Esas No
E. 2022/15141
Karar No
K. 2023/2635
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2022/15141 E.  ,  2023/2635 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/1033 E., 2022/1595 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER: Katılan ... İdaresi vekili, sanık müdafii,
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2014 tarihli ve 2013/1588 Esas, 2014/602 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 54 üncü maddesinin birinci fıkraları gereği 3 yıl hapis ve 400,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına ve eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

2.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2014 tarihli ve 2013/1588 Esas, 2014/602 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 03.06.2020 tarihli ve 2019/3231 Esas, 2020/5264 Karar sayılı ilâmıyla; "...1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasa'nın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Yasa’nın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasa'nın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasa’nın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,

2.UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık hakkında temyiz davasına konu olan (aynı) suçtan açılan başka bir kamu davasında İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesince 2013/1713 E. 2014/426 K. sayılı “mahkumiyet” hükmü verildiğinin tespit edilmesi karşısında;

Yerel mahkemece; UYAP kayıtları taranarak, sanık hakkında aynı suçtan açılmış başkaca ceza davası dosyalarının bulunup bulunmadığı da tespit edilip hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle bu dosyalar arasında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması ve ulaşılacak sonuca göre yargılama süreçlerinin akıbeti ile sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi zorunluluğu,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli ve 2021/1033 Esas, 2022/1595 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 nci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 10 ... hapis ve 20,00 TL adlî para cezasına, cezanın ertelenmesine ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; cezanın ertelenmesi, alt sınırdan ceza tayin edilmesi, sanık hakkında başkaca açılmış davanın araştırılmamasının usûl ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; arama esnasında iki işlem tanığı bulundurulmadığından suça konu eşyanın hukuka aykırı elde edilmiş olduğuna, müvekkilin eşyanın kaçak olduğunu bilmediğine, müvekkilin kastının bulunmadığına ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın iş yerinde kaçak sigara sattığına dair bilgiler alınması üzerine mahkemeden alınan arama kararına istinaden usulüne uygun yapılan aramada, masanın çekmecesinden muhtelif markalarda 106 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmasında, suça konu sigaraları satmadığını, arkadaşları için bulundurduğunu beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE

1.Sanığa ait iş yerinde muhtelif markalarda 106 paket kaçak sigaranın ele geçirilmesi, arama kararının yerine getirilmesi sırasında o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmamış ise de, sanığın işyerinde kaçak sigara sattığına dair ihbar, işlem tanığı olarak bir kişinin arama sırasında bulunması, sanığın arama işleminin içeriğine herhangi bir itirazının bulunmaması, mahkeme huzurundaki beyanı ve hükmün münhasıran arama sonucu elde edilen delile dayanmaması, sigaraların bulunduğu yer, miktar, niteliği, yakalanış şekli, ticari iş yerinde yakalanmış olması, 5237 sayılı Kanun'un "Kast" kenar başlıklı 21 ... maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir." şeklindeki düzenleme gereği bilirkişi raporuna göre bandrolsüz olduğu açıkça görülen sigaraların temin ediliş biçimi nazara alınarak bu özelliği bilinerek ticari gaye ile kasten bulundurulduğunun dosya kapsamından anlaşılması karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 61 ... maddesi gereği alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediğinden alt sınırdan temel cezanın belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.5237 sayılı Kanun'un 51 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; "sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması" ve (b) bendinde; "suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması" koşulları getirilmiş olmakla, erteleme engel adli sicil kaydı bulunmayan sanığın 5237 sayılı Kanun'un 51 ... maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi müessesesine objektif koşullar yönünden engel halinin bulunmaması ve dosyaya yansıyan olumsuz bir kişiliğinin tespit edilememesi nedeniyle hapis cezasının ertelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.Sanık hakkında başkaca açılmış kamu davaları incelendiğinde, işbu dosyanın mükerrer ya da 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında kamu davası olmadığı gibi Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 03.06.2020 tarihli ve 2019/3231 Esas, 2020/5264 Karar sayılı ilâmıyla; zincirleme suç kapsamında kaldığı gerekçesiyle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/1713 Esas, 2014/426 Karar sayılı mahkûmiyet hükmüne atfen zincirleme suçun oluşup oluşmadığı bakımından bozma yapılmış ise de anılan hükmün kesinleşmesi üzerine yapılan uyarlama yargılaması sonucunda İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli, 2020/1835 Esas, 2021/668 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmekle başkaca bir dava dosyası ile bağlantısı kalmadığı anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli ve 2021/1033 Esas, 2022/1595 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog