12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/39 E. , 2023/4463 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmü, katılan ... vekilinin temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan İzmir ... vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan ... Başkanlığ vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2015 tarih, 2015/1162 soruşturma no, 2015/724 iddianame nolu iddianamesi ile imar kirliliğine neden olma suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış olup, dosya Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/773 Esasına kaydedilmiştir.
2.Sanık hakkında Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.12.2015 tarih, 2015/2952 soruşturma no, 2015/1044 iddianame nolu iddianamesi ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış olup, dosya Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/4 Esasına kaydedilmiş, 05.01.2016 tarih, 2016/4 Esas, 2016/3 Karar sayılı karar ile dosyanın Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/773 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
3.Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
4.Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.07.2020 tarihli ve 2016/343377 sayılı, onama- bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan ...
vekilinin temyiz isteği;
1.Kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna,
2.Dava konusu taşınmazın yapım tarihinin kesin olarak belirlenmediğine, doğramaların imalat tarihinin 2012 yılı olduğunun tespitine rağmen sanık ... tanık beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulduğuna,
3.Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir.
B. Katılan İzmir ...
vekilinin temyiz isteği;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Suçun sabit olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine,
3.Diğer temyiz sebeplerine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel Mahkemenin Kabulü
1."Sanığın savunması, katılan vekilinin beyanları, İl Kültür Turizm Müdürlüğüne, Belediye Başkanlığına, Tapu Müdürlüğüne, Kadastro Müdürlüğüne yazılan yazı cevapları, bilirkişi raporları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırılık ve İmar Kirliliğine Neden Olmak suçlarından cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; Seferihisar Belediye Başkanlığının yazısında dava konusu yere ilişkin yapı kullanma izin belgesinin 22.05.2008 tarihinde verildiğinin belirtildiği, mahkememizce yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın 2007 yılında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından çekilen fotoğrafında bodrum katın gözükmediği, bu nedenle bodrum katın kapatılma işleminin yapı kullanma izin belgesi düzenleme tarihinden önce yapılıp yapılmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği, ayrıca bilirkişi raporunda taşınmazın bodrum katındaki doğramaların 2012/2 dönem imal tarihli olduğunun belirtilmesine karşın sanığın savunmasında dava konusu taşınmazın bodrum katının 2007 yılında kapattırdığını beyan eden savunmasının tanık... tarafındanda da doğrulandığı, sanık tarafından 2012 yılında doğramaların değiştirilmesine yönelik tadilatın dosyaya eklenen başka dosyadaki aynı yöndeki rapor uyarınca esaslı tadilat niteliğinde olmayıp, basit tadilat niteliğinde olduğunun anlaşılması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın tanık beyanı ile desteklenen bodrum katın 2007 yılında kapatıldığına ilişkin savunmasının aksi yönde dosyada delil bulunmaması nedeni ile bodrum katın 2007 yılında kapatıldığının kabulü gerekmiş sanığın 2012 yılında doğramaları değiştirmesi işleminin esaslı tadilat niteliğinde olmaması nedeni ile 2007 yılında kapatılan bodrum kat mevcut iken yapı kullanma izin belgesinin belediye tarafından verilmiş olması nedeni ile sanığın bodrum katın kapatılmasına ilişkin eylemin hukuka uygun olduğunu düşünmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, belediye tarafından yapılan herhangi hatalı bir işlemden sanığı sorumlu tutmanın mümkün olmadığı,sanığa ait taşınmaza ait tapu kaydında taşınmazın III. Derece doğal sit alanı olduğuna ilişkin herhangi bir şerhin bulunmaması 12.07.2009 tarih 28358 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "Korunan alanların tespit, tescil ve onayına ilişkin usul ve esaslara dair yönetmeliğin doğal sit alanları ve tabiat varlıklarının tescil ve ilanına ilişkin usul ve esaslar hakkındaki 7. Maddesinde tescil edilen doğal sit alanı veya tabiat varlığı il merkez ilçesinde bulunuyorsa valiliğin, diğer ilçe sınırları içerisinde kalıyorsa kaymakamın yazısı üzerine tapu kütüğünün beyanlar hanesine doğal sit veya tabiat varlığı olduğuna dair kayıt konulur." hükmüne rağmen taşınmaza ait tapu kütüğünün beyanlar hanesinde doğal sit alanına dair hiçbir kaydın bulunmadığı, ayrıca sanığın herhangi bir suç işleme kastının da bulunmadığı, ayrıca sanığın bodrum kattaki doğramaları sökerek bodrum katı iskan edilemez yapı kapsamına dönüştürdüğü anlaşıldığından üzerine atılı suçları işlemeyen sanığın ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. " denilmektedir.
2.Sanık savunmasında;" Üzerime atılı suçlamayı anladım. Dava konusu yeri 2007 yılında satın aldım. Ve 2007 yılında tadilat yaptırdım. Fakat tapuyu 2009 yılında satın aldım. 2007 yılından sonra da bodrum katla ilgili başkaca bir işlem yapmadım, tanıklarımı bir sonraki duruşmada hazır edeceğim dinlenmelerini talep ederim dedi." demiştir.
3.
Tanık ..... beyanında; "Sanık benim komşum olur kendileri dava konusu yeri 2007 yılında satın aldı. Satın alır almazda bodrum katı kapattırdılar. Satın alır almaz kapattırdıklarını çok iyi hatırlıyorum. Hatta hangi ustaya yaptıracakları hususunda bize danıştılar biz kendilerine yardımcı olduk. 2007 yılında bodrum katı kapattırdıktan sonra başka her hangi bir işlem yaptırıp yaptırmadıklarını hatırlamıyorum dedi. " demiştir.
4.Dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde 03.03.2009 tarihinde ferdileşme yoluyla edindiği anlaşılmıştır.
5.Mahkemece 21.03.2016 tarihinde keşif icra edilmiş olup, keşif neticesinde alınan 07.04.2016 tarihli mimar ve arkeolog bilirkişi ortak raporunda, dava konusu taşınmazın dosyaya sunulan yapı kullanma izin belgesinin 22.05.2008 tarihli olduğu, 2007 yılında İBŞB tarafından çekilen fotoğrafta suça konu bodrum katını gösteren mevcut bir fotoğraf bulunmadığından söz konusu imalatın yapı kullanma izin belgesi düzenleme tarihinden önce mevcut olup olmadığının anlaşılamadığı, ancak söz konusu doğramaların 2012/2. Dönem imal tarihli olması söz konusu tadilatın sanığın taşınmazı edinme tarihi olan 03.03.2009 tarihinden sonra sanık tarafından yapıldığını gösterdiğini, suça konu tadilatın ruhsatsız ve kaçak olarak yapıldığı, yapı kapsamında kaldığı, bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın III. Derece doğal sit alanı üzerinde kalan Atatürk Mahallesi, Yelken Sitesinde bulunan 119 ada, 1 numaralı parsel 24 numaralı bağımsız bölümde ruhsat ve eklerine aykırı olarak mevcut yapının yol kotu altında kalan kısımda tadilat yaparak kullanım alanına dahil ettiğinin tespiti üzerine hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet ve imar kirliliğine neden olmak suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmakla;
A. Katılan ...
vekilinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden temyiz isteği;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulu'nun 11.04.2000 gün ve 65–69, 22.10.2002 gün ve 234–366, 04.07.2006 gün ve 127–180, 03.05.2011 gün ve 155–80, 21.02.2012 gün ve 279–55, 15.04.2014 gün ve 599-190, 28.03.2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; katılan ... Başkanlığının, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yapılan yargılamaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Katılan ...
vekilinin İmar Kirliliğine neden olma suçu yönünden temyiz isteği;
1....'nın 16.03.2016 tarihli yazısı ile yapı tatil zaptı ile tespit edilen izinsiz uygulamaların kaldırıldığının tespit edildiğinin bildirilmesi ve 21.03.2016 tarihli keşif akabinde alınan mimar bilirkişi raporunda bodrum kattaki doğramaların sökülerek bodrum katın iskan edilemez hale geldiğini bildirmesi karşısında sanığın yapıyı eski hale getirmesi neticesinde suç işleme kastı olmadığından bahisle mahkemece verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Katılan İzmir ...
vekilinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden temyiz isteği;
1....'nın 16.03.2016 tarihli yazısı ile yapı tatil zaptı ile tespit edilen izinsiz uygulamaların kaldırıldığının tespit edildiğinin bildirilmesi ve 21.03.2016 tarihli keşif akabinde alınan mimar bilirkişi raporunda bodrum kattaki doğramaların sökülerek bodrum katın iskan edilemez hale geldiğini bildirmesi karşısında sanığın yapıyı eski hale getirmesi neticesinde suç işleme kastı olmadığından bahisle mahkemece verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR
A. Katılan ...
vekilinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden temyiz isteği; . Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarih 2015/773 Esas 2016/526 Karar Sayılı Kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan ...
vekilinin İmar Kirliliğine neden olma suçu yönünden temyiz isteği;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarih 2015/773 Esas 2016/526 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Katılan İzmir ...
vekilinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden temyiz isteği;
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarih 2015/773 Esas 2016/526 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.