44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/1711
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 02/07/2019
NUMARASI: 2018/425 E. - 2019/616 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/10/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... A.Ş. müvekkil aleyhine İstanbul ... İcra Müd. ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden kambiyo yoluyla haciz takibi başlattığını, takibe konu çek aslının çalıntı olup üzerinde yer alan imzanın müvekkil eli ürünü olmadığını, çek aslı boş ve imzasız olarak müvekkile ait işyerinden çalındığını ne imza ne de çek üzerinde yer alan yazı ve rakamlar müvekkile ait olmadığını, bu husus çek aslı üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını, müvekkile ait iş yerinde 11/03/2017 tarihinde yaşanan hırsızlık olayı neticesinde bir miktar nakit para ile takibe konu çek ile birlikte toplamda 32 adet çek yaprağı (iki ayrı koçan halinde) boş ve imzasız şekilde çalındığını, icra dosyasına ödenecek paranın alacaklıya ödenmemesini yada verilecek teminat mektubunun nakde çevrilmemesini teminen İİK 72 maddesi gereği ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkil davacı ...’ın İstanbul ... İcra Müd. ... Esas sayılı dosyasından davalılara borcu olmadığının tespitini, İstanbul ... İcra Müd. ... Esas sayılı takibin müvekkil ... yönünden takibin durdurulmasını,
HMK 329 maddesi gereği davanın açılmasına sebebiyet vermesinden dolayı davacı ile vekili arasında akdedilen vekalet ücret sözleşmesinde belirlenen vekalet ücretinin davalı ... San. A.ş.’nden tahsilini, İ.İ.K. 72/5 maddesi gereği kötü niyetli davalılar aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Çek üzerinde yapılacak incelemede de görüleceği üzere çek, keşideci tarafından davalılardan ...San. Tic. Ltd. Şti'ye sonra davalı ... San. Tic. Ltd. Şti'ye sonra müvekkil şirkete ve son olarak ... Tic. AŞ'ye ciro edildiğini, ciro silsilesinde dördüncü sırada yer alan müvekkil şirket çekin sadece cirantası olup çekteki imzanın davacı tarafa ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını, tamamen iyiniyetli üçüncü kişi durumunda olduğunu, çekteki imzanın keşideciye ait olup olmadığının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın tüm taleplerinin reddine ve çekteki imzanın davacı tarafa ait olması halinde icra inkar tazminatının davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Her ne kadar davacı taraf kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de; çeki takibe koyan davalı cirantanın çek üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğunu bilebilecek durumda olmadığı gibi, diğer davalıların ise çeki takibe konu etmedikleri nazara alındığında haksız ve kötüniyetli olarak kabul edilemeyeceğinden," Davanın kabulü ile; İstanbul .... İcra Müd.'nün ... esas sayılı icra dosyası ve takibe konu 30/12/2017 vade tarihli 40.000,00-TL bedelli ... Bankasına Mercan İstanbul Şubesine ait keşidecisi ... olan çek nedeniyle davacı tarafın borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Davalı ... Tic. San. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın eksik inceleme ile verilmiş olduğunu, kararın ademi kanaat nedeniyle bozulmasını talep ettiklerini, davacı tarafın imzası için gerekli ve yeterli inceleme yapılmadığını, alınan bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; imza incelemesine yönelik raporun Adli Tıp Kurumundan alındığını, raporda çekteki imzanın müvekkil davacının eli ürünü olmadığının açıkça belirtildiğini, müvekkile ait bir miktar nakit para ve iki ayrı koçan halinde boş ve imzasız şekilde 32 adet çek yaprağının çalındığını, müvekkil davacının bu konuyla alakalı şikayetçi olduğunu, dava konusu çekteki imza ile müvekkile ait örnek imzalar karşılaştırıldığında imzaların farklı olduğunun açıkça tespit edileceğini, takibe konu çekteki imzanın müvekkile ait olmadığının çıplak gözle bile belli olduğunu, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlular aleyhine çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Davacı tarafından takip konusu çekin çalındığı, çek üzerinde yer alan imzanın müvekkilin eli ürünü olmadığı ileri sürülmüştür.6102 sayılı TTK 780. maddesinde çekin yasal unsurlarının düzenlendiği, takip konusu çekin kambiyo senedi vasfına haiz olduğu, davacının çekte keşideci olduğu ve çekin yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği görülmüştür.Adli Tıp Kurumu Başkanlığına ait raporda inceleme konusu çekteki keşideci imzasıyla ...'ın mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalara kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulü ile davacının takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.
Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli olduğu, takibe konu çekteki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, davalı tarafından istinafında davacı tarafın imzası için gerekli ve yeterli inceleme yapılmadığını ve bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığını ileri sürmüş ise de gerekçelerini ayrıntılarıyla açıklamadığı, mahkemece verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalılardan ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.