Esas No
E. 2023/2773
Karar No
K. 2023/4534
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2023/2773 E.  ,  2023/4534 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2245 E., 2022/315 K.
KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/45 E., 2021/391 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin Güzelköy Mahallesi bekçisi olarak 19.10.2004 tarihinde göreve başladığını, bu görevini aralıksız devam ettirdiğini, köy bekçisi olarak muhtarlıkça kendisine koruma silahı verildiğini, kendisine sigorta yapılmadığını, bazı acil durumlarda bir yere intikal etmek için yerin uzaklığına göre benzin parası verildiğini fakat aylıklarının ödenmediğini, müvekkilinin işine son verilmesine rağmen ihbar tazminatının da ödenmediğini, bu nedenlerle müvekkilinin davalı muhtarlıkta çalıştığına dair hizmet süresinin tespit edilmesini, ödenmeyen maaşlarının tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız olup reddinin gerektiğini, davacının il özel idaresinde bağlı olarak çalıştığına dair hiçbir kanıtının olmadığını, herhangi bir kurumdan maaş aldığına ve sigorta yatırıldığına dair iddiaların yerinde olmadığını, davacının belirttiği dönemlerde Davut Mermer Tic. Şti. 'de çalıştığını, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Feri Müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum kayıtlarında inceleme yapıldığında Güzelköy Köy Muhtarlığı'na ait işyeri kaydının olmadığını ve davacı adına bu işyeri ile ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığının görüldüğünü, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının talep ettiği yıllar için davalı işveren tarafından herhangi bir işe giriş bildirgesi yapılmadığını, yeterli ve gerekli bir araştırmayla ve deliller hep birlikte değerlendirilerek aydınlığa kavuşturulduktan sonra o çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulması gerektiğini, bu nedenlerle davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden olmak üzere reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; hükme esas bilirkişi raporunda hatalı olarak davanın 19.10.2004 tarihinden 15.11.2016 tarihine kadar olan süreye ilişkin olmadığını, 19.10.2004 tarihinden davacının işine son verildiği ve silahının teslim alındığı 01.02.2015 tarihine kadar olan döneme ilişkin olduğunu, bilirkişinin diğer bir hatalı tespitinin de Hatay'ın 06.12.2012 tarihinde Büyükşehir statüsüne geçtiği ve davacının iddiasına konu Güzelköy (Akçay)'ın köy statüsünden çıkıp mahalle olduğu ve davacının görevinin sona erdiği hususlarına ilişkin olduğunu, 6360 sayılı Kanun'un Resmi Gazetede yayım tarihi 06.12.2012 tarihi ise de aralarında Hatay'ın da bulunduğu 14 ilin Büyükşehir statüsüne geçme tarihinin, Kanun'un "Yürürlük" maddesi olan 36 ncı maddeye göre "İlk mahalli idareler seçimidir." 30.03.2014 tarihi olduğunu, davacı Ömer oğlu 01.01.1968 doğumlu ...'in 19 Ekim 2004 tarihinde "... ilçesinin Güzelköy (Akçay) köyünün/mahallesinin bekçiliğine tayin edildiği hizmetinin silahının alınıp işine son verildiği 01.02.2015 tarihine kadar sürdüğünü, bu sürenin Hatay'ın Büyükşehir olduğu ve köylerin mahalleye dönüştüğü mahalli idareler seçim tarihi olan 30.03.2014 tarihi olduğunu, dosyadaki bekçi cüzdanına göre tayin emrinin/yazısının altında dönemin ... Kaymakamı ...'nun imzası ile ... Kaymakamlığı'nın mührü ve bu tayin işlemine istinaden davacıya silah teslim eden ... İlçe Jandarma Komutanı J. Kd. Yüzbaşı İbrahim Koyuer'in imzası ve mührü bulunduğunu, hizmet tespit davalarında 5 yıllık hak düşürücü sürenin işçinin işten çıktığı yılın son gününden itibaren işlemeye başladığını, bilirkişinin kendisine göre hak düşürücü süre olmayan dönemlerde davacının köy bekçiliği yaptığına ilişkin ispata yarar hiçbir kanıtı olmadığını ileri sürdüğünü ancak dosya kapsamında kamu tanıklarının, bilirkişinin bu tespitinin aksine beyanlarının bulunduğunu, bilirkişi raporunda ve kararda adı geçen iş yerlerine ait işe giriş ve çıkış beyannamelerinin veya bu iş yerlerinden davacıya ait özlük dosyalarının celp edilmediğini, davacının kaymakamlık nezdinde bulunması gereken özlük dosyasının da getirtilip incelenmediğini, muhtarlığın ilgili yıllara ait kayıtlarının bulunamaması durumunun davacı aleyhine değerlendirilmesi hususunun ise hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İstinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

2.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

3.Değerlendirme

Eldeki davada, ... İlçe Jandarma Komutanlığı'nın müzekkere cevabı ve eklerine göre davacının köy bekçisi olarak görevlendirildiği, davacıya köy bekçisi olarak ... Kaymakamlığı kararına istinaden İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından 08.10.2004 tarihinde M1 Piyade tüfeği verildiği, aynı zamanda bekçi tayin edildiğine dair 19.10.2004 "bekçi cüzdanı" verildiği, sonrasında dosyadaki belge ve kayıtlarıdan 06.12.2012 tarihli Remi Gazetede yayımlanan 6360 sayılı Kanun ile Hatay İli'nin büyükşehir statüsü kimliğine kavuşması ile bağlı köylerin tüzel kişilikleri kaldırılarak mahalle statüsüne dönüşmesi nedeniyle silahın jandarma tarafından toplanarak merkeze teslim edildiğine dair 09.07.2014 tarihli tutanak düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, davacı adına 11.06.2010 -04.11.2011 tarihleri arasında 1051366.31 sicil sayılı Beltaş Taş Ocağı Yapı Kimyasalları Şirketi tarafından bildirimlerin yapıldığından 05.11.2011 tarihi öncesinin hak düşürücü süreye uğradığı gerekçesiyle reddi, anılan tarihten sonraki dönemin ise sübut açıdan ispatlanamadığı gerekçesiyle reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Mahkemece dava konusu dönemde görev yapan muhtarlar dinlenmiş olup, muhtar azalarının da kanaat etmeye yetecek kadarının dinlenmesi davacının köy bekçiliği yapıp yapmadığı, bildirimleri dönemlerinde köy bekçiliğine ara verip vermediği, taş ocağı veya diğer bildirimlerin yapıldığı işyerlerinde çalışırken aynı zamanda köy bekçiliği işini yürütüp yürütmediği sorulup araştırılmalı, hem köy bekçiliğinde hem taş ocağında çalıştığının anlaşılması halinde hak düşürücü sürenin söz konusu olmayacağı değerlendirilmeli, uyuşmazlık, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog