Esas No
E. 2021/13841
Karar No
K. 2023/21394
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2021/13841 E.  ,  2023/21394 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/1010 E., 2016/115 K.
SUÇLAR: Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında;

1.Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43, 129, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

2.Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43, 29, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri, kararın usul ve Yasaya aykırı olduğu, suçların manevi unsuru olan kast unsurunun gerçekleşmediği, mesajlardan başka somut bir delilin bulunmadığı, ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesinin gözetilmediği, lehine takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığı, açıklanan nedenlerle kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın, katılanın evinde kiracı olarak oturduğu, katılanın sanık hakkında tahliye davası açtığı, bir taraftan da elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerini kapattırdığı, bu duruma sinirlenen sanığın katılanın telefonuna 14.04.2015 tarihinde "Sen işi kaşarlığa vuruon öyle mi, yarın elektriği kendi üzerime açtıracam, delikanlıysan gelir o evden çıkarırsın beni." aynı gün "Ben elektriği açtırıcam, nasılsa senin üstüne cezayı sen yiceksin." , 30.04.2015 tarihinde saat 01:10'da "Senin karını si...cem, bi çocuklar bu evde elektriksiz susuz kaldıya senin olunu si...cem.", aynı gün saat 01:12'de "Eğer sende adamsan çıkar karşıma çarpışırsın benle." şeklinde mesajlar göndererek hakaret ve tehdit ettiği iddia ve kabul olunmuştur.

IV. GEREKÇE

Sanığın savunmasında suça konu mesajları katılana gönderdiğini kabul etmesi, mesajların katılanın soruşturma aşamasındaki ifadesinde tutanağa bağlanması, katılanın istikrarlı beyanda bulunması ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "14-30.04.2015" yerine "14.04.2015" olarak yanlış gösterilmesi,

2.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.09.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog