Esas No
E. 2012/26376
Karar No
K. 2012/21547
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2012/26376 E.  ,  2012/21547 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : 2863 Sayılı Kanuna aykırılık

Hüküm : 1- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/2, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 5271 sayılı CMK'nın 231/5-6 maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 375 TL adli para cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

2.Sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/2, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 53/1 maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 375 TL adli para cezası 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanık ...'nın mahkumiyetine; sanıklar ..., ... ve ... hakkında tesis edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık ...'in hükümden önce 25/03/2008 tarihinde öldüğü ve mahkemece 08/12/2010 tarihli ek karar ile sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmakla, bu sanık yönünden temyizde hukuki yararı bulunmayan sanıklar müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK'nın 231/12 maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, sanıklar ... ve ... hakkında tesis edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmüne sanıklar müdafii ile katılan vekili tarafından yapılan itirazın Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesince kesin olarak karara bağlandığı anlaşılmakla, bu sanıklar ile ilgili temyiz istemi yönünden dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Sanık ... ile diğer sanıkların, fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek sit alanı ya da korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliği taşımayan bölgede, yanlarında bulunan metal dedektörle belirledikleri yerleri 10-20 cm derinliğinde kazmak suretiyle toplam 10-12 adet kazı çukuru açtıkları, bu nedenle mahkemece atılı suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, savunmasının göz ardı edildiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Olay tarihi ile olay yerinde keşfin icra edildiği tarih arasındaki sürenin uzunluğu da dikkate alındığında, sanık ... ve diğer sanıkların gerçekleştirdikleri kazı eylemi sonucunda kültür varlığı bulmak için yeterli derinliğe ulaşılıp ulaşılmadığı hususunun kesin bir şekilde belirlenemediği, kolluk kuvvetlerince düzenlenen olay tutanağı ve bu tutanak ile uyumlu sanık savunmalarına göre kazı mahallinde derinlikleri 10 ila 20 cm arasında değişen 10-12 adet çukur bulunduğu, olay yerinin sit alanı ya da korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliği taşımadığı da değerlendirildiğinde, açılan çukurların derinliğinin kültür varlığı elde etmek için yeterli ölçüde olmadığı, bu nedenle sanığın eyleminin tamamlanmayıp teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek sanık hakkında tayin edilen temel cezada 5237 sayılı TCK'nın 35/2 maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre de;

1.5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,

2.Sanık ... ile sanıklar müdafinin temyizi üzerine, hükmün sanıklar lehine bozulması nedeniyle bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılması yerine sanıklardan tahsiline karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 325. maddesine aykırı davranılması,

Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.