Esas No
E. 2023/1694
Karar No
K. 2023/3008
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/1694 E.  ,  2023/3008 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/188 E., 2022/356 K.

...

...

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/391 E., 2019/103 K.

Taraflar arasındaki davacıların murisi ...'dan bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işlemi nedeniyle, borçlu olmadıklarının tespiti talebiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisleri müteveffa ...'ın vefatı nedeniyle Mülga 1479 sayılı hükümlerine göre dul ve yetim aylığı almaktayken, mütevefanın Belediye Başkanı olarak görevde bulunduğu sırada görevi nedeniyle öldürülmüş olduğunun kesinleşmesine müteakiben şehit sayılması, 5434 sayılı Kanun uyarınca vazife malülü hükümlerinin uygulanmasına dair menfi işlemin ...

5.İdare Mahkemesinin 2016/1872 Esas 2017/1749 Karar sayıl kararı ile iptal edilmesi üzerine kurumca 01.03.2011 tarihinden itibaren geçerli olarak dul ve yetim olan müvekkillere 5434 sayılı Kanun uyarınca vazife malülü aylıkları bağlanmış olduğunu ancak almakta oldukları 1479 sayılı Kanun kapsamındaki aylığa esas hizmet süresinden indirilerek 1080 günden az hizmetin kaldığı gerekçesi ile 1479 sayılı Kanunu hükümlerince ödenmekte olan ölüm sigortasından dul ve yetim aylıklarının yasaya aykırı olarak iptal edildiğini, ayrıca müvekkillerden 01.03.2011 tarihi itibari ile ödenmiş miktarların kendilerine boç tahakkuku yapılarak geri istendiğini, müvekkillerden... aleyhinde Malkara İcra Müdürlüğünün 2018/943 Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, diğer müvekkillerin şehit yakını olması ve şehit yakınları aleyhinde icra takibi yapılamayacağına dair Cumhurbaşkanlığı Genelgesine istinaden icra takibi yapılamadığından yine yasaya aykırı şekilde ödenmekte olan vazife malüllüğü aylıklarından kesinti yoluna gidilerek ve halen haksız olarak kesinti yapıldığını, mütevefanın 1080 günlük primi ödeme gün sayısı şartının gerçekleşmiş olduğunu, bu nedenlerle; takibe ve takip konusu asıl alacak, faiz ve ferileri yönünden kısmen zamanaşımının gerçekleşmesi ve bahsedilen diğer nedenlerle de herhangi bir borcun olmaması nedeniyle itirazlarının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacılar vekili 11.03.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinin sonuç kısmı," müvekkillere 1479 sayılı Kanun hükümlerine göre ödenmekte olan dul ve yetim aylıklarının 01.03.2011 tarihi itibariyle iptali işlemi ile borç tahakkuku işlemlerinin yasaya aykırı olduğunun ve aylıkların kesildiği tarih itibariyle bağlanması gerektiğinin tespitine, ödenmeyen aylıkların faizi ile ödenmesine" şeklinde değiştirilmiştir.

II. CEVAP

Dava dilekçesinin açıklama bölümünde kurum işleminin iptalini ancak sonuç bölümünde takibin iptali talep edildiğinden dava dilekçesinin açıklanması gerektiğini, davacıların murisi ...'ın 20.10.1999 tarihinde ölümü ile murisin hak sahibinin 28.02.2008 tarihinde kuruma müracaatı ile 2926 sayılı Kanun kapsamında 196 gün ve 1479 sayılı Kanun kapsamında 911 gün toplam 1107 gün ile 01.03.2008 tarihi itibari ile ölüm aylığı bağlandığını, mütevefanın vazife malulü sayılması nedeni ile belediye başkanlığ ıdönemi hizmetleri bağlanan vazife malüllüğü maaşını ilgilendirmesi nedeni ile ölüm maaşı hesaplamasında dikkate alınamayacağını, davacıların murisinin vazife malullüğü ile ilgili hizmet düşüldüğünde ölüm maaşına yeterli hizmet olmadığı tespit edilerek ve yapılan tespit ile faizsiz olarak maaş kesildiğini ve yersiz yapılan ödemelerin geri istendiğini, buna ilişkin Malkara İcra Müdürlüğünün 2018/943 Esas sayılı dosyası ile ...'e takip yapıldığını, ilgili takibin borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu, halen itirazın iptali davasının devam ettiğini, bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacılar murisinin vefatı nedeniyle davacalar lehine 01.03.2011 tarihinden geçerli olacak şekilde dul ve yetim olan davacılara 5434 sayılı Kanun uyarınca vazife malulü aylığı bağlandığı, ancak 15.05.1999 ila vefat tarihi olan 29.10.199 tarihleri arasında davacılar murisinin belediye başkanlığı süresince hizmetleri emekli sandığı hizmeti sayılarak, almakta oldukları 1479 sayılı Kanun kapsamındaki aylığa esas hizmet süresinden tenzil edilerek ödenmekte olan ölüm ve yetim aylıklarının iptal edildiği, davacıların tenzil edilen bu sürede kusurlu veya kasıtlı davranışlarının bulunmadığı, SSİY nin 35 inci maddesine göre aylık bağlama koşullarından prim ödeme gün sayısı şartının sigortalıların kasıtlı veya kusurlu davranışlarından kaynaklanmayan nedenlerle yerine gelmediği daha sonra anlaşılanların eksik hizmet süreleri kanuna veya 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanacak süresi olanlar borçlanma talep tarihinde Kanun'un 82 nci maddesine göre tespit edilecek pirime esas günlük kazanç alt sınırı üzerinden eksik hizmet süresi kadar borçlandırılmak suretiyle borçlananlar için yeni bir aylık hesabı yapılmaz ve aylık başlangıç tarihi değiştirilmez düzenlemesine göre davacının eksik olan 138 günlük hizmet süresi askerlik borçlanması yapmak suretiyle borçlanarak borcunda ödenmiş olduklarından aylıkların bağlandığı 01.03.2008 tarihinden itibaren aylıkların ödenmeye devam etmesi gerektiği ve davacıların aylıklarının kesilerek borç kaydedilmesi işleminin yerinde olmadığı kanaatiyle, davacılara ilk aylık bağlama tarihi olan 01.03.2008 tarihi itibariyle aylıkların davacılara ödenmesi gerektiğinin tespitine; bu tespitle birlikte davalı Kurum tarafından yapılan 30.03.2018 tarihli 16128601-855.02-E.1968224 sayılı, 30.03.2018 tarihli 16128601-855.02-E.1968176 sayılı, 28.03.2018 tarihli 16128601-855.02-E.1916485 sayılı borç tahakkuk işlemlerinin yerinde olmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların murisinin hizmetlerinin yeterli olması ile maaş bağlandığını, ancak ... İdare Mahkemesi kararı ile murisin hizmetlerinin bir kısmının vazife malullüğü olarak kabul edilen hizmetlerden olması nedeni ile iptal edildiği ve geriye kalan hizmetlerinin de ölüm maaşı bağlamaya yetmediğini ve 138 gün eksik kaldığını, Mahkemece bu 138 günün askerlik borçlanması yolu ile borçlanılarak doldurulabileceği gerekçe gösterilerek davanın kabul edildiğini, oysaki 3201 sayılı Kanun'da ölüm maaşı için arana şartlar en az 900 gün pirim yatırılmış olması ve askerlik veya diğer bir borçlanma ile bu 900 günün doldurulamayacağı şeklinde olduğunu, bu nedenle askerlik borçlanması ile eksik olan 138 günün borçlanma yapılarak hizmetten sayılarak ölüm maaşının bağlanması gerektiği yönündeki mahkeme gerekçesinin ve kararın hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç "Dosyadaki kayıt ve belgelere göre;

davacıların, 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine eklenen üç ve dördüncü fıkrası gereğince, dava açılmadan önce Kuruma müracaat ederek dava şartını yerine getirdiği, Kurumca taleplerinin ret edildiği, Davacıların murisi Mehmet Dölkanın 20.10.1999 tarihinde ölümü ile murisin hak sahiplerinin 28.02.2008 tarihinde kuruma müracaatı ile 2926 sayılı Kanun kapsamında 196 gün ve 1479 sayılı Kanun kapsamında 911 gün toplam 1107 gün ile 01.03.2008 tarihi itibari ile ölüm aylığı bağlandığı, ...

5.İdare Mahkemesinin 2016/1872 Esas 2017/1749 Karar sayılı kararı ile; Kamu görevi nedeniyle 29.10.1999 tarihinde öldürülen ...'ın mirasçısı olan davacı tarafından, 5434 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanması talebinin reddine yönelik dava konusu işlemin iptaline, davacının bu işlem nedeniyle oluşan parasal kayıplarının idareye başvuru tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içinde kalan kısmının idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği, kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi 11.İdari Dava Dairesinin 2017/11519 Esas, 2018/3557 Karar sayılı kararı ile 28.06.2018 tarihinde kesinleştiği,

Mütevefanın Belediye Başkanı olarak görevde bulunduğu sırada görevi nedeniyle öldürülmüş olduğunun kesinleşmesine müteakiben şehit sayılması, 5434 sayılı Kanun uyarınca vazife malülü hükümlerinin uygulanmasına dair menfi işlemin ...

5.İdare Mahkemesinin 2016/1872 Esas 2017/1749 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine kurumca 01.04.2011 tarihinden itibaren geçerli olarak dul ve yetim olan davacılara 5434 sayılı Kanun uyarınca vazife malülü aylıkları bağlandığı ancak 18.01.2018 tarihli ... SGM'nin Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne hitaben yazılan yazıda, 2011/58 sayılı genelgeye istinaden davacıların almakta oldukları 1479 sayılı Kanun kapsamındaki aylığa esas hizmet süresinin 1080 günden az 942 gün hizmetin kaldığı (2829 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi gereğince ilgilinin 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık süresi 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c bendi kapsamındaki hizmetleri ile birleştirilemeyeceğinden ilgilinin 4/c ile çakışan 4/b süresinin iptal edildiği) gerekçesi ile 1479 sayılı Kanun'un hükümlerince ödenmekte olan ölüm sigortasından dul ve yetim aylıklarının iptal edildiği, Davacıların 08.06.2018 tarihli talebine istinaden 140 gün askerlik borçlanmasının kabul edildiği ve 3.030,72 TL tutarın aynı gün bankaya yatırıldığı ve banka dekontunun dosyada mevcut olduğu,

30.07.2018 tarihli SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Tekirdağ SGM'ye hitaben gönderdiği yazıda; 2829 sayılı Kanun'un gerekçeleri ve 5434 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi anlatılarak, müteveffa sigortalının hak sahiplerine 5434 sayılı Kanun'un 69 uncu maddesi uyarınca 01.04.2011 tarihinden itibaren bu tarihten önceki sigortalı çalışmalarını kapsayacak şekilde 30 yıl üzerinden vazife malülü aylıkları bağlandığından, bu tarihten önce geçen sigortalı çalışmalar ile bu tarihler arasına denk gelecek her türlü borçlanma sürelerinin yeni bir ölüm aylığı bağlanabilmesi için ikinci kez dikkate alınmasına imkan bulunmadığından askerlik borçlanmasının iptal edilmesi ile ödenen borç tutarının faizsiz olarak hak sahibine ödenmesi gerektiğinin bildirildiği anlaşılmış" gerekçeleriyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların murisi ...'dan bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işlemi nedeniyle, borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.5510 sayılı Kanun'un 32/2-a maddesine göre en az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya Kanun'un 4 üncü maddesinin 1/a bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır.

3.5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;

a)Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,

b)Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise, bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermektedir.

3.Değerlendirme

1.Davacılar murisinin vefatı nedeniyle davacılar lehine 01.03.2011 tarihinden geçerli olacak şekilde dul ve yetim olan davacılara 5434 sayılı Kanun uyarınca vazife malulü aylığı bağlandığı, ancak 15.05.1999 ila vefat tarihi olan 29.10.1999 tarihleri arasında davacılar murisinin belediye başkanlığı süresince hizmetleri emekli sandığı hizmeti sayılarak, almakta oldukları 1479 sayılı Kanun kapsamındaki aylığa esas hizmet süresinden tenzil edilerek ödenmekte olan ölüm ve yetim aylıklarının iptal edildiği aylık bağlama koşullarından prim ödeme gün sayısı şartının yerine gelmediği halde Mahkemece ret kararı verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesi hatalıdır.

2.Ayrıca davanın yasal dayanağının 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddenin b fıkrası olup bu kapsamda davacıların aylığından mahsuben tahsil mümkündür. Mahkemece, bu çerçevede yapılacak değerlendirmeye göre bir karar verilmesi gerekir.

3.O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve istinaf itirazlarının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 5521 sayılı Kanun 6552 sayılı Kanun 5434 sayılı Kanun uyarınca vazife malulü aylığı bağlandığı, ancak 15.05.1999 ila vefat tarihi olan 29.10.199 tarihleri arasında davacılar murisinin belediye başkanlığı süresince hizmetleri emekli sandığı hizmeti sayılarak, almakta oldukları 1479 sayılı Kanun kapsamındaki aylığa esas hizmet süresinden tenzil edilerek ödenmekte olan ölüm ve yetim aylıklarının iptal edildiği, davacıların tenzil edilen bu sürede kusurlu veya kasıtlı davranışlarının bulunmadığı, SSİY nin 35 inci maddesine göre aylık bağlama koşullarından prim ödeme gün sayısı şartının sigortalıların kasıtlı veya kusurlu davranışlarından kaynaklanmayan nedenlerle yerine gelmediği daha sonra anlaşılanların eksik hizmet süreleri kanuna veya 3201 sayılı Kanunu 5510 sayılı Kanun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 2829 sayılı Kanun 1479 sayılı hükümlerine göre dul ve yetim aylığı almaktayken, mütevefanın Belediye Başkanı olarak görevde bulunduğu sırada görevi nedeniyle öldürülmüş olduğunun kesinleşmesine müteakiben şehit sayılması, 5434 sayılı Kanun uyarınca vazife malülü hükümlerinin uygulanmasına dair menfi işlemin ... 5. İdare Mahkemesinin 2016/1872 Esas 2017/1749 Karar sayıl kararı ile iptal edilmesi üzerine kurumca 01.03.2011 tarihinden itibaren geçerli olarak dul ve yetim olan müvekkillere 5434 sayılı Kanun uyarınca vazife malülü aylıkları bağlanmış olduğunu ancak almakta oldukları 1479 sayılı Kanun kapsamındaki aylığa esas hizmet süresinden indirilerek 1080 günden az hizmetin kaldığı gerekçesi ile 1479 sayılı Kanunu 5434 sayılı Kanun uyarınca vazife malülü hükümlerinin uygulanmasına dair menfi işlemin ... 5. İdare Mahkemesinin 2016/1872 Esas 2017/1749 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine kurumca 01.04.2011 tarihinden itibaren geçerli olarak dul ve yetim olan davacılara 5434 sayılı Kanun uyarınca vazife malülü aylıkları bağlandığı ancak 18.01.2018 tarihli ... SGM'nin Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne hitaben yazılan yazıda, 2011/58 sayılı genelgeye istinaden davacıların almakta oldukları 1479 sayılı Kanun kapsamındaki aylığa esas hizmet süresinin 1080 günden az 942 gün hizmetin kaldığı (2829 sayılı Kanunu 5434 sayılı Kanun 3201 sayılı Kanun 1479 sayılı Kanun K2829 md.1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog