6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Borçlu davalı ile müvekkil şirket arasında Tesisat No: ... Sözleşme hesap no: ... ile "... Sözleşmesi" akdedilmiştir. Sözleşme kapsamında elektrik aboneliği "... Mah. ... cad. — No :... .../İstanbul" adresinde kullanılması amacıyla satış gerçekleşmiştir. Davalı borçlu belirtilen adreste bulunan ticarethane vasıflı verde elektrik enerjisi kullanmış ancak kullandığı enerji bedelini ödememesi üzerine aleyhine Merkezi Takip Sistemi üzerinden başlatılan ...
E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmıştır.
Borçlu aleyhine Merkezi Takip Sistemi üzerinden başlatılan ...
E. Sayılı dosyası üzerinden ödenmeyen fatura borcu için yapılan icra takibine borçlunun itiraz etmesi üzerine takip durmuştur.
Borçlu itiraz dilekçesinde özetle; icra dosyasına konu olan borcu kabul etmediklerini belirtip borca ve faize itirazda bulunmuşlar ve takibin durdurulmasını talep etmiştir. Davalı borçlunun abonelik sözleşmesinde belirtilen adreste elektrik enerjisi kullandığı açıkça ortadadır. Yargıtay içtihatlarına göre, abonelik iptal ettirilmedikçe, o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz gibi abonelik bedellerinden abonenin kendisi sorumlu tutulmaktadır. Aşağıda yer alan Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere abonelik kimin adına açıldıysa tüketim bedelinden o kişinin sorumlu olacaktır. Davalı borçlunun ticarethane olarak kullandığı yer için ... Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi akdettiği ve kullandığı elektrik enerji bedelini ödemediği, ödenmeyen gecikmiş enerji bedellerinden ötürü aleyhinde icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun da icra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz ettiği aşikardır. Tahakkuk eden borcun tahsili için aleyhinde başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkememizden alınan 13/05/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Davalının faturaların düzenlendiği tarihlerde faturalarda verilen adreste faaliyette olduğunun anlaşılması sebebiyle, imzalı abonelik sözleşmesi kapsamında tüketilen elektrik enerjisinden ve karşılığında tahakkuk edecek fatura bedelinden sorumlu olduğu yönünde görüş ve kanaate varıldığı, icra takip ödeme emri belgesine göre, takibe konu iki adet fatura olabileceği anlaşılmasına rağmen, takip ekinde fatura belgeleri olmadığı gibi, dava dilekçesi ekinde son ödeme tarihi bu faturalardan birisi ile aynı ancak tutarı farklı fatura sunulduğu, bu sebeple yalnızca dava dilekçesi ekinde sunulan fatura için hesaplama yapıldığı, sayaç endeks değerleri kullanılarak bulunan tüketim miktarına tüketimin yapıldığı dönem birim fiyatları üzerinden yapılan tahakkuk hesabı ile faturaların doğru şekilde hesaplandığı görüldüğü, 16.12.2020 takip tarihi itibariyle toplam alacak tutarı 6.340,55.-TL olarak hesaplanmış, davalının icra takibinin bu kısmından sorumlu olduğu yönünde sonuca varıldığını beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, elektrik aboneliğinden kaynaklı faturalara dayalı alacak istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında elektrik perekende satış sözleşmesi içeriği, düzenlenen faturalar, ticaret sicil kayıtları, davalının icra dosyasına itiraz dilekçe içeriği de dikkate alınarak icra takibine konu edilen 3 adet faturadan kaynaklı hizmetin davalıya verilip verilmediği, fatura hesaplamasında hata olup olmadığı, ödeme emri alacak kalemleri de dikkakte alınarak davacının varsa davalıdan talep edebileceği alacak miktarının hesaplanmasına ilişkin olduğu anlaşıldı.
Dosyanın yapılan incelemesinde, davacı tarafın elektrik aboneliğinden kaynaklı alacak talebinde bulunduğu, davalı tarafın tacir olması ve işyeri elektrik kullanımına ilişkin tüketim olduğundan mahkememizin görevli olduğu, arabuluculuk dava şartının sağlandığı, icra takibinin dayanağının üç adet fatura olduğu, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği, davacı taraftan kayıtların alındığı, davaya konu alacağın para alacağı olması sebebiyle TBK 89 uyarınca davacının yerleşim yerinde de dava açılabileceği, yetki itirazının yerinde olmadığı, dosyada rapor alındığı, raporda belirtilen eksikliğin davacı taraftan celp edildiği, hazırlanan ek raporda davacının aslında ödenmemiş iki adet faturadan kaynaklı 10.192,49 TL alacağının bulunduğunun belirtildiği, bu alacak miktarının ödeme emrinde ve dava değeri olarak talep edilen alacak miktarı ile aynı olduğu dikkate alınarak ispat edilen davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verildi.
1.Davanın KABULÜ İLE,
Davalının Merkezi Takip Sistemi üzerinden başlatılan ... Esas Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, -Devamına karar verilen alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,20 oranında ticari temerrüt faizi işletilmesine,
2.alacağın faturaya dayalı olduğu likit olduğu anlaşılmakla takibe konu miktar olan 10.192,48 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 696,24.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 174,08.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 522,16.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 80,70.-TL başvurma harcı ve 174,08.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5.Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 2.155,50.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6.Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.192,48.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8.Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
9.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen kararın 2023 yılı istinaf yasa yolu kesinlik sınırı olan 17.830 TL nin altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/10/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)