12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/10078 E. , 2023/3393 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.
Davacı vekili 15.08.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan başlatılan soruşturmada 03.09.2018 tarihinde gözaltına alındığını ve aynı tarihte tutuklandığını, 07.02.2019 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonucunda İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarih ve 2018/404 Esas, 2019/205 Karar sayılı kararı ile beraat kararı verildiğini belirtmiş, bu kapsamda kazanç kaybı, avukatlık ücreti ve eşinin cezaevine ziyaret için yol masrafları olmak üzere 31,350,00 TL maddi ve manevi zararları için 500.000,00 TL manevi tazminatın kazanç kaybı için gözaltına alınma tarihinden, avukatlık ücreti için makbuz tarihinden ve yol masrafları için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
2.
Davalı vekili 09.09.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde olmadığını, davacının davaya rızasının olup olmadığının ve mükerrer dava açılıp açılmadığının tespiti gerektiğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, davacının kendi kusuru ile tutuklanmasına sebebiyet verdiğini, faiz talep edilemeyeceğini, davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesini istediklerini ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
3.Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2019/277 Esas, 2020/26 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.06.2020 tarihli ve 2020/607 Esas, 2020/424 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 30.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; eksik manevi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "... davacı ...'un uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçundan 03/09/2018 tarihinde gözaltına alındığı, 03/09/2018 tarihinde tutuklandığı, 07/02/2019 tarihinde tahliye olduğu, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09/05/2019 tarih, 20168/404 esas ve 2019/205 karar sayılı kararı ile davacının uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçundan beraatine karar verildiği, kararın 17/05/2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli kararın davacıya 01/06/2019 tarihine tebliğ edildiği, davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürenin başka cezadan mahsup edildiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, tazminat davasının davacı vekilinin 15/08/2019 tarihli dilekçesi ile açıldığı görülmekle davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bakırköy 1 nolu Metris kapalı ceza infaz kurumu'nun 03/09/2019 tarihli yazısına göre; davacının 03/09/2018-05/09/2018 tarihleri arasındaki sürenin ceza infaz kurumlarında infaz edildiği, Silivri 8 nolu L Tipi kapalı ceza infaz 09/09/2019 tarihli yazısına göre davacının 05/09/2018-07/02/2019 tarihleri arasındaki süreleri fiilen infaz gördüğü anlaşılmıştır. Davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı dönemde geliri ve kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemediği göz önüne alınarak yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda maddi tazminatın net asgari ücret tutarı üzerinden hesaplanması cihetine gidilmiştir. ... Toplam 1.496,04 TL+4.809,36 TL+2.020,90 TL+ 404,16 TL =8.730,46 TL maddi tazminat hesaplanmıştır.
Davacının yukarıda belirtilen ve tespit olunan gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği 157 günlük süre için davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre gözetilmek suretiyle, sebepsiz zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde, hak ve nefaset kurallarına uygun makul bir miktar olarak davacı yararına olarak maddi ve manevi tazminat ile taleple bağlı kalınarak kabul edilen gözaltı tarihinden (03/09/2018) itibaren yasal faize hükmedilmesinin uygun olduğu, fazlaya ilişkin talebin takdiren reddine karar verilmesinin gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının dava dilekçesinde tazminata konu dosya kapsamında avukata ödemiş olduğu vekalet ücretini de maddi tazminat kalemleri kapsamında talep ettiği ve buna ilişkin serbest meslek makbuzunu sunduğu; ... davacının yargılanması nedeniyle avukata ödemiş olduğu vekalet ücretinin davacı ile avukatının arasındaki hukuki ilişkinden kaynaklandığı ve tazminat davası kapsamında talep edilmeyeceği anlaşıldığından davacının taleplerinin bu yönden reddine karar vermek gerekmiştir." denilerek 8.730,46 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 8.759,56 TL'ye yükseltilmesi, manevi tazminatın 10.250,00 TL'ye indirilmesi ve vekalet ücretinin 2.851,43 TL olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
1.Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/404 Esas – 2019/205 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 03.09.2018 - 07.02.2019 tarihleri arasında 157 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 17.05.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.06.2020 tarihli ve 2020/607 Esas, 2020/424 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.