Esas No
E. 2023/19488
Karar No
K. 2023/4655
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2023/19488 E.  ,  2023/4655 K.

"İçtihat Metni"...

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/483 E., 2022/196 K.

...

SUÇ: Hırsızlık

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

...

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.11.2021 tarihli ve 2021/6088 Esas sayılı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan katılanın kilitli olarak park edilen motosikletini çaldığı iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Manisa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/483 Esas, 2022/196 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 26.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/30630 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54038 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54038 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre,

1.18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkındaki yargılamanın 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümlerine göre Çocuk Mahkemesinde yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde,

2.18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 185/1. maddesi gereğince duruşmanın kapalı yapılarak hükmün de kapalı oturumda açıklanması gerektiği hâlde buna aykırı olarak açık yargılama yapılarak karar verilmesinde,

3.Kovuşturma aşamasında hâlen 18 yaşını doldurmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi gereğince zorunlu müdafi tayin edilmesi ve müdafi huzurunda savunmasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hâkkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde,

4.. Kayden 10.03.2003 doğumlu olup, suçun işlendiği 29.06.2020 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamasında,

5.5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, 18 yaşını ikmâl etmeyen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki hâklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesinde,

6.Suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş fakat 18 yaşını doldurmamış olan sanığın, suç tarihi itibariyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği konusunda uzman bilirkişi raporu alınması gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir. .” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE

1.10.03.2003 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun yargılama aşamasında reşit olması nedeniyle duruşmaların açık olmasının gerekmesi, atılı suç ve ceza miktarı itibarıyla müdafi zorunluluğunun olmaması ve yargılama aşamasında 18 yaşından büyük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun müdafi istemediğini de belirtmesi nedeniyle (2) ve (3) numaralı kanun yararına bozma istemlerinin reddine karar verilmiştir.

2.Suç tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkındaki yargılamanın 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümlerine göre Çocuk Mahkemesinde yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

3.Kayden 10.03.2003 doğumlu olup, suçun işlendiği 29.06.2020 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmaması,

4.5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, 18 yaşını ikmâl etmeyen suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki hâklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,

5.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri ile 5395 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca, fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup (1), (4), (5) ve (6) numaralı kanun yararına bozma talepleri yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği (2) ve (3) numaralı bentlerde belirtilen (gerekçe kısmının (1) numaralı bendinde anlatılan nedenle) tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan (2) ve (3) numaralı KANUN YARARINA BOZMA İSTEMLERİNİN REDDİNE,

2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1), (4), (5) ve (6) numaralı kanun yararına bozma istemlerinin (gerekçe kısmının (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerinde anlatılan nedenlerle) KABULÜNE,

3.Manisa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/483 Esas, 2022/196 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog