Esas No
E. 2012/7197
Karar No
K. 2013/1792
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2012/7197 E.  ,  2013/1792 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi

Suç : Taksirle yaralama

Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62, 52/2 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizi mümkün, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL dahil) para cezaları 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin niteliktedir. Ancak, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2011 tarih, 2010/7-262 esas, 2011/35 karar sayılı içtihatında belirtildiği üzere, mahkemelerce doğru uygulama yapıldığında temyiz incelemesine konu olabilecek bir eylemde, suç niteliği doğru belirlenmesine karşın, yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan bir cezanın verilmesi halinde, bu gibi hükümler, başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabilecektir.

Bu açıklamalar ışığında değerlendirme yapıldığında; 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesine göre verilecek para cezasının alt ve üst sınırının suç tarihi itibariyle 90 ile 365 gün karşılığı adli para cezası olması ve mahkemece temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak tayin edilmesi karşısında, sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün temyiz edilebilir nitelikte olduğu belirlenerek yapılan incelemede:

Sanığın 21.02.2008 tarihinde askere sevk edildiği ve yargılama aşamasında asker olduğu anlaşılmakla; 353 Sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun 5530 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 20/1. maddesinde yer alan “Er ve erbaşlar ile yedek subayların askere gitmeden veya silâh altına çağrılmadan önce işledikleri yukarı haddi iki yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlara ait davalarda soruşturma ve kovuşturma işlemleri askerliklerini bitirmelerine kadar geri bırakılır.” hükmü uyarınca sanık hakkındaki kovuşturma işlemlerinin askerliğinin bitimine kadar geri bırakılması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanarak, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de : 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesine göre verilecek para cezasının asgari hadden tayini halinde miktarının 5560 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19/12/2006 tarihinden önce işlenen suçlarda 5 günden 730 güne kadar, bu tarihten sonra işlenen suçlarda ise 5560 sayılı Kanunun 1. maddesiyle 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine eklenen 9. fıkra hükmü uyarınca 90 günden 365 güne kadar olduğu gözetilmeden, 13.04.2007 tarihinde atlı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında, temel cezanın 6 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa eksik ceza tayini,

Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog