10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2021/1206 E. , 2023/8271 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2014 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiştir.
Karar 02.01.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
B. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 ncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. İzmir 38.
Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/623 Esas, 2015/905 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz talebi özetle; dosya kapsamında sanığın mahkûmiyetine yeter delil olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabulüne Göre)
Sanığın olay günü dava dışı Haşim ve iki şahıs ile birlikte kolluk görevlileri tarafından okul bahçesindeki kamelyede bulunan masa çevresinde görüldüğü, görevlileri gören sanık ve yanındakilerin kalkıp, polislerin yanına geldikleri, kamelyedeki masa üzerinde bir miktar esrar bulunduğu, kolluk tutanağına göre Haşim isimli şahsın ilk anda maddenin kendisine ait olduğunu söylediği, sanığın suçlamaları reddettiği, Haşim'in daha sonra kolluktaki ifadesinde maddeyi sanık ve diğer şahıslar ile birlikte kullanmak üzere aldığını ifade ettiği, bu durumda maddenin sanığa ait olduğunu gösterir, savunmasının aksini kanıtlar ölçüde, Haşim isimli şahsın çelişkili ve soyut suç atma biçimindeki ifadeleri dışında kanıt bulunmadığı anlaşılarak sanığın hükümlülüğünü gerektirir her türlü kuşkudan uzak, somut, yeterli ve geçerli kanıt olmaması nedeniyle yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından, ortaya çıkan şüpheden yararlandırılarak beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, mahkemenin sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/623 Esas, 2015/905 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.