Esas No
E. 2023/19483
Karar No
K. 2023/4656
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2023/19483 E.  ,  2023/4656 K.

"İçtihat Metni"...

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi

SAYISI: 2015/45 E., 2015/229 K.

...

SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali

...

İNCELEME KONUSU

KARARLAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Aydın Çocuk Mahkemesinin, 29.05.2015 tarihli ve 2015/45 Esas, 2015/229 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/1, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, temyiz edilmeksizin 01.07.2015 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 2022/23751 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55599 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55599 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olayda Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.07.2022 tarihli ve 2021/6-434 Esas, 2022/520 Karar sayılı ilamında geçen, "..., alt sınırı beş yıldan az hapis cezasını gerektiren bir suçtan yargılanan sanığa, sorgusundan önce ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulduktan sonra istinabe suretiyle sorguya çekilebilecektir. Alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı ise sanıkların sorgusunun mutlaka yargılamayı yapan mahkemece gerçekleştirilmesi zorunludur...,Manisa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve asıl Mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanık T. S.’ın, hükmün açıklandığı 05.06.2015 tarihli son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mahkûmiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğindedir... '' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;

Dosya kapsamına göre, karar tarihinde, başka suçtan dolayı 06.01.2015 tarihinden, 06.06.2016 tarihine kadar Aydın E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan, sorgusu sırasında duruşmalarda bulunmaktan bağışık tutulma hakkı hatırlatılmayan ve bu yönde talebi de bulunmayan suça sürüklenen çocuğun, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 29.05.2015 tarihli son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.

2.Suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen inceleme konusu kararın kanun yolu bildiriminde "tebliğ" yerine “...tefhimden itibaren...” ibaresinin kullanıldığı anlaşılmıştır.

3.Karar duruşmasında Aydın E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa 23.06.2015 ve 18.07.2019 tarihlerinde tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tebliğin usûlsüz olduğu ve inceleme konusu hükümlerin kesinleşmediği anlaşılmıştır.

4.Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305 vd. maddeleri uyarınca temyiz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.