12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2011/23474 E. , 2012/24678 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, mühür bozma
Hüküm : 1- Sanık ... hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve mühür bozma suçlarından ayrı ayrı beraatine
2.Sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanun'un 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 62, 50/1, 52/2, 53/1, 51/1-3maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve mühür bozma suçlarından sanık ...'ın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ... müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: ... II Numaralı Kütür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 14.02.1996 gün ve 5576 sayılı kararı ile tescilli III.derece doğal sit alanı içinde kalan Muğla İli, Marmaris İlçesi, Selimiye Köyü, Hanımpınarı mevkii, 123 ada 6 parselde bulunan, tapuda ... adına kayıtlı arazi üzerinde; 1 metre yüksekliğinde subasman betonu dökülmüş, kolon ve tabliye kalıpları çakılmış durumda inşaat bulunduğuna dair Muğla Valiliği İl Özel İdaresi tarafından, 19.10.2007 tarihli yapı tatil zaptı tutularak ruhsatsız kaçak yapının mühürlendiği, 01.11.2007 tarihinde mahallinde yapılan tespitlerde mühürlenerek tatil edilen yapıda, inşaat faaliyetlerinin devam ettiği, yapı tatil zaptından sonra, zemin kat ve 1. kat kolon ve tabliye betonlarının döküldüğü, 1. kat tabliye kalıplarının çakılmış durumda olduğuna dair tutanak tutulduğu ve Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, sanıkların savunmalarından söz konusu yerin sanık ... adına tapuda kayıtlı olmasına rağmen, izinsiz yapıyı eşi ...'ın yaptırdığının anlaşıldığı, dosya içerisinde mevcut bilirkişilerin raporuna göre, 3. derece doğal sit alanında kalan söz konusu taşınmaz üzerinde yapı tatil zaptında belirtilen ölçülere uygun olarak yapılan zemin ve 1. kattan oluşan inşaat halindeki konut vasıflı taşınmazın yapı tatil zaptından sonra inşaatına devam edilerek tamamlanmış olduğu, ruhsat ve izin alınmaması nedeniyle konut vasıflı yapının inşai ve fiziki müdahale olduğunun bildirildiği anlaşılmakla;
1.Sanık ...'ın beraatine ilişkin temyiz incelemesinde :
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanığın suçu işlediğinin sabit olmadığı, suçun sanık tarafından işlendiğine dair kesin delil bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2.Sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin temyiz isteminin incelenmesine gelince :
Suç tarihi itibariyle sanığın eylemine temas eden 5728 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 2863 Sayılı Kanun'un 65/b maddesinin “iki yıldan beş yıla kadar ağır hapis ve beşmilyar liradan onmilyar liraya kadar ağır para cezası” öngördüğü anlaşılmakla, tebliğnamede "5728 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki ceza süresinin 1 yıldan 3 yıla kadar olması nedeniyle sanık hakkında fazla ceza tayin edildiği" gerekçesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiş olup,
Sanığın 3. derece doğal sit alanına izinsiz inşaat yaptırarak, sit alanına zarar verdiği ve hüküm tarihine kadar suça konu inşaatı yıkmak suretiyle zararı giderdiğine dair bir tesbit ve beyanda bulunmaması karşısında, mahkemece suçun işlenmesiyle uğranılan zararın, suçtan önceki hale getirme suretiyle tamamen giderilmediği gerekçesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede, sanığın ödeyebileceği tazmini kabil bir kamu zararı bulunmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin kanuna aykırı oluşu nedeniyle bozma öneren görüşe de iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii ile katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin,
TCK 53/1-c maddesinin maddesinin koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının hak yoksunluğu uygulamasına ilişkin (B) bendinin yedinci paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK' nın 53/1-a-b-c-d-e maddesindeki hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK'nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına” şeklinde düzeltilmesi suretiyle hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilerek hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.