Esas No
E. 2021/21285
Karar No
K. 2023/5862
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/21285 E.  ,  2023/5862 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/345 E. 2015/240 K.
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, Bilişim sistemlerinin, banka veyakredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2014/345 Esas, 2015/240 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a)Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 6.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,

b)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık lehine olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın suça konu 34000,00 bedelli tamamen sahte olarak oluşturulmuş aldatma niteliği bulunan çekin ön yüzünü kendi el yazısı ile doldurup keşideci imzasını atıp arkasını cirolayarak büyükbaş hayvan satın aldığı katılan ...'e verdiği, bu suretle üzerine atılı resmî belgede sahtecilik ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır.

2.Dosyadaki bilirkişi raporuna göre; çekin ön yüzündeki yazılar, keşideci imzası ve çekin arkasındaki cironun sanığın el ürünü olduğu belirlenmiştir.

3.Sanık suçu inkara yönelik savunmada bulunmuştur.

4.Mahkemece yapılan yargılama ile sanığın suça konu çekin ön yüzünü kendi el yazısı ile doldurup, keşideci yerine imza atarak tamamen sahte olarak düzenledikten sonra bu çekin arkasını cirolayıp büyükbaş hayvan satın aldığı katılan ...'e vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği kanaatine varılarak temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

1.Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ile 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2.Sanık hakkında hükmolunan 3400 gün adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince günlüğü 20,00 TL'den paraya çevrildiğinin belirtilmesine rağmen sonuç cezanın 68.000,00 TL adli para cezası yerine hesap hatası sonucu 6.800,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

3.Sanık savunması, katılan beyanı ve bilirkişi raporu göz önünde bulundurulduğunda sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde olmadığından mahkeme hükümlerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

4.Yargılama sürecindeki işlemlerin ikinci bentte eleştirilen husus dışında usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2014/345 Esas, 2015/240 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.09.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog