12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2012/25941 E. , 2012/23741 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, Mühür Bozma
Hüküm : 1- 2863 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan: 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/4, 51 maddeleri gereğincemahkumiyet, erteleme
2.Mühür Bozma suçundan : 5237 sayılı TCK'nın 203/1, 62, 52 maddeleri gereğince mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve Mühür Bozma suçlarından sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar müdafinin dosyaya sunduğu 18.05.2010 tarihli dilekçenin temyiz istemi niteliğinde olmayıp temyize cevap niteliğinde olduğu anlaşılmakla; red öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
1.Mühür bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL. Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL. Dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, 19.03.2010 tarihinde verilen 500 TL.'den ibaret mahkumiyet hükmüne karşı suç niteliğine ilişkin de herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme REDDİNE ,
2.2863 sayılı kanuna aykırılık suçundan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelmesine gelince; Gayrımenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 12.02.1972 tarih ve 6198 sayılı kararı ile tescil edilen ve koruma gurubu 2. gurup olarak belirlenen, Sarıyer Tarabya 4 nolu parselde bulunan, hazine adına kayıtlı dört dükkanı olan bahçeli ahşap evin ahşap cephesinin farklı malzeme ile kaplatıldığı ve zemin katta ikinci bir dükkan oluşturulduğu , çelik profil ile takviye yapıldığı , arka cephede çatı katı oturtularak kat oluşturulduğu hususlarının 24.06.2005 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edildiği, aynı tarihte mühürlendiği ve mühürleme tutanağının binaya asıldığı, 27.06.2005 tarihli tutanakla mühürlenmiş yapının çatı örtüsünün kapatıldığı ve inşaata devam edildiğinin tespit edildiği, sanıkların savunmalarında söz konusu yerde işletilen kafenin sahibi ve işletmecisi olduklarını, taşınmazı milli emlaktan kiraladıklarını, çatının akması üzerine çatıda tamirat yaptırdıklarını beyan ettikleri anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.Sanıkların eyleminin 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesine temas eden suçu oluşturduğu gözetilmeksizin, aynı kanunun suç tarihinden önce yürürlükte olan 65/b maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
2.5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezasının ertelenebileceği ve adli para cezasının ertelenmesinin mümkün olmadığı gözetilmeksizin, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan tesis edilen hükümde, erteleme müessesesinin adli para cezasını da kapsayacak şekilde uygulanması,
Kanuna aykırı olup, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.