12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/10253 E. , 2023/4004 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.
Davacı vekili 14.02.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık, silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından 09.02.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 12.02.2016 tarihinde tutuklandığını, 01.07.2016 tarihinde tahliye edildiğini ve yapılan yargılama ile beraat ettiğini, haksız tutuklama nedeniyle davacıya ait şirkette meydana gelen maddi kayıplar olduğunu belirterek; 300.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihi olan 09.02.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.
2.Davalı vekili 01.03.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3.Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2019 tarihli ve 2019/97 Esas 2019/456 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.02.2020 tarihli ve 2019/2081 Esas 2020/224 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ... davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.12.2021 tarihli, davalı vekilinin temyiz isteminin hükmonulan tazminat miktarına göre hükmün davalı yönünden kesin olması nedeniyle reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin ise esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminat taleplerinin reddedilmesinin ve hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz istemi; tazminat isteme koşullarının oluşmadığına, davanın süresinde açılmadığına, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; tazminat talebinde bulunan ...'ın 12.02.2016 tarihinde Bursa Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/59 sorgu sayılı kararıyla tutuklandığı, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince 2016/254 esas sayılı dosyasında 01.07.2016 tarihinde ara kararla tahliyesine karar verildiği, sanığın dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 09.01.2019 tarihinde kesinleştiği, her ne kadar davacı maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de davacının o tarihte ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin yetkili müdürü ve tek ortağı olduğu, ticari işletmenin faaliyette bulunduğu, tutuklu olduğu döneme dair verdiği beyannamelerde bir önceki döneme göre gelirinde azalma olduğu, bununla birlikte ekonominin içinde bulunduğu şartlara bağlı olarak veya işletmenin işletim şekline bağlı olarak şirketlerin cirolarının artıp azalabileceği, tutuklu olduğu dönemde şirketin faaliyet gösterdiği, kapanmadığı da gözetildiğinde maddi tazminatın belirlenebilir olmadığı, talebin bir bütün halinde manevi tazminat talebi içerisinde değerlendirilebilir olduğu anlaşılmakla davacının maddi tazminat talebinin reddine, davacının tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak mahkememizce takdir edilen 15.000TL. manevi tazminatın taleple bağlı kalınarak gözaltı tarihi olan 09.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesinden alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü gerektiği yönünde mahkemede oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğine, davalı vekilinin ise manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, davanın süresinde olmadığına ve eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğine ilişkin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde 2016/254 esas 2018/168 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından 09.02.2016-01.07.2016 tarihleri arasında 4 ay 23 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda atılı suçlardan beraatine hükmedildiği, beraat hükümlerinin 09.01.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 72.070 TL olduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen 15.000 TL manevi tazminata yönelik yapılan istinaf incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan ret kararının verilmiş olduğu gözetilerek, 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Davacının ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin yetkili müdürü ve tek ortağı olduğu, ticari işletmenin faaliyette bulunduğu, tutuklu olduğu döneme dair verdiği beyannamelerde bir önceki döneme göre gelirinde azalma olduğu, bununla birlikte ekonominin içinde bulunduğu şartlara bağlı olarak veya işletmenin işletim şekline bağlı olarak şirketlerin cirolarının artıp azalabileceği, tutuklu olduğu dönemde şirketin faaliyet gösterdiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı ve tutukluluk süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.02.2020 tarihli ve 2019/2081 Esas 2020/224 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.02.2020 tarihli ve 2019/2081 Esas 2020/224 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.