5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2014/5866 E. , 2014/16258 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/08/2013
NUMARASI : 2012/515-2013/339
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem bakımından doğru olduğu gibi üzerindeki ağaçlara yaş, cins ve verim durumları itibariyle maktuen değer biçilmesi de doğrudur. Ancak;
Dava konusu taşınmazla aynı yerdeki 14 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak açılan Geyve Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/338 esas, 2011/805 karar sayılı bedel tespiti ve tescil dava dosyasında taşınmazın m²'sine değerlendirme tarihi olan Kasım 2010 tarihi itibariyle 67,00-TL değer biçilmiştir. Taşınmaza 2012 yılı esas alınarak değer biçilmesine rağmen yukarıda belirtilen dosyadaki 2010 yılı itibariyle tespit edilen değerden daha az bedel belirlenmesi nedeniyle bilirkişi raporu inandırıcı ve hükme esas alınacak nitelikte değildir.
Bu nedenle, taraflara emsal göstermesi için yeniden imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapıldıktan sonra, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi olduklarının ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup vergi değerleri de karşılaştırılmak suretiyle değer belirleyen, bilirkişi raporu nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.