tüm işlemlerini ilgili mevzuat hükümlerini, EPDK'nın tarifesi ve EPDK'nın kabul etmiş ve yayınlamış olduğu müvekkil şirketin de uygulamakla bağlı olduğu anlaşma metnini dikkate alarak hukuka uygun olarak yaptığını, davacıdan tahsil edilen bedellere ilişkin tarife veya lisanslı - lisanssız üretici ayrımı da kanun koyucu ve EPDK tarafından belirlenmekte olup müvekkil şirketin inisiyatifinde olmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin hukuka uygun olarak tahisl edilen talep konusu bedeller bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, davacının net biçimde talep mi beyan mı olduğu anlaşılmayan açıklamalarının taleple bağlılık ilkesi gereğince dikkate alınmamasını ve usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafından eşit taraflar arasında ayrıma gidilmemesi ilkesi genel hukuk ilkelerine aykırı yorumlanarak hak kötüye kullanılmaya çalışılmakta olduğu, kanun koyucu 6446 sayılı kanun'da ve sair düzenlemelerinde açıkça lisanslı ve lisanssız üretici arasında ayrıma gitttiği, EPDK da tarifesinde bu ayrıma yer verdiği, birbirinden farklı nitelikleri haiz lisanslı üretici ile lisanssız üretici eşit taraf olmadığı, eşit olmayan taraflar arasında EPDK'nın da ayrıma gitmesinde hukuki bir sakınca bulunmadığı, bahse konu ilkeden çıkarılabilecek anlam lisanssız üreticiler arasında bir ayrıma gidilmemesi olduğu, davacının söz konusu ilkeyi ileri sürerek mesnetsiz talepte bulunması açıkça hukuka aykırı olup davanın reddini talep ettikleri, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafından huzurdaki dava ile dava konusu bedellere her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz / değişen oranda avans faizi uygulanmasının talep edilmesi ve kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen kdv'lerin tahsil edilmesine karar verilmesinin talep edilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/642 esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı elektrik dağıtım şirketinin dağıtım sistemine bağlantısı yapılmış olan ve Abone No:
00000006960.URAS GES olan lisanssız güneş enerjisi üretim tesisi, davacı tarafından kurulmuş ve işletilmekte olduğunu, söz konusu tesisle ilgili olarak, davacı ile davalı arasında "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığını, anılan Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması'nın 4 üncü maddesine göre belirlenen sistem kullanım/dağıtım bedelinin, dağıtım hizmeti alan elektrik üreticileri arasında sistem kullanım/dağıtım bedelleri bakımından "üretici" ve "lisanssız üretici" şeklinde bir ayrım yapılmakta olduğunu, bu bağlamda davacı'dan 22,7527 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken buna karşın aynı hizmeti alan diğer üreticilerden sadece 2,7220 kuruş alınmakta olduğunu, 2016 yılı sonuna kadar üreticiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığını, Buna göre; lisanslı-lisanssız ayrımı yapılmaksızın tüm üreticilerden aynı bedel alınmış olup bu bedel 1 Ekim - 31 Aralık 2016 dönemi için 0,7596 kuruş olduğu, ancak 1 Ocak 2017 itibarıyla üreticiler arasında ayrıma gidilerek lisanssız üreticilerden daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmaya başlandığını, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, tesisin işletildiği dönem boyunca haksız yere fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedellerinin davacı'ya iadesi gerekmekte olduğu, başlatılan dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma olmaması üzerine işbu dava ikame edildiği belirtilerek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve yargılama sırasında ortaya çıkacak gerçek alacak tutarına talebi artırmak üzere davacı'dan işbu dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen KDV'lerle birlikte oluşan toplam tutar için şimdilik 1.000,00- TL alacağın davalı'dan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa konu bedellere, her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz/değişen oranda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin (dava ve arabuluculuk) davalı'ya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/642 esas sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının davasının 01.01.2017 -08.09.2021 yılları arasında fazladan tahsil edildiği iddia olunan sistem dağıtım bedellerine ilişkin olması nedeni ile davacının 01.01.2019 öncesi taleplerinin zamanaşımına uğradığı, iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak zamanaşımı süresini kesecek şekilde dava dilekçesinde harca esas değer olarak gösterilen 1.000,00 TL ile belirsiz alacak davası ikame etmiş olması kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, yargılamaya devam edilmeden önce davacıya eksik harcı tamamlamak üzere kesin süre verilmesini aksi takdirde huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini, davacı tarafından EPDK'nın düzenleyici işlemleri ile tarife onayına ilişkin kararlarının iptali için EPD Kurulu aleyhine idari yargıda dava açılması gerekirken müvekkil şirket aleyhine adli yargıda dava ikame edilmesi usule aykırı olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının taleplerini yöneltmesi gereken kurum EPDK olduğundan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettikleri, müvekkil şirket, tüm işlemlerini ilgili mevzuat hükümlerini, EPDK'nın tarifesi ve EPDK'nın kabul etmiş ve yayınlamış olduğu müvekkil şirketin de uygulamakla bağlı olduğu anlaşma metnini dikkate alarak hukuka uygun olarak yaptığını, davacıdan tahsil edilen bedellere ilişkin tarife veya lisanslı - lisanssız üretici ayrımı da kanun koyucu ve EPDK tarafından belirlenmekte olup müvekkil şirketin inisiyatifinde olmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin hukuka uygun olarak tahisl edilen talep konusu bedeller bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, davacının net biçimde talep mi beyan mı olduğu anlaşılmayan açıklamalarının taleple bağlılık ilkesi gereğince dikkate alınmamasını ve usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafından eşit taraflar arasında ayrıma gidilmemesi ilkesi genel hukuk ilkelerine aykırı yorumlanarak hak kötüye kullanılmaya çalışılmakta olduğu, kanun koyucu 6446 sayılı kanun'da ve sair düzenlemelerinde açıkça lisanslı ve lisanssız üretici arasında ayrıma gitttiği, EPDK da tarifesinde bu ayrıma yer verdiği, birbirinden farklı nitelikleri haiz lisanslı üretici ile lisanssız üretici eşit taraf olmadığı, eşit olmayan taraflar arasında EPDK'nın da ayrıma gitmesinde hukuki bir sakınca bulunmadığı, bahse konu ilkeden çıkarılabilecek anlam lisanssız üreticiler arasında bir ayrıma gidilmemesi olduğu, davacının söz konusu ilkeyi ileri sürerek mesnetsiz talepte bulunması açıkça hukuka aykırı olup davanın reddini talep ettikleri, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafından huzurdaki dava ile dava konusu bedellere her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya herhalükarda en yüksek ticari faiz / değişen oranda avans faizi uygulanmasının talep edilmesi ve kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen kdv'lerin tahsil edilmesine karar verilmesinin talep edilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Bilirkişi 18/03/2023 Tarihli Raporunda Özetle;Dosyada(Esas Dosya ve Birleşen 9 Adet dosya) kapsamında yer alan tüm bilgi belge ve inceleme-değerlendirme kapsamında: Lisanslı ve lisanssız üretim tesislerinin, ürettikleri elektrik enerjisini elektrik dağıtım şirketinin işlettiği, dağıtım hatları üzerinden sisteme verdiği, Elektrik dağıtım şirketinin Lisanslı / Lisanssız üretim tesisine de aynı hizmeti verdiği ve verdiği, dağıtım hizmetleri arasında fark olmadığı, Elektrik dağıtım şirketlerinin lisanslı ve lisanssız üretim tesislerine aynı hizmeti vermesi sebebiyle eşdeğer lisanslı ve lisanssız elektrik üretimi yapan üretim tesislerinin dağıtım bedeli maliyetleri arasında “ek maliyetler” yönünden fark oluşmadığı,
davalı tarafından somut olarak ek maliyete ilişkin bir belge ve belgenin sunulmadığı dolayısıyla davacıdan fazla miktarda dağıtım sistemi bedeli tahsil edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, 26.12.2016 tarihli 6808 sayılı Kurul Kararı düzenlemesindeki ek maliyetin oluşmadığı, dolayısıyla dağıtım bedeli tarifesinin değiştirilmesi için mevzuattaki şartlar oluşmadığından davacının dağıtım tarifesinin lisanslı üreticilerden farklı olamayacağı, 5346 sayılı kanunun 6A maddesi uyarınca lisanssız elektrik üretim tesislerinde üretilerek sisteme verilen ihtiyaç fazlası enerjinin üreticisinin ve sisteme veren şirketin, dava dışı ilgili Görevli Tedarik Şirketi olduğu, İhtiyaç fazlası enerjinin Davacı tarafından dağıtım sistemine verilmemiş olduğu kanunen kabul edilmiş olduğundan bu enerji bakımından davacıdan dağıtım bedelinin tahsilinin tamamen kanununa aykırı olacağı, EPDK tarifesiyle Lisanssız Üreticiler için yapılan belirlemenin Lisanssız Üreticiler için kendi ihtiyacı için ürettiği enerji bakımından veriş ve çekiş yönünde uygulanacak dağıtım bedeli belirlenmiş olduğundan ihtiyaç fazlası enerji bakımından davacıdan dağıtım bedeli tahsil edilmesinin 5346 sayılı kanunun 6A maddesine, taraflar arasındaki anlaşmaya ve EPDK tarifesine aykırı olduğu, Ana dava (2021/641 Esas) ve birleşen davalara ait GES tesisatları/abonelikleri için (işleyecek faiz hariç) davacıdan tahsil edilen (KDV dahil) dağıtım bedelleri toplamı ile ihtiyaç fazlası enerjiyi isteme davacının vermediği gözetilerek davacıdan fazla tahsil edildiği anlaşılan bedelin KDV dahil toplam tutarının 8.131.570,09 TL olduğu, dava dosyalarına göre tutarların aşağıdaki şekilde olduğu, (Ana dosya) Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/641 815.919,74 TL (Birleşen Dosyalar) Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/642 799.275,74 TL Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/643 791.677,39 TL Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/644 800.551,07 TL , Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/645 832.384,39 TL , Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/646 813.089,51 TL , Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/647 822.497,59 TL , Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/648 844.182,78 TL , Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/650 793.056,17 TL, lisanssız üretim tesislerinden ihtiyaç fazlası enerji bakımından dağıtım bedeli tahsil edilmesinin hukuka uygun olmadığı kapsamında karar verilmesi halinde, birleştirilen davalar dahil davacının dava konusu tüm GES tesisleri için dava konusu dönemlere ilişkin, davalı dağıtım şirketi tarafından davacıya iade edilmesi gereken (ödeme tarihinden dava açılış tarihine kadar işleyen faiz hariç olmak üzere) KDV dahil toplam dağıtım bedeli farkının 8.131.570,09 TL olduğu yönünde kanaat bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre;asıl ve birleşen davalar yönünden dava konusu uyuşmazlığın davacıya ait lisanssız üretici olarak güneş enerjisi (elektrik üretim) santrallerinin genel elektrik sistemine bağlantısı sonucu davalı ile aralarındaki sözleşmeye ve EPDK yönetmelik ve kararlarına istinaden davalı tarafından dağıtım bedeli olarak lisanslı üreticilerden fazla olarak alınan bedelin hukuka uygun olup olmadığı, hukuka uygun değilse davacının talep edebileceği miktar noktasında toplanmaktadır.
Mevcut asıl ve birleşen davalarda davacı ile kamunun verdiği yetkiye dayanarak elektrik dağıtım faaliyeti yürüten davalının özel hukuk süjesi olduğu gözetildiğinde, davacının mahkememiz nezdinde davalıya karşı dava açabileceği açık olup gerek görev gerekse de husumet ehliyeti açısından yapılan itirazlar reddedilerek mahkememizce yargılamaya devam edilmiştir.
Dosya kapsamında EPDK'nın lisanslı üreticeler ile lisansız üreticiler açısından belirlediği farklı ücretlendirmeye istinaden davalı tarafından EPDK'nın belirlediği ücret doğrultusunda dağıtım bedeli tahsil edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunamamakta olup, EPDK'nın belirlediği ücretlendirmenin haksız olduğu, davalı tarafından haksız belirlenen ücrete istinaden tahsil edilen ücretin iadesinin talep edilip edilemeyeceği uyuşmazlık konusudur. Dava tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın konusunun her iki tarafın ticari işletmeleri ile ilgili olması sebebiyle nispi ticari davadır. Ancak mevcut uyuşmazlığın temel noktası kamu otoritesini kullanan EPDK'nın yapmış olduğu düzenlemenin hukuka uygun olup olmamasıdır. Ülkemiz hukuk düzeninde kamu otoritesi karşısından güçsüz konumda olan kişilerin devlet otoritesi kullanılarak yapılan işlemlerde korunması için idari yargı müessesi kurulmuş olup, bu hususta yargılama faaliyeti yapma görevi idari yargıdadır. EPDK tarafından yapılan düzenleyici işlemin haksız olduğuna ilişkin iddia idari yargı konusu olup bu hususta Danıştay 13.Dairesi'nin 2018/880 Esas 2020/2228 Karar sayılı kararı mevcuttur. Taraflar arasında EPDK tarafında belirlenen ücret tarifesine aykırı şekilde ücret tahsil edildiği iddiası bulunmadığı gözetildiğinde mahkememizce idari yargının verdiği karar doğrultusunda hüküm kurulması gerekmektedir. Aksinin kabulü halinde de öncelikle lisanslı ve lisansız üretici terimlerinin açıklığa kavuşturulmalıdır.
Gerek 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu gerekse de 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun gözetildiğinde elektrik üreticilerinin elektrik üretim faaliyeti için lisans alması gerekmektedir. Temel kural bir işletmenin elektrik üretip dağıtım şirketlerine üretilen elektriği satabilmesi için lisans sahibi olması gerekmektedir. Lisansız kullanıcı, 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'un 6.maddesinde 2.fıkrasında lisansız üretici "kendi tüketim ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten lisanssız elektrik üretim faaliyetinde bulunan gerçek ve tüzel kişiler" şeklinde tanımlanmıştır. Dikkat edilecek olursa lisansız üreticiler temel olarak kendi tüketimi için yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretmekte, fazlasını da dağıtım şirketlerine satabilmektedirler.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda lisanslı ya da lisansız kullanıcıların üretip sattığı elektriğin dağıtım şirketlerine getirdiği yük açısından lisanslı olup olmama noktasında farklılık bulunmadığı ifade edilmiştir.
Bilirkişi raporunda belirtilen teknik tespit üretici bazında kabul edilebilse de kural olarak lisansız üreticinin kendi ihtiyacından arta kalan elektriği dağıtım şirketlerine sattığı, bu miktarın lisansız üreticinin tükettiği miktara göre değişebileceği, tek amacı elektrik üretip satmak olan ve ürettiği elektriği lisans kapsamında kurulu gücü oranında satacağı farz edilen lisanslı üretici ile sisteme ne kadar elektrik vereceği önceden belli olmayan lisansız üreticiden farklı oranda dağıtım bedeli alınmasında sakınca bulunmamalıdır.
Dosya kapsamından davacının on adetten fazla santralinde sistemin işleyişi için gerekli olanın dışındaki elektriği dağıtım şirketine sattığı anlaşılmaktadır. Lisanslı üretici olmamasına rağmen lisanslı üretici gibi üretilen tüm elektriği sisteme veren lisansız kullanıcılar ile bir çok prosedüre tabi tutulan lisanslı kullanıcı arasında farklılıklar bulunması doğal kabul edilmelidir. Güneş enerjisinden üretildiği için konvansiyonel yöntemlerle üretilen elektriğe nazaran daha yüksek maliyetle satın alınan elektriğin nihai kullanıcıya ulaştığı andaki ücreti kamu otoritesi tarafından sübvanse edilmek zorundadır. Lisansa tabi olan üretici sayısı ve üretilecek elektrik kamu otoritesince lisans verilmeyerek sınırlandırılabilse de lisansız üretici sayısı doğası gereği sınırlandırılamayacaktır. EPDK tarafından lisanslı üretici ile lisansız üretici arasında farklı kullanım ücretlerin belirlenmesi yatırımcıların lisansız üretime yönelmesinin önüne geçmek için yapılmış dolaylı bir müdahale olduğu görülmektedir. Yapılan müdahalenin haksız olup olmadığı hususunda uluslararası alandaki eğilim de değerlendirilmelidir. Mevcut sorun sadece ülkemize ilişkin bir sorun olmayıp dünya genelinde de bu konuda bir çok uyuşmazlık çıkmıştır. Dünya genelinde iklim değişikliğinin önlenmesi için uluslararası sözleşmelerdeki taahhütlerin yerine getirilmesi için devletler yatırımcılara bonkör şekilde teşvikler vermişlerdir. Bu teşvikler daha sonra teşvik veren devletlere tarife açıkları gibi ciddi yükler getirmiştir. Bu yükü telafi amacıyla da verilen teşvikler geri çekilmiş ya da yatırımcıların aleyhine yeni düzenlemeler yapılmıştır. Buna ilişkin ülkemizin de taraf olduğu Enerji Şartı Anlaşması kapsamında bir çok uyuşmazlık ortaya çıkmıştır. Tahkim mahkemeleri vermiş olduğu kararlarda devletlerin yatırımcılar aleyhine teşvikleri azaltabileceğini ancak bunun yatırımcıların yatırım yaptığı zamandaki şartlara göre öngörülebilecek ölçüde azaltılmasının gerektiğini, değişikliklerin yatırımcıyı yatırımından mahrum bırakacak ya da yatırımına ciddi ölçüde zarar verecek ölçüde olmaması gerektiğini ifade etmişlerdir. (Yasin Sencer Güney, “In order to mitigate climate change, the role of reasonable balance between the interests of the renewable energy investors protected by the protection standards in the Foreign Direct Investment law and the regulatory space of states” Londra: University of Westminster Public International International Law LLM, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, 2018,s 35,36). Bu bağlamda, dağıtım ücretinin lisansız kullanıcılar aleyhine arttırılması, birim teşvik ücreti ile dağıtım ücreti birlikte değerlendirildiğinde değişikliğin yatırımcıyı yatırımından mahrum bırakacak ya da yatırımına ciddi ölçüde zarar verecek ölçüde olmadığı kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında davalının EPDK'nın tarife değişikliğine ilişkin kararına istinaden ücret tahsil ettiği, EPDK kararının hukuka aykırı olup olmadığının değerlendirilmesinin idari yargının görev alanına girdiği, bu hususta açılan davaya Danıştay 13.Dairesi'nin 2018/880 Esas 2020/2228 Karar sayılı kararı ile karar verildiği, adli yargının takdir hakkının bulunduğu kabul edilse bile, lisansız kullanıcı olan davacıya kendi tüketimi için ürettiği elektriğin fazlasını satabilme hakkı verildiği, ürettiği elektriğin tamamını satan davalı aleyhine yapılan değişikliğin yatırımcının yatırımına ciddi ölçüde zarar verecek nitelikte olmadığı göz önüne alındığında asıl ve birleşen davalar yönünden davaların reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1.Asıl ve birleşen davaların REDDİNE,
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/641 esas sayılı dosya yönünden;
2.Alınması gereken 179,90-TL harçtan, peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3.Davacı tarafça yapılan muhakeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 1.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/642 esas sayılı dosya yönünden;
6.Alınması gereken 179,90-TL harçtan, peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7.Davacı tarafça yapılan muhakeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,
8.Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 1.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/643 esas sayılı dosya yönünden;
10.Alınması gereken 179,90-TL harçtan, peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
11.Davacı tarafça yapılan muhakeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,
12.Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
13.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 1.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/644 esas sayılı dosya yönünden;
14.Alınması gereken 179,90-TL harçtan, peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
15.Davacı tarafça yapılan muhakeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,
16.Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
17.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 1.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/645 esas sayılı dosya yönünden;
18.Alınması gereken 179,90-TL harçtan, peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
19.Davacı tarafça yapılan muhakeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,
20.Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
21.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 1.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/646 esas sayılı dosya yönünden;
22.Alınması gereken 179,90-TL harçtan, peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
23.Davacı tarafça yapılan muhakeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,
24.Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
25.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 1.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/647 esas sayılı dosya yönünden;
26.Alınması gereken 179,90-TL harçtan, peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
27.Davacı tarafça yapılan muhakeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,
28.Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
29.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 1.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/648 esas sayılı dosya yönünden;
30.Alınması gereken 179,90-TL harçtan, peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
31.Davacı tarafça yapılan muhakeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,
32.Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
32.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 1.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/650 esas sayılı dosya yönünden;
34.Alınması gereken 179,90-TL harçtan, peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
35.Davacı tarafça yapılan muhakeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,
36.Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
37.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 1.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
38.Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okundu, usulen anlatıldı. 13/06/2023 Katip .....
(e-imzalıdır)
Hakim ..
(e-imzalıdır)