1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.09.2020 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olan ... plakalı aracın kusuru sonucunda oluşan trafik kazasında müvekkili ....'ün ağır şekilde yaralandığını, ilgili kazanın akabinde sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, başvuru sonucunda müvekkilinin uğramış olduğu bedensel iş gücü kaybı, sürekli ve pasif iş göremezlik bedeli, bakım masrafları, tıbbi harcamalar ve ulaşım masraflarına karşılık olarak sigorta şirketince 13.203,00-TL ödeme yapılmışsa da ilgili ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını, bahse konu ödeme ile taraflarınca haricen yapılan aktüer hesabı arasında fahiş bir fark bulunması nedeniyle 18.03.2022 tarihinde yeniden sigorta şirketine başvurulduğunu, ilgili başvurularının 30.03.2022 tarihli mail cevabı ile ödemenin yapıldığı ve herhangi bir sorumluluğun kalmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, dava konusu edilen tutarın trafik kazası sonucunda yaralanan müvekkilinin maluliyeti nedeniyle vuku bulan bakiye tazminata ilişkin olup söz konusu miktarın davalı sigorta şirketi tarafından ödenmediğini, 25.09.2020 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... Sokak üzerinden gelerek ... Sokak kavşağına giriş yaptığı esnada aracının tampon kısmı ile kavşağa giriş yapan iki tekerlikli bisiklet sürücüsü ...'e çarpması ve çarpmanın etkisiyle bisikletin kaldırım üzerinde bulunan müvekkili ...'e çarpması sonucunda yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında müvekkili davacının derhal ... Hastanesine kaldırıldığını, yapılan tetkikler ve muayeneler sonucunda sağ ayak ve tibia bölgesinde hassasiyet bulunduğu, tibia ve fibulada fraktür mevcut olması nedeniyle atele alındığı yönünde rapor oluşturulduğunu ve müvekkilinin yaklaşık 10 gün hastanede kaldığını, ayrıca .... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına başvuran müvekkilinin muayenelerinin yapıldığını ve sonucunda kaza tarihi olan 25.09.2020 itibariyle geçerli olan yönetmelik( Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik) uyarınca müvekkilinin maluliyet oranı ve durumunun da tespit edildiğini, kazanın akabinde kusurlu aracın ZMMS sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 15.10.2020 tarihinde, müvekkilinin uğramış olduğu bedensel iş gücü kaybı, sürekli ve pasif iş göremezlik bedeli, bakım masrafları, tıbbi harcamalar ve ulaşım masraflarının ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketince, 08.11.2021 tarihinde 13.203,00-TL ödeme yapılmış olsa da ilgili tutarın müvekkilinin zararlarını karşılamadığını, davalı sigorta şirketinin, kazaya kusuruyla sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olduğunu ve müvekkilinin yaşadığı zarardan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kalan tutar açısından ise araç sürücüsü ve araç sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun izahtan vareste olduğunu, müvekkilinin yaşadığı elem nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, uzun süren tedaviler ve oluşan hasarın müvekkilinde ağır acı ve manevi tahribata neden olduğundan işbu zararın kısmen de olsa giderilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın ikame edilmesinden evvel 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A hükmü ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak arabuluculuk sürecinin tarafların anlaşma zemini bulmaması üzerine anlaşamama ile sonuçlandığını iddia ederek; haklı davalarının kabulü ile davalı sigorta şirketince ZMMS ile sigortalı olan ... plakalı aracın kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin maluliyeti nedeniyle vuku bulan ZMMS poliçesi kapsamında,
HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TLmaddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi bakımından poliçe limitleri dahilinde olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talepleri açısından ise 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ile araç sahibinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar aleyhine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 25.09.2020 tarihinde müvekkili ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla seyir halindeyken .... Mah. ... Caddesi üzerinde bulunan kavşağa yaklaştığı sırada bisiklet sürücüsü ...'in dört yoldan ana yola hızlı bir şekilde çıktığını ve müvekkilinin aracının sağ ön tamponuna çarparak düştüğünü, bu çarpmanın etkisiyle bisiklet sürücüsünün de davalıya çarptığını, müvekkilinin hemen aracından indiğini ve ilgilendiğini, Mahkemenin yetkisiz olduğunu, iş bu davanın usulden reddi gerektiğini, somut olayda davacı ve davalının yerleşim yeri mahkemesi olan Küçükçekmece Mahkemesi ya da davalı sigorta şirketinin yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, kaza tarihinin 2020 yılı olup teminat limiti kapsamında tazminat tutarının müvekkilinden değil sigorta şirketinden istenmesinin gerektiğini, bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, 2020 tarihi itibariyle sigorta şirketlerinin bedensel zararlar için belirlemiş olduğu limitin 410.000,00 TL olduğunu, öncelikle bu limitin sigorta şirketinden istenmesi gerektiğini, teminat limitini aşan bir maluliyet var ise bu aşan tutarın sürücüden ve işleteninden istenebileceğini, bu aşamada sigorta şirketinden talep edilmeden doğrudan müvekkilinden istenmesinin usuli bir eksiklik olup davanın reddini gerektirdiğini, trafik sigortasının kazaya sebep olan kişinin ödemekle yükümlü olduğu tazminatların poliçe kapsamında sigorta şirketi tarafından ödenmesini sağladığını, ZMM Genel Şartları B.2. Maddesi gereği kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin usul ve yasa gereği mümkün olmadığını, .... tarihli ATK raporu incelendiğinde kaza neticesinde davacının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığının görüleceğini, kaza tespit tutanağına bakıldığında müvekkilinin kusurunun %100 olmadığının görüldüğünü, Avcılar Trafik Denetleme Büro Amirliğinin .... Tarihli kaza tespit tutanağında müvekkiline "Bu kazanın oluşumunda sürücü ... 2918 sayılı KTK'nın 57/1-A maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu..." denilmişse de kaza tespit tutanağındaki kusur oranları ile bağlı kalınmaksızın yeni bir kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafın manevi zarara uğradığını beyanla 20.000-TL manevi zarar talep ettiğini, yaşanan olayın her ne kadar talihsiz bir olay olsa da bir trafik kazası olduğunu, yani nihayetinde bir kaza olduğunu, müvekkilinin bilerek ve isteyerek bu kazayı yapmadığını savunarak; müvekkiline karşı açılmış bulunan işbu davanın reddi ile mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... SİGORTA A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 22.10.2019-20 vade tarihli poliçe nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, davacı tarafa, 08.11.2021 tarihinde %25 kusur ve %7 maluliyet oranı dikkate alınarak yapılan hesaba göre 13.203,00 TL ödeme yapıldığını, bu nedenle bakiye taleplerin reddi gerektiğini, öncelikle Anayasa Mahkemesi kararı ile veya bu tarihten sonra yapılan başka bir düzenleme ile Trafik Sigortası Genel Şartları’nın tazminat hesaplamasına ilişkin hükümlerinin yürürlükten kaldırılmadığını, işbu hükümlerin hala yürürlükte olduğunu, yerleşik içtihatlar ile işbu Genel Şartlar’da yer alan hükümlerin yürürlüğe girdiği 01.06.2015 tarihinden itibaren düzenlenen tüm poliçeler bakımından uygulanması gerektiğinin Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinde yer alan ve iptal konusu atıf hükmünden bağımsız olarak kabul edildiğini ve uygulandığını, tazminat hesaplamasında dikkate alınacak parametrelerin 01.06.2015 tarihli Trafik Sigortası Genel Şartları ile belirlenmiş olmakla; Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinde yer alan iptal konusu ifadeler in kanun hükmüne 26.04.2016 tarihinde eklendiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu dahil tüm yargı merciileri tarafından kanuna yapılan ekleme öncesinde düzenlenen poliçeler ve meydana gelen kazalar için de Genel Şart hükümlerinin dikkate alınması gerektiğinin kabul edildiğini ve bu yönde kararlar verildiğini, Anayasa Mahkemesi kararının 17.07.2020 tarihinde verilmiş olmakla; iptal kararlarının geriye yürümeyeceği de gözetilerek hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere karar tarihinden önce düzenlenen poliçeler ve meydana gelen kazalar bakımından etkisinin bulunmadığının gözetilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararında vurgulanan gerçek zarar hesabının özü itibariyle varsayımlara dayalı aktüeryal bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılmasının esas olduğunu, benzer şekilde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 21.maddesine göre, SGK tarafından iş kazası veya meslek hastalığı sonucu iş göremezlik nedeniyle bağlanan gelirler ile ölüm nedeniyle hak sahiplerine bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi olduğunu, SGK’da 25.09.2012 gün 2012/32 sayılı Genelgesi ile peşin değer hesabında TRH 2010 Ulusal Mortalite tabloları ve Kurumca belirlenen iskonto oranı dikkate alarak kullanmakta olduğunu, Anayasa Mahkemesi’nin konu iptal kararının maluliyet tespiti bakımından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi ya da Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Yönetmeliklerinin esas alınmasını engellemediğini, bilakis bu hususun söz konusu karar ile de kabul edildiğini, sonuç olarak trafik sigortası sözleşmesinin yasa ile zorunlu kılınmış olması ve bu sözleşmenin içeriğinin de yine Türk Ticaret Kanunu ve Sigortacılık Kanunu’nun ilgili maddeleriyle düzenlenerek halen yürürlükte olan genel şartlar ile poliçenin bir bütün olduğunun vurgulanmış olması karşısında, dosyada tazminat hesaplanması bakımından Genel Şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınmasını talep ettiklerini, Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihli ve E.2019/40; K.2020/40 sayılı Kararı ile iptal edilen KTK hükümleri nedeniyle ortaya çıkan kanun boşluğunun 19.06.2021 tarihli Resmi Gazete ile yürürlüğe giren 7327 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 18. ve 19. Maddeleri ile Karayolları Trafik Kanunun’nda yapılan değişiklikler ile belirli hale gelmiş olup söz konusu kanun hükümlerinin işbu tarihte devam eden yargılama süreçlerinde de dikkate alınması gerektiğini, bu anlamda dosya hesaplamasında Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinin güncel halinin dikkate alınması gerektiğini, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında TRH2010 tablosunun kullanılması, %1,8 teknik faiz uygulanması ve hesaplamanın progresif rant yöntemi yerine aktüeryal yöntemlerle yapılması gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere yeni kanun hükümlerinin uygulanmaması halinde dahi progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılması ve teknik faizin hesaba katılmamasının açık bir şekilde gerçek zarar ilkesine aykırı olup ülkenin ekonomik yapısı ve koşulları da gözetilerek irat halinde yapılması gereken ödemenin peşin yapılması halindeki reel getirisinin hesaplamada gözetilmesi ve aktüeryal hesaplama yöntemi kullanılması gerektiğini, açıkladıkları sebeplerle uyuşmazlık konusu bedeni zararlara ilişkin tazminat hesaplamaları bakımından poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli güncel mevzuata göre değerlendirme yapılmak suretiyle tazminat hesaplanmasına karar verilmesini, davayı kabul manasında olmamak üzere kaza ile davacının sakatlığı arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp ... İhtisas Kurumu’na sevk edilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre rapor tanzim edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu gözetilerek kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, davacının talebine konu geçici iş göremezlik, bakıcı, tedavi ve yol gideri tazminatı taleplerinin yasa değişikliği ile SGK'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bunun yanında, uyuşmazlığın poliçe tanzim tarihi olan 22.10.2019 tarihi itibariyle yeni Genel Şartlara tabi olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, davacının zararın artmasında kusuru bulunması halinde hesaplanacak tazminattan müterafik kusurun tenzili gerektiğini, ayrıca, söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığı hususunda tespit yapılarak davacı tarafa SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı ve psd'ye tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ceza dosyasında uzlaşma olması durumunda, davanın, yerleşik yargı kararları gereği, hiçbir araştırmaya gerek kalmadan reddinin gerekeceğinin de açık olduğunu, müvekkili şirketin faiz sorumluluğu var ise dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacı tarafça müvekkili şirkete gerekli evrakların tümü ile başvuru yapılmamış olduğundan davacının usule uygun olarak başvuru yapmadığı kabul edilerek temerrüt tarihinin dava tarihi olarak alınması gerektiğini, işbu taleplerinin kabul görmemesi halinde ise başvurunun müvekkili şirkete ibraz edildiği tarihten 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak; haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, usulden ret sebepleri kabul görmeyecek ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi davalı ...'a tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı adına duruşmalara katılan olmamıştır.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Uyuşmazlığın; davacının yaralanması ile sonuçlanan 25/09/2020 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumunun ne olduğu, davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun olup olmadığı, davacının maddi zararlarının oluşup oluşmadığı, talep edilebilecek maddi tazminat bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti, manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, davalıların maddi manevi zarar taleplerinden sorumlu olup olmayacağı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Tarafların SGK, Takbis ve Polnet kayıtları UYAP ortamından alınarak dosyaya eklenmiştir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları kolluk vasıtası ile araştırılmıştır.
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. sayılı dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş incelenmesinde; müştekilerin ... ve ..., şüphelinin ... olduğu, Taksirle Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına neden olma suçundan iddianame düzenlenerek Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği ve Mahkemenin ... Esas sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Küçükçekmece ....Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezine müzekkere yazılarak; davacı adına 25/09/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanmasından dolayı sürekli sakatlık, geçici iş göremezlik veya malüliyet ve emeklilik nedenleriyle herhangi bir tazminat, aylık ödemesi yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş; 22/06/2022 tarihli cevabi yazıda, davacının kaza tarihi itibariyle 5510 Sayılı Kanunun 4. Maddesi kapsamında sigortalı olmadığı, aynı Kanunun 60/a-1 eşinin bakmakla yükümlüsü kapsamında olduğundan geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmemekte ve gelir bağlanmamakta olduğu hususları bildirilmiş, müzekkere cevabı ve ekleri incelenerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden; ... plakalı araca ait tramer kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Türkiye Noterler Birliğinden; ... plakalı araca ait araç tescil bilgileri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. .... Hastanesinden; davacı ....'ün hastane nezdinde görmüş olduğu tüm muayene ve tedavilerine ilişkin tıbbi belgeler celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ...
Sigorta A.Ş.'den; .... numaralı sigorta poliçesi ve bu poliçeye ilişkin .... numaralı hasar dosyasının bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası davacının iddiası, davalı taraf savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre davaya konu kazada tarafların kusur oranlarının tespiti bakımından kusur/trafik konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dosyaya ibraz edilmiş, 24/11/2022 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "... Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK’ nun 84/h. Md. yoluyla 47/c,d. 52/a,b. 57/a Md. Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Kavşaklarda Geçiş Hakkı) trafik kurallarına karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...’ın %75 oranında Asli Kusurlu olduğu; Yine önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK’nun 47/c,d, 52/a,b, Md. Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama) kurallara karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen 2 tekerli bisiklet sürücüsü dava dışı ....’in %25 oranında Tali Kusurlu olduğu; Herhangi bir kural ihlali bilgisine rastlanmayan, sokakta belirtilmeyen yönde yürüdüğü ve karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı esnada; Kendi etkisi olmadan kazaya karışan ve kontrolden çıkarak savrulan bisikletin ve bisiklet sürücüsünün çarpmasına uğrayan davacı yaya ...’ün kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve Tamamen kusursuz olduğu; Kaza tarihinde ... plakalı otomobilin KZMS (Trafik) sigortası olan davalı ...
Sigorta A.Ş.’nin ise(KTK’ nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...’ ın kusuru oranında ve sigorta kapsamına göre sorumlu olduğu; Aynı kaza tarihinde ... plakalı otomobilin maliki olan davalı ...’ ın ise (KTK’ nun 85. Md. işleten) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...’ ın kusuru oranında, adı geçen sürücü ile birlikte müştereken müteselsilen sorumlu olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. ..... Ulaşım Dairesi Başkanlığı Trafik Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; ... Mahallesi ... Sokak ile ... Sokak kesişiminde bulunan kaza yerinde tanzim edilen kaza tutanağı ile bildirilen "Dur' levhasının ne zaman konulduğu, şayet levha çıkarıldı ise hangi tarihte çıkarıldığı hususlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş; bila tarihli cevabi yazıda, söz konusu levhanın 16/12/2015 tarihinde ilk imalatının yapılmış olup periyodik olarak sahada bakım ve onarımlarının yapıldığı hususları bildirilmiş, müzekkere cevabı ve ekleri incelenerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
25/01/2023 tarihli celse ara kararı ile; dava konusu trafik kazasında tarafların kusur oranlarının tespiti bakımından Mahkememiz dosyası İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderilerek rapor düzenlenmesi istenilmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ... tarih .... sayılı raporlarında; "...Sürücü .... yönetimindeki bisiklet ile kavşak mahalline yaklaşırken kontrollü ve tedbirli bir şekilde geçiş yapması gerekirken buna riayet etmediği anlaşılmakla; kazada alt düzey %10 oranında tali kusurlu, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri esnasında kendisine hitaben bulunan DUR levhasını dikkate alıp anayol üzerinde seyir halinde olan araçların hız ve mesafesini kontrol altında bulundurup gerekli ve yeterli kontrollerini yapması akabinde tedbirli bir şekilde kavşağa girmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip kontrolsüz bir şekilde kavşağa girdiği, ilk geçiş hakkını anayol üzerinde seyir halinde olan bisikletliye vermeyerek çarpışmanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, yola gereken dikkatini vermediği, dikkatsizce ve tedbirsiz bir şekilde araç kullandığı anlaşılmakla; kazada %90 oranında asli kusurlu olduğu" yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. ATK raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Davanın devam ettiği aşamada, davacı vekili UYAP Bilişim sistemi üzerinden gönderdiği 12/09/2023 tarihli dilekçesi ile; davalı sigorta şirketi ile müvekkili arasında sulh sağlandığına ve maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerine ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 Sayılı TBK un 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olup; aynı Kanunun 56/1. fıkrasında da, bir kimsenin bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği hüküm altına alınmıştır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni de doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları TBK'nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur.(TBK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(TBK 163/2) Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(BK163/1)
Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, toplanan ve sunulan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. sayılı dosyası, Küçükçekmece .. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, 24/11/2022 havale tarihli bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen .... tarih ... sayılı raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu; olay tarihinde dava dışı sürücü ....'in sevk ve idaresindeki bisiklet ile ... Sokağını takiben seyir halinde iken kaza mahalli olan kavşağa geldiği esnada aracının sol yan kısmına; seyir istikametine göre sol taraftaki kavşak kolunu takiben gelen davalı sürücü ....'ın yönetimindeki ... plakalı otomobilin ön kısmıyla çarpması neticesinde çarpmanın etkisi ile savrulan bisikletin kaldırım üzerinde bulunan davacı yayaya çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, 24/11/2022 havale tarihli bilirkişi raporuna göre dava dışı bisiklet sürücüsü ... ’in %25 oranında tali kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...’ın %75 oranında asli kusurlu olduğu, davacı yayanın herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ... tarih ... sayılı raporuna göre kazanın oluşumunda dava dışı sürücü ...'in %10 oranında kusurlu, davalı sürücü ...'ın %90 oranında kusurlu olduğu tespitlerinin yapıldığı, her iki raporda da asli kusurun davalı sürücü ...'ta olduğu, davacının kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığının tespit edildiği, kaza sonucunda yürütülen soruşturmada alınan Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün .... tarihli ... sayılı raporu ile davacıda saptanan kırığın yaşam fonksiyonlarının orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğu tespiti ile davacı tarafça sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı raporu ile davacının %7 sürekli engel oranı olduğu, davacı vekilinin 12/09/2023 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebi yönünden sigorta şirketi ile sulh oldukları ve maddi zararlarının sigorta şirketi tarafından karşılandığı, maddi tazminat taleplerinden feragat ettikleri yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmakla; davacının maddi tazminat talebinin feragat nedeni ile reddine, manevi tazminat davası yönünden ise kazanın meydana geldiği tarih, olayın gerçekleşme şekli, yeri, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu gösterir 24/11/.... havale tarihli bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen .... tarih ... sayılı raporu, davacının yaralanma derecesini gösterir Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün ....tarihli ... sayılı raporu ile .... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı raporu, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması, tarafların sosyal ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, hakkaniyet ilkesi ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde manevi tazminat talebinin kabulü ile 20.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
A) Maddi tazminata ilişkin davada;
1.HMK'nın 307 ve devamı maddeleri gereğince maddi tazminat talebi için açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL'nin 2/3'ü olan 179,90-TL harcın peşin yatırılan 358,63-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 178,73-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
4.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalılar lehine vekalet ücretine hükmolunmasına yer olmadığına,
6.Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
7.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, B) Manevi tazminata ilişkin davanın KABULÜ ile;
1.20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 1.366,20-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3.Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 80,70-TL başvurma harcı ile 179,90-TL peşin harcın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 1.000,00-TL bilirkişi ücreti, 990,25-TL posta gideri ve Adli Tıp faturası ücreti olan 1.578,00-TL olmak üzere toplam 3.568,25-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanıp takdir olunan 3.398,33-TL'sinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5.Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6.Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
7.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile davalı ... vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/10/2023 Katip ... ¸ Hakim .... ¸