Esas No
E. 2023/575
Karar No
K. 2023/1121
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/575 E.  ,  2023/1121 K.

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/304 E., 2022/347 K.

...

KARAR: Ret

Taraflar arasında Mahkemece görülen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam ettiği gerekçesiyle almakta olduğu ölüm aylığının 2011 yılı Şubat ayından itibaren kesildiğini ve 25.10.2008 – 24.02.2011 tarihleri arasında davacıya yapılan 15.702,60TL ödemenin yersiz olduğu gerekçesiyle 5510 sayılı Kanun’un 96/I-a maddesi uyarınca borç çıkarıldığını belirterek, davalı kurumun yersiz ödeme yapıldığına ilişkin tespitinin ve aylıkların iadesine ilişkin işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davacıya babasından dolayı hak sahibi sıfatıyla ölüm aylığı bağlandığını, 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi gereği eşinden boşandığı halde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların bağlanmış gelir ve aylıkların kesileceğinin düzenlendiğini, tutanak tanığının da bu durumu doğruladığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 26.05.2014 tarihli ve 2011/558 Esas 2014/278 Karar sayılı kararıyla; tespitlerin dayanağı olan tanıkların mahkemeye verdikleri ifadelerinde davacı ile eski eşinin aynı evde birlikte oturmadıklarını beyan ettikleri, özellikle tanık ...'nun ifadelerinin çelişkili olduğu, bu suretle davacı ile eski eşi ...'nin dava konusu dönemde aynı evde birlikte yaşamadıkları, aksi yöndeki Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı Kuruma 15.762,60TL borcunun olmadığının tespitine ve Kurumca yersiz ödemenin tahsili yönünde başlatılan işlemin iptaline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Daire kararında davalı Kurum işleminin dayanağı denetim raporunda, komşu tanık ...'in davacı, boşandığı eşi, oğlu ve gelininin birlikte oturduğunu, ceza davası ve yargılama aşamasında aynı tanığın davacının oğlu ve gelini ile birlikte ...'de yaşadığını, boşandığı eşini pek tanımadığını beyan ettiği, davacının ceza davası ile iş bu davada boşanmadan sonra ...'de kardeşinin yanında kaldığını belirttiği, yargılama aşamasında dinlenen davacı tanığı ...'in davacı ile benzer beyanda bulunduğu, bu halde, tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verildiği anlaşılmakla, yargılama aşamasında yapılmayan araştırmaların yanı sıra, boşanan eşlerin “... /...” ve davacının 24.09.2009 tarihinde beyan ettiği “... İç Kapı ... , ...” adreslerinde davaya konu 25.10.2008-24.02.2011 dönemi bakımından geniş kapsamlı emniyet araştırması yaptırılmalı,

Nüfus Müdürlüğünden adres hareketleri bu dönemi kapsayacak şekilde tarihleri ile birlikte istenilmeli, dava konusu dönemin tümüne ilişkin her iki adresteki muhtarlık kayıtları celbedilmeli, davacı ve boşandığı eşine ait GSM operatörleri ile medula sisteminde yer alan adres bilgileri araştırılmalı, ölüm aylıklarının çekildiği banka ve diğer banka kayıtlarında yer alan adres bilgileri istenilmeli, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin 24.12.2014 gün ve 2014/621E., 2014/807 K.

sayılı kararı ile önceki kararında direnilmiştir.

C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2015/10-2877 Esas, 2019/226 Karar sayılı ilamında; davacıya bağlanan ölüm aylığının iptali ve ödenenlerin iadesine yönelik işlem yönünden 5510 sayılı Kanun’un 56/son maddesi kapsamında inceleme yapılarak birlikte yaşama olgusunun yöntemince araştırılıp tespiti gerektiği, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uymak gerekirken, önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek direnme kararı bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı üzerine; denetim raporunda adı geçen tanık ...'nun alzheimer rahatsızlığı nedeniyle beyanının yeniden tespit edilemediği, davacıya ait medula kayıtlarının incelenmesinde; 2008-2011 yıllarında muhtelif tarihlerde çeşitli sağlık kuruluşlarında tedavi kayıtlarının bulunduğu, tedavilerinin ekseriyetle ... İlinde kurulu sağlık kuruluşlarında gerçekleştiği 05/2010 ve 06/2010 dönemlerinde ... Yüksek İhtisas Hastanesi'nde de tedavi kaydı bulunduğu, davacıya ait adres hareketlerinde; 24.09.2009 tarihinde ".../..." adresinin beyan edilmesi ve iş bu adres üzerinden yapılan emniyet araştırma tutanağında "...,... ile yapılan görüşmede ise ...'ın eniştesi olduğunu, söz konusu binada hiç kalmadığını, kardeşi... ...'nin tam tarihini hatırlamadığı bir zamanda boşandıktan sonra yalnızca 1 ay bu adreste yanında kaldığını, ayrıca bir süre de... Köyü/Keskin/... adresinde yanında kaldığını," tespitine yer verilmesine istinaden mahkemece Keskin İlçe Jandarma Komutanlığı'na müzekkere yazılarak davacı ... 'nin ( ...) 2008 - 2012 yıllarında yaşadığı belirtilen... köyüne gidilerek köy muhtarı, 2008 - 2012 yıllarında görev yapan muhtar aza veya ihtiyar heyeti ile civar sakinlerinden sorulup davacının 2008 - 2012 yıllarında köyde ikamet edip etmediği, etmiş ise süresine ilişkin düzenlenecek araştırma tutanağının mahkemeye gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği, cevabi yazı ekinde düzenlenen 15.06.2022 tarihli tutanağın incelenmesinde; yapılan mahalli araştırmalar ve 2008-2012 yıllarında köy muhtarlığı yapan ve şuan muhtar olan... isimli şahsın ve köy muhtar azası... isimli şahıslar; 2008-2012 yılları arasında... ... isimli şahsın köyde ikamet etmediğini, ...isimli şahsın 1980-1983 yılları arasında köyde ikamet ettiğini, daha sonra ... iline taşındığını ve 15-16 yıldır ... ilinde ikamet ettiğini, şeklinde tespite yer verildiği, dava dilekçesinde; davacının boşandıktan sonra eşiyle ayrı yaşamaya başladığı ve davacının uzun süre önce ...'ye taşındığı, dava tarihi itibariyle halen ...'de yaşamakta olduğunun beyan edildiği ne var ki; boşanma kararı akabinde beyan edilen ... adresinde yapılan emniyet araştırmasında bizzat davacının kardeşi tarafından davacının boşanma kararı akabinde 1 aylık süre için iş bu adreste kaldığı, bir süre de... Köyü/Keskin adresinde birlikte kaldıkları beyan edildiği, aynı tutanakta beyanı tespit olunan şahıs tarafından ise davacının hiç Yenimahalle Mahallesi/... adresinde ikamet etmediğinin bildirildiği, Mahkemece... Köyü Keskin/Kırıkale adresi üzerinden yapılan emniyet araştırmasında ise davacının 1983 yılından sonra hiç köyde ikamet etmediği, yaklaşık 15-16 yıldır (tutanak tarihi 15.06.2022 olup beyana göre 15 yıl öncesi 2007 yılına tekabül etmektedir.) ... adresinde ikamet ettiğinin belirtildiği, öte yandan kurum tarafından yapılan tahsis ödemelerinin uyuşmazlık tarihi arasında sürekli ve ... şekilde ... ili ... ilçesi adresinde bulunan banka ATM'sinden çekildiği belirlendiği, tespit edilen tüm bu hususlar ve davacıya ait medula kayıtlarının da iş bu tespitleri destekler niteliği göz önüne alındığında mahkemede; davacının hakkında boşanma kararı verilen eş ile eylemli olarak birlikte yaşadığı kanaati hasıl olduğu, davacıya bağlanan ölüm aylığının iptali ve ödenenlerin iadesine yönelik işlem yönünden 5510 sayılı Kanun’un 56/son maddesi kapsamında yapılan inceleme sonucu birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiği sonucuna ulaşılarak tesis edilen kurum işleminde hatalı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, Kurum işleminin isimsiz ihbar dilekçesine ve ...'nun beyanına dayandığını, rapor içeriğinde tespitin yapıldığı adresin davacının resmi ikametgahı olmadığı ve adresin boş olduğunun belirlendiğini, medula kayıtlarında Kırıkklale hastanesinde tedavi olduğunun görüldüğünü, aylığın Karabağlar adresinden çekildiği belirtilmişse de bizzat davacı tarafından değil oğlu tarafından çekildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığının kesilmesi ve yersiz ödenen aylıkların iadesine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56/2 nci maddesidir.

3.Değerlendirme

Eldeki dosyada, davacının babasının 29.04.2002 tarihinde vefat ettiği, davacı ile eski eşi ...'ın 05.09.2002 tarihinde boşandığı, davacıya 30.09.2002 tarihli tahsis talebi üzerine ölüm aylığı bağlandığı, davacının boşandığı eşi ile 12.09.2019 tarihinde tekrar evlendiği, Kurumun 30.12.2010 tarihli denetim raporunda; davacının boşandığı eşi ...'ın nüfus kayıt sisteminde kayıtlı .../... adresine gidilerek üst kat komşusu ile görüşüldüğü ve 28.10.2010 tarihinde... Mahalle muhtarından alınan aile sicil beyannamesinden adreste birlikte kayıtlı olduklarının görüldüğünün belirtildiği, rapora ekli tutanakta 28.12.2010 tarihli beyanında ...'nun kendisinin 50 senedir denetim yapılan adreste oturduğunu, davacının eşi, oğlu ve torunları ile birlikte kendisinin alt katındaki dairede 2 sene oturduğunu ve yaklaşık 1 ay önce Kasım 2010 gibi adresten ayrıldıklarını beyan ettiği, evin 2 katlı müstakil bir ev olduğu ve denetim anında 1 inci katın boş olduğunun belirtildiği, ...

5.Ağır Ceza Mahkemesinde alınan beyanında, davacının, ...'de kardeşi ...'nin yanında kaldığını, oğlunun ...'de yaşadığını zaman zaman oğlunu ziyarete gittiğini ve eski eşinin de oğlunun yanında kaldığını beyan ettiği, ceza mahkemesinde ifadesi alınan tutanak tanığı ...'nun beyanında kirayı davacının oğlunun ödediğini, ana, oğul ve gelin olarak birlikte oturduklarını ifade ettiği, 19.04.2014 tarihli kolluk araştırmasında, davacının oğlu ile yapılan görüşmede babasının ...'da olduğunu, annesinin kendi yanında ve ...'de bulunan kardeşinin yanında kaldığını belirttiği, elektrik, su, telefon aboneliklerinin araştırıldığı, tutanak tanığı ...'nun iş bu davada alınan beyanında davacının kiracısı olduğunu, oğlu ile birlikte oturduğunu, eski eşinin arada sırada ziyarete geldiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

Dairemizin bozma ilamından sonra yapılan araştırmada; adres kayıtlarına göre yersiz ödeme döneminde davacı ile boşandığı eşinin farklı adreslerde kayıtlı olduğu, denetimin yapıldığı .../... adresinin 24.08.2009-17.01.2012 tarihleri arasında davacının boşandığı eşinin adresi olarak göründüğü, davacının ise 24.09.2009 ile 12.08.2013 tarihleri arasında ... adresinde kayıtlı olduğu, emniyet vasıtasıyla hem ... hem de ...'de bulunan adreslerde araştırma yapıldığı, ... adresinde yapılan araştırmada davacının boşandığı eşinin 2008-2011 tarihleri arası .../... adresinde yalnız oturduğu, ...'in ise ...'de kardeşi ...'nin yanında kaldığı, 2019 yılında tekrar nikah kıydıklarının tutanak içeriğinde belirtildiği, ... adresinde yapılan araştırmada ise yönetici ... ile yapılan görüşmede...'in bu binada hiç ikamet etmediğinin davacının kardeşi ...'nin ikamet ettiğinin belirtildiği, ... 'nin ise davacının boşandıktan sonra 1 ay kadar bu adreste, bir süre de köyde kaldığını beyan ettiği, davacının boşandıktan sonra ikamet ettiği belirtilen... Köyünde yapılan kolluk araştırmasında muhtar ve azaların...'in 2008-2012 arası köyde ikamet etmediği, yaklaşık 15-16 yıldır ...'de ikamet ettiği yönünde beyanda bulunduğunun tutanağa bağlandığı, davacının aylıklarının yersiz ödeme döneminde 2008-2011 arası Karabağlar/...'de banka şubesinden çekildiği, SGK ile davacı ... arasında ...

2.İş mahkemesi 2019/304 Esas sayılı dosyasında itirazın iptaline ilişkin davanın derdest olduğu, Medula kayıtlarında ise davacının 16.01.2008-12.04.2010 arası ...'de, 14.05.2010-09.06.2010 arası ...'de, 26.07.2010-08.11.2010 arası ...'de, 04.08.2011-26.11.2012 arası ...'de bulunan hastanelerde tedavi gördüğü, bozmadan önce dinlenen tanıklardan ...'ın çelişkinin giderilmesi için yeniden alınan beyanında davacının boşandığı eşi ...'ın oğlu ile birlikte yaşadığı, ...'in ...'de yaşadığı, boşandıktan sonra birlikte yaşamadıkları, sadece bayramlarda ve torunları hasta olduğunda ...'e oğlunun yanına geldiği şeklinde beyanda bulunduğu, ...'nun alzheimer hastalığına yakalanması sebebiyle yaşlı bakım evinde kaldığından beyanının alınamadığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda bahsedilen, davacının ve boşandığı eşinin adresinde yapılan kolluk araştırmalarının içeriğinden ve davacının medula kayıtlarından doğan çelişki nedeniyle, davacı ile boşandığı eşinin yersiz ödeme döneminde birlikte yaşamaya devam edip etmediğinin tespiti bakımından hem boşandığı eşin hem de davacının adres bilgileri raporunda kayıtlı oldukları adreslerde yapılacak araştırma ile bu adreslerde 2008-2011 tarihleri arasında ikamet eden komşuları, ...Köyünün ilgili dönem muhtar ve azaları dinlenmeli, boşandığı eşin de medula kayıtları celbedilerek incelenmeli birlikte yaşama olgusu yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında tekrar araştırılarak elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog