Esas No
E. 2023/6319
Karar No
K. 2023/7265
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/6319 E.  ,  2023/7265 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2558 E., 2023/276 K.
KARAR: Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2017/297 E., 2017/287 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen asıl dava, borçlu olmadığının tespiti ile tekrar aylık bağlanması, birleşen dava ise itirazın iptali, takibin devamı ile icra inkar tazminatı istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen dava davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Asıl davada davacı-birleşen dava davalısı vekili özetle, davacı-birleşen dava davalısı ve eski eşinin fiilen birlikte yaşamadıklarını hak sahibi sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının kesilmesi nedeniyle davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti ile tekrar aylık bağlanmasını; birleşen dava ile davacı Kurum, yersiz ödenen aylıkların tahsiline ilişkin Kurumca yapılan takibe itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-birleşen dava davacısı vekili, davacı-birleşen dava davalısının talebini kabul etmeyerek, muvazaalı bir boşanma söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece özetle, asıl dava yönünden davacı-birleşen dava davasının davasının reddine, birleşen dosya yönünden ise Kurumun davacıya yapılan yetim aylığı ödemeler sonucu iptali istenen kısmın 38.452,63 TL olduğu, sağlık harcamalar nedeniyle iptali istenen kısmın 1.343,40 TL olduğu anlaşıldığından bu miktarlar üzerinden iptaline karar vermek gerektiğinden birleşen dosyada davanın kısmen kabulüne ve %20 oranında icra inkar tazminatı verilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesince özetle; “...Dosyadaki yazılara, yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle aksi kanıtlanamayan kurum denetim memuru raporu ile muhtar ve aza beyanları, zabıta araştırması içeriğine göre davacının boşandığı eşiyle boşanmadan sonra fiilen birlikte yaşadığı hususunun sabit olduğunun anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan asıl dava yönünden verilen hükme yönelik davacı-birleşen dava davalısı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

Birleşen dava yönünden, davacı kurum açısından karar tarihi itibariyle reddedilen bölümünün değeri 203,97 TL olup yasada öngörülen kesinlik sınırının altında olduğu bu itibarla kararın davacı yönünden kesin olduğu anlaşıldığından davacı-birleşen dava davalısı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kesin karar nedeniyle reddine, takip konusu alacağın tartışmalı olduğu açık olup icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetli olmadığından davacı vekilinin birleşen dava yönünden verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, -Asıl dosya yönünden davacının davasının reddine, -Birleşen dosya yönünden davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile;

a)... İcra Dairesinin 2016/24087 esas sayılı icra takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile, takibin 39.796,03 TL asıl alacak ile bu asıl alacaklardan 38.452,63 TL sinin borcun doğuş tarihi olan 26.08.2015 tarihinden, 1.343,40 TL sine borcun doğuş tarihi olan 09.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına, b)İcra inkar tazminatı talebinin reddine," dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen dava davalısı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairece; “...davacı-birleşen dava davalısının boşandıktan sonra adresini 03.07.2012 tarihinde ...’e aldırdığı ve bazı tanıkların davacıyı boşandıktan sonra bir süre (1 yıla yakın) görmediklerini beyan etmeleri karşısında, davacının ... adresinde kolluk araştırması yapılarak, bu adreste ikamet edip etmediği, etmiş ise kiminle ve hangi tarihte ikamet ettiği belirlenip, çocukların okul kayıtları da getirtilerek karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu tüm sürenin reddi isabetsizdir. Diğer taraftan sonraki dönem yönünden mahkemece yapılan inceleme yerinde olup, belirtilen eksiklikler giderildikten sonra boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Kararda özetle: “...bozma ilamı doğrultusunda Sosyal Güvenlik Kurumu'na, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, bildirilen ... adresinden zabıta araştırması yapılmıştır. Yapılan zabıta araştırmasında 2012-2013 yılları arasında binanın yöneticisi, mal sahibi ve komşu işyeri sahipleri ve bina komşuları ile yapılan görüşmede şahısları tanımadıkları ve muhtarlıkça şahıslarla ilgili herhangi bir kaydın tespit edilemediği bildirilmiş, Milli Eğitim Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda çocukların ...'de eğitim gördüklerine dair bir kayda rastlanılmamıştır. Anlaşmalı olarak gerçekleşen ve 13.06.2012 tarihinde kesinleşen boşanma kararından sonra davacının 20.03.2013- 24.07.2015 tarihleri arasında ... Eğitim Araştırma ve Özel İmparial hastanesinde muayene kayıtlarının bulunduğu ve yine Trabzonda bulunan eczanelerden ilaç aldığı görülmekle, söz konusu dönemde ...’de ayrı yaşadığına dair davacı tarafça da başkaca bir delil sunulmadığı anlaşılmakla asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen dava yönünden ise kısmen kabulüne ilişkin;

1.Asıl dosya yönünden davacının davasının reddine,

2.Birleşen dosya yönünden; davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile;

a)... İcra Dairesinin 2016/24087 esas sayılı icra takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile, takibin 39.796,03 TL asıl alacak ile bu asıl alacaklardan 38.452,63 TL sinin borcun doğuş tarihi olan 26.08.2015 tarihinden, 1.343,40 TL sine borcun doğuş tarihi olan 09.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına,

b)İcra inkar tazminatı talebinin reddine, ” dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen dava davalısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı-birleşen dava davalısı vekili temyiz dilekçesinde özetle;

hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl dava ile hak sahibi olarak kurumca muvazaalı boşanma gerekçesiyle kesilen aylığın yeniden bağlanması ve faiziyle birlikte ödenmesi, kuruma borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava ile, yersiz ödenen aylıkların tahsiline ilişkin kurumca yapılan takibe itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple; Davacı-birleşen dava davalısı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı-birleşen dava davalısına yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.