2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2023/11294 E. , 2023/3952 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
...
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çermik Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2015 tarihli ve 2015/2 Esas No.lu iddianamesiyle sanıklar hakkında temyiz dışı sanık ... ile birlikte katılanın işyerine gece vakti kepenk kilidine zarar vermek ve camı kırmak suretiyle girip, içeriden çeşitli eşyaları ve 250,00 Türk Lirasını almaları şeklindeki eylemleri nedeniyle hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 116/2-4, 151/1, 53, 58 ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Çermik Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2015 tarihli ve 2015/1 Esas, 2015/96 Karar sayılı kararıyla sanıkların hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından sırasıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143/1, 62/1, 116/4, 119/1-c, 62/1, 51, 151/1, 62/1 ve 51. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay, erteli 1 yıl 8 ay ve erteli 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına ve hırsızlık suçundan kurulan hüküm bakımından hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
3.Yerel Mahkeme kararının sanık ... ve sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.09.2019 tarihli ve 2019/2949 Esas, 2019/14389 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında atılı suçlardan mahkûmiyetlerine yetecek derecede hukuka uygun, her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiştir.
4.Bozma kararı sonrası yerel mahkemece bozmaya uyularak 25.02.2021 tarihli ve 2020/119 Esas, 2021/124 Karar sayılı karar ile sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine ve sanıklar müdafii lehine tek vekalet ücretinin Hazineden tahsiline karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanıklar müdafii 01.03.2021 tarihli temyiz dilekçesinde özetle, sanıklar hakkında ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması gerekirken tek vekalet ücretine hükmolunmasının hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple kararı vekalet ücreti yönünden temyiz etmek istediğini belirtmiştir.
2.Katılan 26.02.2021 tarihli temyiz dilekçesine özetle, sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olduğunun temyiz dışı sanık ...'ın beyanıyla anlaşılması karşısında haklarında mahkûmiyet kararları verilmesini talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihi olan 02.02.2014’te gece vakti sayılan saat 02.16'da katılanın av tüfeği satılan iş yerine kapı kilidi ve camları kırılmak suretiyle girilip, içeriden 15.000,00 Türk Lirası değerinde 6 adet av tüfeğinin alındığı, olayın polise bildirilmesi üzerine iş yerinden elde edilen parmak izinden temyiz dışı sanık B.N.'nin net olarak tespit edilip yakalandığı, 04.02.2014’te de katılanı arayan bilinmeyen numaradan bir kişinin suça konu eşyaların mezarlıkta olduğunu söylemesi üzerine katılanın mezarlığa gittiğinde suça konu eşyaları bulduğu, temyiz dışı sanık B.N.'nin aşamalarda atılı suçları sanıklarla beraber işlediklerini savunduğu, mobese kayıtlarından ise olay saatinde işyerinin bulunduğu çarşı giriş ve çıkışında kimliği belirlenemeyen iki kişinin görüldüğü belirtildiğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanıklar aşamalarda suçları inkâr etmişlerdir. 02.02.2014 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE
1.Sanıklar müdafii her ne kadar sanıklar hakkında ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması gerekirken tek vekalet ücretine hükmolunmasının hukuka aykırı olduğunu iddia etmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.1978-2/324-350 sayılı kararında belirtilen "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas almış ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olması karşısında; ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmadığı" hususu nazara alınarak, kendilerini tek vekille temsil ettiren ve haklarında beraat kararları verilen sanıklar yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,..." şeklindeki açıklamalar ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında somut olayda yargılama aşamasında sanıkların aynı avukat tarafından temsil edildiğinin anlaşılması karşısında tek vekalet ücretine hükmolunmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Katılan her ne kadar sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olduğunun temyiz dışı sanık B.N.'nin beyanıyla sabit olduğunu, bu sebeple haklarında mahkûmiyet kararları verilmesi gerektiğini iddia etmiş ise de, sanıkların her aşamada atılı suçları inkâr etmesi ve atılı suçları işlediklerine yönelik başkaca da bir delil bulunmaması karşısında, yalnızca temyiz dışı sanığın beyanının mahkûmiyete yeterli olmayacağı anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çermik Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/119 Esas, 2021/124 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.