12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2011/9885 E. , 2012/25390 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1) Sanık ... hakkında beraat,
2.Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/a, 5237 sayılı TCK'nın 62, 51, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ...'in beraatine, sanık ...'in mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince sanık ... hakkındaki beraat kararının vekalet ücreti yönünden temyizi kabil olduğu kabul edilmekle, tebliğnamede bu hususta “red” kararı verilmesini öngören (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir, ancak;
Adana Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nun 14.10.1993 gün, 1550 sayılı kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil ve ilan edilen, Eski Misis höyüğüne ait 38 parça tarihi taşın sanık ...'e ait evin ihata duvarının örülmesinde kullanıldığının belirlendiği, suça konu 38 parça mimari eser üzerinde tarafsız bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen rapor ile, bir adet üzeri yazıtlı parçanın ve dört adet süslemeli ve işlemeli parçanın 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunduklarının, bu eserlerin alım, satım ve bulundurulmalarının yasak olduğunun, diğer mimari taşların 2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi eserler olmadıklarının ancak 38 parça eserin tamamının Misis Antik kentine ait olduklarının, yörede antik kente yönelik yoğun bir tahribat bulunduğunun ve kente ait mimari öğelerin modern yapıların inşa edilmesinde kullanıldığının belirlendiği, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun “arkeolojik sitler, koruma ve kullanma koşullarını” düzenleyen 05/11/1999 tarih ve 658 sayılı ilke kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanlarından taş, toprak vb alınamayacağının belirlendiği, suça konu Antik Kentin bu özelliğinin mahallinde herkesçe bilindiği, bu itibarla sanık ...'in suçu inkara yönelik savunmalarının itibar edilebilir nitelikte bulunmayıp, isnat edilen eylemi işlediğinin sübuta erdiği,sanık ...'in söz konusu kültür varlıklarının ihata duvarı inşasında kullanılması ile bir ilgisinin olmadığına dair savunmasının aksine delil bulunmadığı anlaşılmakla, Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.Kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişmeden önceki 65/a maddesinde, “iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş milyar liradan on milyar liraya kadar adli para cezası” yaptırımının öngörüldüğü, 5728 sayılı Kanun değişikliği ile hapis cezası süresi aynı kalmakla birlikte adli para cezasının azami haddinin beş bin gün olarak belirlendiği, 5237 sayılı TCK'nın 52/1 maddesi uyarınca adli para cezasının beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yedi yüz otuz günden fazla olamayacağı, sanık hakkındaki cezanın teşdiden tayin edildiğine dair bir gerekçe bulunmadığı da dikkate alındığında, lehe kanun karşılaştırmasında hata yapılmak suretiyle sanık ... hakkında fazla adli para cezası tayini,
3.5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanık ... hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının iki numaralı paragrafındaki adli para cezası miktarının “5 tam gün” olarak, üçüncü paragrafındaki adli para cezası miktarının “4 tam gün” olarak değiştirilmesi, üçüncü paragraftan sonra gelmek üzere “sanığın sosyal ve ekonomik halleri dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 52/2 maddesi uyarınca günlüğü 20 TL belirlenerek 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” cümlesinin eklenmesi, altıncı paragrafın “5237 sayılı TCK' nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer bentlerde belirtilen hak yoksunluklarının ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” şeklinde düzeltilmesi, beş numaralı paragraftan sonra gelmek üzere “Kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 500 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilerek DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.