Esas No
E. 2011/21802
Karar No
K. 2012/14790
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2011/21802 E.  ,  2012/14790 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Katılanlar : 1- ..., 2- ...

Suç : Haberleşmenin gizliliğini ihlal

Hüküm : Beraat

Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan, sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan ... vekili ve katılan ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 132/1-1. cümlesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için, belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmemeleri gerektiği yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, gizliliği sağlamaya özen gösterip, elverişli araçlar (internet, telefon, telsiz, faks, mektup, telgraf, kağıt vb.) ve ortak semboller (söz, yazı, işaret vb.) aracılığıyla paylaştıkları bilgi, düşünce, duygu ve tutumlarının; özel hayata ilişkin olsun ya da olmasın, başka kişi veya kişiler tarafından, özel bir çaba gösterilerek, doğrudan veya dolaylı şekilde (zarfı açılmadan ışığa tutulan mektupta olduğu gibi), okunmak veya dinlenmek suretiyle öğrenilmesi gerektiği; aynı maddenin 2. cümlesinde ise, anlaşılabilir olsun ya da olmasın, başkalarının haberleşme içeriklerinin kaydı, yani; yazı, ses, görüntü, özel işaretler gibi ortak sembollerin, başka bir nesne üzerine taşınarak (örneğin; ses veya görüntünün, manyetik bant üzerine, yazının başka bir kağıt, defter vb. nesne üzerine geçirilmesi, kopyasının alınması, elektronik iletinin taşınabilir belleğe veya CD'ye aktarılması gibi işlemlerle) sabitlenmesi ayrı bir suç olarak düzenlenmiş olup, bu madde kapsamında yer verilmeyen kişinin kendisiyle yapılan haberleşme içeriğini kaydetmesi eyleminin, koşulları bulunduğu takdirde, 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2. cümlesi kapsamında değerlendirilebileceği, bu açıklamalar ışığında, incelenen dosya içeriğine göre; sanık ve katılanların aynı kurumda çalışmakta olup, sanık ile katılan ... arasında önceye dayalı husumet bulunması, katılanların aşamalarda kendi içerisinde ve birbiriyle uyumlu beyanlarında, sanığın, kendi aralarında geçen telefon görüşmelerini dinleyip, kayda aldığına ilişkin iddiaları, iddiayı doğrular mahiyette, tanık ...'ın, sanığın katılanlar arasındaki telefon görüşmeleri kayıtlarının elinde olduğu, gerekirse yerel seçimlerden önce kayıtları delil olarak kullanacağı ve tanık ...'ın, sanığın kendisine katılanların dost hayatı yaşadıklarını ve buna ilişkin delili olduğunu söylediğine dair beyanları, sanık tarafından C.Başsacılığına teslim edilen ve adli emanetin 2008/7 kayıtlı CD içerisinde “kayıt-1.mp4” isimli 1 adet dosya olup; tanıklar ... ve ...'in, daha önce kendilerine dinletilen

CD'de aynı mahiyette olduğu söylenen 3 dosya bulunduğu, duruşma esnasında dinledikleri CD'nin kısaltılmış, görüşmenin içerik olarak farklı olduğuna dair anlatımları, tanık......'in, ilk dinlediği CD ile C.Başsavcılığına teslim edilen CD'nin dış görünüş itibariyle birbirine benzemediğine ilişkin ifadesi, sanık, 26.10.2007 tarihinde C.Başsacılığına teslim ettiği CD'nin, 2007 yılı Ekim ayında, ramazan ayının ilk günlerinde, sabah erken saatlerde belediye binasına girerken kapının altından içeriye doğru atılmış CD olup, bu CD dışında, kendisi ve/veya bir başkası tarafından oluşturulan bir CD'nin olmadığını beyan etmiş ise de, savunmasının aksine, gerek C.Başsacılığına teslim edilen CD'nin özelliklerini gösteren ekran görüntüsünü içerir belgeye, gerek Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi Bilişim ve Teknoloji Suçları Şubesi'nin 17/02/2009 tarihli raporuna göre, söz konusu CD içerisindeki “kayıt-1.mp4” isimli dosyanın, oluşturulma ve son değiştirilme tarihinin, katılan ...'ın C.Başsavcılığına şikayette bulunduğu tarihten 3 gün sonra, 26.10.2007 günü saat 19:16:40 olarak tespit edilmiş olması; sanığın, tarafı olmadığı telefon görüşmelerini içerir CD'nin, belediye binasının kapısının altına bırakılıp, tesadüfen eline geçtiğini kabul etmenin hayatın olağan akışına uygun bulunmaması karşısında, C.Savcısına orjinal CD'yi teslim etmediği anlaşılan sanığın, katılanlar arasında gerçekleşen telefon görüşmelerini, katılanların bilgisi ve rızası olmaksızın dinleyip, kayda aldığının sabit olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 132/1-2 cümle uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde, sanık hakkında beraat kararı verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ve katılan ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog