10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/7433 E. , 2023/8423 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ödeme emri iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ... Yılmaz yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı Kurum vekili, muris Kemal Yılmaz'ın davalı Kuruma prim borcu bulunduğunu, bu borç nedeniyle davalı kurum tarafından 09.03.2012 tarihli 2 adet ödeme emri gönderildiğini, ilk ödeme emrinde 1999/3-2000/11 yılları arası prim borcunun 106,58 TL asıl alacak, 1.380,00 TL gecikme zammı ile birlikte 1.568,58 TL yine türü İPC olan 2001/9.ay 336,00 TL asıl alacak, 1.453,40 TL gecikme zammı ile birlikte 1.789,40 TL olmak üzere her ikisinin toplamının 442,48 TL asıl alacak ve 2.833,40 TL gecikme zammı olarak toplam 3.375,98 TL borç bildirildiğini, ikinci ödeme emrinde ise 2000/10 - 2002/5 yılları arası murisin prim borcunun 942,42 TL asıl alacak, 18.283,43 TL gecikme zammı ile birlikte 19.225,85 TL yine türü İSP olan 142,96 TL asıl alacak, 1.429,01 TL gecikme zammı ile birlikte 1.571,97 TL olmak üzere her ikisinin toplamının 1.085,38 TL asıl alacak, 19.712,44 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 20.797,82 TL borç olduğunun bildirildiğini,murisin ölümünden sonra bu borcun 2006 yılında davalı kurum ile yapılandırıldığını, bu zamana kadar murisin eşi olan ...'ın maaşından her ay 180,00 TL kesildiğini, davacıların borcun bittiğini düşünerek kuruma başvurduğunu, bu ödemeler rağmen 24.173,78 TL borçları olduğunu öğrendiklerini, davalının işlettiği faiz miktarının çok fahiş olduğunu beyanla gecikme zammına itirazlarının kabul edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davacı taleplerinin haksız olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.02.2013 tarih, E.2012/178, K.2013/56 sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile; SGK İzmit sosyal güvenlik merkezinin, 11041107 sicil nolu iş yeri hakkında, 09.03.2012 tarihli ödeme emri ile yapmış olduğu 2000/10 ve 2002/5 inci aylar arası pirim ve işsizlik tutarları ile bu asıl alacak tutarlarına işleyecek gecikme zamlı miktarlarıyla ilgili yapılan takibin; 18.283,43 TL olan prim gecikme zammının 8.541,16TL'lik kısmının iptaline, prim gecikme zammının 9.742,27 TL üzerinden devamına,1.429,01 TL olan İSP gecikme zammının 62,49 TL lik kısmının iptaline, takibin 1.366,52 TL üzerinden devamına, SGK İzmit sosyal güvenlik merkezinin, 10066095 sicil nolu iş yeri hakkında, 09.03.2012 tarihli ödeme emri ile yapmış olduğu 1993/9 ve 2000/11 inci aylar arası prim ve 2001/9 ay İPC tutarları ile bu asıl alacak tutarlarını işleyecek gecikme zammı miktarlarıyla ilgili yapılan takibin; 1.453,40 TL olan İPC gecikme zammına ilişkin kısmının iptaline, davacıların maaşlarından haciz yolu ile şubat 2013 tarihi itibariyle 5.984,00 TL ye ulaşan kesintilerin ve hükümden sonra davacıların maaşlarından haciz yolu ile yapılacak kesintilerin mükerrer ödemeye mahal vermemek için kararın infazında dikkate alınmasına,bilirkişi tarafından verilen 14.02.2013 tarihli ek raporun karara eklenmesine, fazlaya ilişkin talebinde reddine, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 23.12.2013 tarih ve E.2013/8206, K.2013/25290 sayılı kararında; "...davacı mirasçılardan Dilek Yılmaz,’a 16.03.2012, ...’a 14.03.2012, Serap Yılmaz’a 15.03.2012, ...’e 16/03/2012, ...’a 15.03.2012 tarihlerinde davaya konu ödeme emirlerinin tebliğ edildiği anlaşılmakta olup, bu davacılar bakımından dava açmak için hak düşürücü sürenin geçtiğinin ve bu nedenle, davanın reddi gereğinin gözetilmemesi isabetsizdir. Diğer davacı ... Yılmaz bakımından ise dosya arasından bu davacıya ödeme emrinin tebliğine dair belgeye rastlanılmadığından, aynı değerlendirmenin yapılabilmesi için, davalı Kurumdan ödeme emrinin tebliğine ilişkin belgelerin olup olmadığı araştırılmalı ve okunaklı birer sureti dosyaya konulmalıdır.Davanın süresinde olduğu tespit edilirse, esasa girilmeli ve davacının iddiası bakımından ödeme emirlerine konu borç asıl tutarları üzerinden gecikme zamlarının doğru hesap edilip edilmediği denetlenebilir bilirkişi hesap raporu aldırıldıktan sonra belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2015 tarih ve 2014/270 E., 2015/73 K., sayılı kararı ile davacı ... Yılmaz'ın açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile; SGK İzmit Sosyal Güvenlik Merkezinin 11041107 sicil nolu iş yeri hakkında, 09.03.2012 tarihli ödeme emri ile yapmış olduğu 2000/10 ve 2002/5 nci aylar arası pirim ve işsizlik tutarları ile bu asıl alacak tutarlarına işleyecek gecikme zamlı miktarlarıyla ilgili yapılan takibin; 18.283,43 TL olan prim gecikme zammının 15.230,74 TL'lik kısmının iptaline, prim gecikme zammının 3.052,69 TL üzerinden devamına 1.429,01 TL olan isp gecikme zammının 1.001,70 TL'lik kısmının iptaline, takibin 427,31 TL üzerinden devamına, SGK İzmit Sosyal Güvenlik Merkezinin 10066095 sicil nolu iş yeri hakkında, 09.03.2012 tarihli ödeme emri ile yapmış olduğu 1993/9 ve 2000/11 inci aylar arası prim ve 2001/9 ay ipc tutarları ile bu asıl alacak tutarlarını işleyecek gecikme zammı miktarlarıyla ilgili yapılan takibin, 1.453,40 TL olan ipc gecikme zammına ilişkin kısmının iptaline,1.380,00 TL olan prim gecikme zammının 965,73 TL lik kısmının iptaline, prim gecikme zammının 414,27 TL üzerinden devamına, davacıların maaşlarından haciz yolu ile şubat 2013 tarihi itibariyle 5.984,00 TL' ye ulaşan kesintilerin ve hükümden sonra davacıların maaşlarından haciz yolu ile yapılacak kesintilerin mükerrer ödemeye mahal vermemek için kararın infazında dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin talebinde reddine diğer davacıların açmış olduğu davanın ayrı ayrı reddine,karar verilmiştir.
C. Bozma kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 02.05.2016 tarih ve E.2016/332, K.2016/7219 sayılı kararında; "eldeki davada ise bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi olanaksız olup, öncelikle davaya konu idari para cezaları bakımından yukarıda açıklanan prosedür çerçevesinde, 506 sayılı Kanun’un 140 ncı maddesi uyarınca başlatılmış prosedürün bulunup bulunmadığı araştırılmalı, başka bir deyişle idari para cezalarına karşı idari aşamada idare mahkemesine karşı dava açılıp açılmadığı belirlenmeli, davanın varlığı saptandığında idari para cezasının kesinleşmesi olgusu bekletici sorun yapılarak idari para cezalarının kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeli, devamında davacılar hakkında davalı Kurumca yapılan işlemlerde bir hesap hatası olup olmadığının davalı kurumun ilgili biriminden sorulmak suretiyle ve itiraz halinde hesap raporu aldırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekli olup, açıklanan şekilde irdeleme yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve Kanun'a aykırı olup bozma sebebidir.
Kabule göre de, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinde, “Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. (Ek cümle:16.06.2009 - 5904 S.K./35.mad) Şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir.” Hükmü kapsamında maktu vekalet ücreti tayini yerine nisbi vekalet ücreti takdiri de usul ve Kanun'a aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Ç. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2017 tarih ve 2016/1111 E., 2017/895 K., sayılın kararı ile; davacı ... Yılmaz'ın açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile; SGK İzmit Sosyal Güvenlik Merkezinin 11041107 sicil nolu iş yeri hakkında, 09.03.2012 tarihli ödeme emri ile yapmış olduğu 2000/10 ve 2002/5 inci aylar arası pirim ve işsizlik tutarları ile bu asıl alacak tutarlarına işleyecek gecikme zamlı miktarlarıyla ilgili yapılan takibin; 18.283,43 TL olan prim gecikme zammının 15.230,74 TL'lik kısmının iptaline, prim gecikme zammının 3.052,69 TL üzerinden devamına,1.429,01 TL olan İSP gecikme zammının 1.001,70 TL' lik kısmının iptaline, takibin 427,31 TL üzerinden devamına, SGK İzmit Sosyal Güvenlik Merkezinin 10066095 sicil nolu iş yeri hakkında, 09.03.2012 tarihli ödeme emri ile yapmış olduğu 1993/9 ve 2000/11 inci aylar arası prim ve 2001/9 ay İPC tutarları ile bu asıl alacak tutarlarını işleyecek gecikme zammı miktarlarıyla ilgili yapılan takibin, 1.453,40 TL olan İPC gecikme zammına ilişkin kısmının iptaline,1.380,00 TL olan prim gecikme zammının 965,73TL lik kısmının iptaline, prim gecikme zammının 414,27 TL üzerinden devamına, davacıların maaşlarından haciz yolu ile Şubat 2013 tarihi itibariyle 5.984,00 TL' ye ulaşan kesintilerin ve hükümden sonra davacıların maaşlarından haciz yolu ile yapılacak kesintilerin mükerrer ödemeye mahal vermemek için kararın infazında dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin talebinde reddine, diğer davacıların açmış olduğu davanın ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir.
D. Bozma kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 31.10.2018 tarih ve E.2018/1711, K.2018/8674 sayılı kararında "...eldeki davada ise, 19.02.2013 tarihli mahkeme kararını davacıların temyiz etmemesi karşısında davalı kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınmadığı gibi, bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi de olanaksız olup, 02.05.2016 tarihli Dairemiz Bozma ilamından sonra davacılar tarafından idari para cezasına karşı başlatılmış prosedürün bulunmadığı ve idari davanın olmadığına dair yapılan tespit de göz önünde bulundurulmamıştır. Bu nedenle Mahkemece uyulan bozma ilamı ile oluşan usuli kazanılmış hak çerçevesinde, bozma ilamlarının gereği yerine getirilmeli ve sonucuna göre bir karar tesis edilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
E. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 12.06.2019 tarih ve 2019/231 E., 2019/444 K., sayılın kararı ile davanın reddine, diğer davacıların açmış olduğu davanın ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir. F.Bozma kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 06.04.2021 tarih ve E.2019/5250, K.2021/4753 sayılı kararında "...eldeki davada ise, davalı Kurumca davalılardan ... hakkında ödeme emri tanzim edildiği, fakat tebliğ edilemediği, ne var ki, davalı Kurumca ... hakkında kamu borçlusu olarak takip iradesinin varlığı karşısında, davanın menfi tespit davası olarak görülmesine herhangi bir engel bulunmadığı ve davalılardan ...’nın davasının menfi tespit davası olarak görülmesi gerektiği hususu belirgin iken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde dairemiz Bozma ilamından sonra davacılar tarafından idari para cezasına karşı başlatılmış prosedürün bulunmadığı ve idari davanın olmadığına dair yapılan tespit de göz önünde bulundurularak, uyulan bozma ilamı ile oluşan usulü kazanılmış hak çerçevesinde, bozma ilamlarının gereği yerine getirilmeli ve sonucuna göre bir karar tesis edilmelidir." gerekçesi ile karar bozulmuştur.
G. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2023 tarih ve 2021/560 E., 2023/112 K., sayılın kararı ile davacı ... Yılmaz'ın açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile; SGK İzmit Sosyal Güvenlik Merkezinin, 11041107 sicil nolu iş yeri hakkında, 09.03.2012 tarihli ödeme emri ile yapmış olduğu 2000/10 ve 2002/5 inci aylar arası pirim ve işsizlik tutarları ile bu asıl alacak tutarlarına işleyecek gecikme zamlı miktarlarıyla ilgili yapılan takibin;18.283,43 TL olan prim gecikme zammının 8.541,16 TL'lik kısmının iptaline, prim gecikme zammının 9.742,27 TL üzerinden devamına, 1.429,01 TL olan İSP gecikme zammının 62,49 TL'lik kısmının iptaline, takibin 1.366,52 TL üzerinden devamına, SGK İzmit Sosyal Güvenlik Merkezinin, 10066095 sicil nolu iş yeri hakkında, 09.03.2012 tarihli ödeme emri ile yapmış olduğu 1993/9 ve 2000/11 inci aylar arası prim ve 2001/9 ay İPC tutarları ile bu asıl alacak tutarlarını işleyecek gecikme zammı miktarlarıyla ilgili yapılan takibin; 1.453,40 TL olan İPC gecikme zammına ilişkin kısmının iptaline, davacıların maaşlarından haciz yolu ile şubat 2013 tarihi itibariyle 5.984,00 TL' ye ulaşan kesintilerin ve hükümden sonra davacıların maaşlarından haciz yolu ile yapılacak kesintilerin mükerrer ödemeye mahal vermemek için kararın İnfazında dikkate alınmasına,bilirkişi tarafından verilen 14.02.2013 tarihli ek raporun karara eklenmesine, fazlaya ilişkin talebinde reddine,diğer davacıların açmış olduğu davanın ayrı ayrı reddine,karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 88, 102 nci maddeleri, 6183 sayılı Kanun'un 35 inci ve mükerrer 35 inci maddeleri hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesi kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun'a uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.