12. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/21755
- Karar No
- 2012/16026
- Karar Tarihi
- 26.06.2012
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
12. Ceza Dairesi 2011/21755 E. , 2012/16026 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 86/2-b-e, 62/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre; sanığın gündüz vakti, meskun mahalde, yönetimindeki kapalı kasa kamyoneti park etmek için kontrolsüzce geri manevra yapması üzerine, taşıt yolunda bulunan ...'nın aracın sağ arka tekerleğinin altında kalarak yaşamını tehlikeye sokacak ve ağır (4) derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, iddianamede sanığın taksirle yaralama suçundan TCK'nın 89/1. maddesi gereğince cezalandırılmasının talep edilmiş olmasına, mahkemece gerekçeli karar başlığında, suçun “taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma” olarak gösterilmesine, gerekçeli kararın 3. sayfasında, “...sanığın ileriye doğru yavaş bir şekilde aracını park ederken yanlarda bulunan aynalardan aracın her iki yanını kontrol etmesi gerekirken bunu yapmaması hatta sanığın kolluk beyanında belirttiği şekilde parkta çocukların oynadığını görmesine rağmen daha dikkatli olması gerekirken bu hususlara dikkat etmemiş olması da nazara alınarak bilirkişi raporuna itibar edilerek sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğu konusunda mahkememizde vicdani kanaat oluştuğundan sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçu sabit görülerek...”; aynı şekilde, hükmün 1. bendinde “Sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçu sabit görülerek...” ve 2. bendinde “Sanığın üzerine atılı suç neticesinde...” ifadeleriyle sanığın eyleminin taksirle yaralama suçu olarak nitelendirilmiş bulunmasına, sanığın kasten mağduru yaraladığına dair bir iddia ve dosya kapsamında bu yönde bir delil olmamasına ve tayin olunan cezanın takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mahkemece gerekçeli kararın 3. sayfasında, “Kasten yaralama suçu yönünden değerlendirme” başlıklı bir paragrafa yer verilip, hükmolunan cezanın, gerek kararın gerekçesinde, gerek hüküm fıkrasında,
TCK'nın 89/1 ve 89/2-b-e maddeleri yerine,
TCK'nın 86/2 ve 86/2-b-e maddeleri uyarınca belirlendiğinin belirtilmesinin, hükmün esasına etkili olmadığı ve gerekçe ile hükmün karıştırılmasından söz edilemeyeceği anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiş; kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de,
Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesi içeriğine göre, hükmü sanık lehine temyiz etmiş olması ve aleyhe temyiz bulunmaması karşısında, bu husus bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine;
Cumhuriyet savcısının sanık hakkında eksik incelemeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığa hükmolunan temel adli para cezasının, “TCK'nın 89/1” maddesi yerine, “TCK'nın 86/2”; mağdurun yaşamını tehlikeye sokacak ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanması nedeniyle sanığa tayin olunan temel cezanın yarı oranında arttırılması sırasında, “TCK'nın 89/2-b-e” maddesi yerine, “TCK'nın 86/2-b-e” maddelerinin yazılması suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1. bendinde yer alan “86/2” maddesi yerine, “89/1” maddesi; hükmün 2. bendindeki “86/2-b ve e” maddesi yerine, “89/2-b-e” maddesinin yazılması, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.