12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ 31/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilİ ile davalı/borçlu arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili firmanın, davalı/borçlunun belirlediği/gösterdiği bölgelerde--------, -------- gibi restaurant, kafe ve işyerlerinde tadilat, tamirat ve onarım işi yaptığını, yapılan tüm işlemler faturalandırılarak davalı/borçlu firmaya fatura edildiğini, davalı firmaya eksiksiz ve ayıpsız hizmet verildiğini, davalı tarafın yasal süresi içerisinde bu işlere ihtirazı kaydı olmamasına ve faturalar düzenlenip tebliğ edilmesine rağmen müvekkili şirkete ödeme yapılmadığından yasal işlem başlatıldığını, davalı/borçlu tarafın yasal süresi içerisinde takibe, borca ve tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk süreci de olumsuz olarak sonlandığını beyanla; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; Davaının kabul edilerek şimdilik 129.194,33 ₺ üzerinden İtirazın İptali İle Takibin Devamına, Davalı/borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle hükmolunacak tutarın %20'sinden az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde "Müvekkil ile davalı/borçlu arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkil firma, davalı/borçlunun belirlediği/gösterdiği bölgelerde --------, --------- gibi restaurant, kafe ve işyerlerinde tadilat, tamirat ve onarım işi yapmıştır." denildiğini, ancak müvekkilinin şirkete ait herhangi bir restoran, kafe vb. bir iş yerinin bulunmadığını,
Davacı tarafın --------- ve ve --------- diye belirttiği işletmeler müvekkili şirkete ait olmadığını, söz konusu fast-food marka zincirlerine ait restoranlar dava dışı --------- şirketine ait olup işbu davanın muhatabının müvekkili şirket olmadığını, bu bakımdan ilgili dava kapsamında husumet itirazında bulunduklarını, pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, husumete ilişkin itirazları saklı kalmak kaydıyla, davacı tarafın müvekkili şirketten talep edebileceği ödenmemiş herhangi bir fatura alacağının bulunmadığını beyanla; davanın esastan reddine, davacı tarafın İİK 67. Maddesi uyarınca davaya esas değerin %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, --------- E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c)Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.Somut olayda davacı tarafından borçlu davalı şirket hakkında ilk olarak 28/03/2023 tarihinde ---------sayılı takip dosyası ile toplam 129.194,33 TL alacağın tahsili için takibe girişildiği, ödeme emrinin 03/04/2023 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği borçlu davalı vekilinin 06/04/2023 tarihli dilekçesi ile yetkiye ve borca itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklı davacı vekilinin 07/04/2023 tarihli talebi üzerine dosyanın 11/04/2023 tarihinde --------- Dairesine gönderildiği ve --------- esas dosya numarasını aldığı, 11/04/2023 tarihli ödeme emrinin düzenlendiği, ödeme emrinin davalı borçluya hiç tebliğe çıkarılmadığı, eldeki davanın ise yetkili icra dairesinde ödeme emri tebliği yapılmadan ve borca itiraz edilmeden 01/06/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.İcra dairesinin yetkisine itiraz kabul edilerek dosyanın aktarıldığı yetkili icra dairesinde ödeme emri çıkartılmadan yetkisiz icra dairesi tarafından gönderilen ödeme emri üzerine yapılan borca itiraz üzerine elde ki davanın açıldığı, itirazın iptali davasının görülmesinin ön koşulu yetkili icra dairesinde usulen ödeme emri üzerine borca geçerli bir itiraz bulunması gerektiği, dava tarihi itibariyle yetkili --------- İcra Dairesince ödeme emrinin tebliğe çıkartılmadığı görüldüğünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE,
2.Karar harcı 269,85-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.217,35 TL harcın mahsubu ile artan 1.947,5-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
7.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2023