12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2022/3768 E. , 2023/4147 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli 2014/144 Esas, 2015/50 Karar sayılı sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli 2014/144 Esas, 2015/50 Karar sayılı kararına sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 03.02.2020 tarihli 2017/5098 Esas, 2020/994 Karar sayılı kararı ile; "1-Katılan sanık ... hakkında; a-)Sanığın olaydan 45 dakika sonra yapılan alkol ölçümünde 0.17 promil alkollü olduğu anlaşılmış ise de, Dairemizin yerleşik içtihatları göz önünde bulundurularak kaza esnasında 1,00 promil altında bir miktarda alkollü olan sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesinde tanımlı bilinçli taksir hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmemesi, b-)Yukarıda anlatılan olayda; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu iki kişinin ölümü, iki kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması,
2.Katılan sanık ... hakkında; 240 promil alkollü olan ve azami hız sınırı 50 km/sa olan meskun mahal sınırları içerisinde beyanında 100 km/sa hızla gittiğinin belirten sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında,
TCK'nın 22/3. maddesinde yer alan “temel cezanın üçte birden yarısına kadar arttırılır” şeklindeki düzenlemesine ve TCK’nın 2. ile TCK’nın 61/10 maddesine aykırı olarak yazılı şekilde arttırım oranının “2/3” olarak belirlenmesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise; Sanık hakkında TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasında,
TCK’nın 22/3. maddesi gereğince 2/3 oranında arttırım yapılması ve aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca indirim yapıldıktan sonra 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası belirlenmesi gerekirken, hesap hatası neticesinde sanığın 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası olarak tayini," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine ve temyiz incelemesine konu Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli, 2020/112 Esas, 2021/396 Karar sayılı kararı ile, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.06.2022 tarihli ve 2022/60699 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafinin temyiz isteminin; sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle verilen cezanın fazla belirlendiğine ilişkindir.
2.Sanık ... temyiz isteminde temyiz sebebi belirtilmemiştir.
3.Katılan ... vekilinin temyiz isteminin; sanık ... hakkında alkolle kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık ... hakkında alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle verilen cezanın alt sınıra yakın olarak belirlenmiş olması nedeniyle eksik kaldığı, sanık ... hakkında verilen cezanın alt sınırdan ceza verilerek az verilmiş olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.19.04.2014 günü saat 03:50 sıralarında, azami hız sınırının 50 km/sa olduğu, meskun mahalde, aydınlatması olan, iki yönlü, düz, eğimsiz, 9,4 metre genişliğinde asfalt yolda 2,40 promil alkollü vaziyette olan katılan sanık ... yönetimindeki otomobil ile Selçuk Caddesini takiben Siteler istikametinden Hüseyin Gazi istikametine seyri sırasında kavşak yaklaşımında “Anayol-tali yol” levhası bulunduğu, olay mahalli dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde, kavşağa uygun hızla kontrollü biçimde girmesi gerekirken, kamera kaydından da anlaşılmakla mahal şartlarının üzerinde hızla dikkatsiz biçimde girdiği kavşakta seyrine göre soldan Şehit Rafet Sever Caddesini takiben gelerek kavşağa giren, kaza saatinden 45 dakika sonra yapılan ölçümde 0,17 promil alkollü olduğu tespit edilen katılan sanık ...'nın idaresindeki otomobilin sağ yan kesimine aracının ön kesimiyle çarpması ve çarptığı aracın savrularak yaya kaldırımı bordür taşına çarpıp sağına devrilmesi ve aynı yerde park halindeki başka bir araca da çarpması sonucu ölümlü yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir.
2.Kaza tespit tutanağı, savcılık aşamasında trafik bilirkişisinden alınan raporlara göre katılan sanık ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57 nci maddesinin (a) bendi uyarınca; kavşağa yaklaşan sürücülerin şartlara uyacak şekilde yavaşlamak geçiş hakkı olan araçlara önce geçmesine imkan vermek zorundadır kuralını ihlal ederek asli kusurlu olduğu, katılan sanık ...'ın ise 2918 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sürücülerin kavşağa yaklaşırken hızlarını azaltmak zorundadır kuralını ihlal ettiği ve aynı Kanunun 48 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca alkollü ... kullanma kuralını ihlal ettiği değerlendirilerek tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
3.28/08/2014 tarihli Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre;
Katılan sanık ...'nın yönetimindeki otomobil ile meskun mahalde seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde, kavşak girişinde kendisine hitaben "Yol Ver" levhası bulunmasına rağmen, trafiği kontrol etmeden, sağından gelen aracı dikkate almadan, dikkatsiz ve kontrolsüz biçimde kavşağa girmesiyle, kazanın meydana geldiği olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu,
Katılan sanık ...'ın yönetimindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahalde, alkollü vaziyette seyri sırasında aydınlatmanın olduğu mahalli kavşağa geldiğinde, kavşak öncesinde kendisine hitaben yer alan "Anayol- tali yol" levhasını dikkate alarak kavşağa uygun hızla kontrolü biçimde girmesi gerekirken, kamera kaydından da anlaşılmakla mahal şartlarının üzerinde hızla dikkatsiz biçimde girdiği kavşakta seyrine göre soldaki tali yoldan gelerek kontrolsüzce kavşağa giren ve kendisine ilk geçiş hakkını bırakmayan sürücü ...'nın kullandığı araçla çarpıştığı olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
4.Dava konusu meydana gelen kazada katılan sanık ...'nın aracında bulunan ... ve ...'nin vefat ettiği, katılan sanık ...'ın aracında yolcu olan mağdur ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, katılan sanık ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, katılan sanık ...'nın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığının rapor edildiği anlaşılmıştır.
5.Katılan sanık ...'nın olaydan 45 dakika sonra yapılan alkol ölçümünde 0,17 promil alkollü olduğu tespit edilmiş, katılan sanık ...'ın olaydan sonra 05:13 de yapılan alkol ölçümünde 2,40 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE
1.Dosyada mevcut üç bilirkişi raporunda da sanıkların kusur durumlarına ilişkin kanaatin aynı olduğu, raporların birbirleriyle, oluş ve dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, denetime elverişli, yasal dayanağa haiz ve yeterli olduğu, dosyadaki bilgi ve belgelerden mahkemenin uygulamasının isabetli olduğu anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak katılan sanık ...'nın asli kusurlu olarak iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına ve iki kişinin ölümüne neden olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak, katılan vekili ve katılan sanık ... müdafinin temyiz istemlerinin reddi ile hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak katılan sanık ...'ın 2,40 promil alkollü şekilde ve tali kusurlu olarak bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralanmasına, bir kişinin nitelikli yaralanmasına ve iki kişinin ölümüne neden olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı, katılan sanık ...'ın bilinçli taksirle hareket ettiğinin kabulü ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, mahkemece verilen ceza ve artırım miktarlarında isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, katılan vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Katılan sanık ...'nın olaydan 45 dakika sonra yapılan alkol ölçümünde 0,17 promil alkollü olduğu tespit edilmiş ise de, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere ve Dairemizin yerleşik içtihatları göz önünde bulundurularak katılan sanığın kaza esnasında 1.00 promil altında bir miktarda alkollü olduğu anlaşıldığından katılan vekilinin temyiz isteminin reddi ile sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması yönüyle hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli, 2020/112 Esas, 2021/396 Karar sayılı kararında sanık ..., sanık ... müdafi ve Katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.