18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalının davacı şirkete ait işyerinde 05/01/2017-03/11/2020 tarihleri arasında çalıştığını, taraflar arasında düzenlenen iş akdi ve iş akdinde bulunan rekabet yasağı hükümlerince iş sözleşmesi süresince ve hitamından itibaren 6 ay süre ile benzer ve ilgili bir işyerinde çalışması halinde işçinin cezai şart ödeneceğinin öngörülmesi nedeniyle rekabet yasağına ilişkin cezai şart bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak gösterilen rekabet yasağına ilişkin hükümler anayasaya aykırılık teşkil etmesi sebebiyle geçersiz olduğunu, müvekkili aleyhine tek taraflı cezai koşul yükleyen hükümler aşırı nitelikte olup rekabet etmemeye ilişkin hükümlerin geçersiz olduğunu, müvekkilinin, davacı şirketin ticari sırlarını bilmediği gibi müşteri çevresine veyahut davacı şirket portföyünde yer alan ve davacı şirketin menfaatini etkileyecek bilgilere de sahip olmadığını, yukarıda açıklanan nedenler ile açılan haksız davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan kontrolde işbu davanın 29/12/2022 tarihinde İş Mahkemesine hitaben sunulan dilekçe ile açılmakla ... İş Mahkemesinin 2022/... Esasına kaydının yapıldığı, dilekçeler teatisinin tamamlanmasının ardından 28.03.2023 tarihli 1 nolu celsede görevsizlik kararı verildiği, taraflarca yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulması üzerine dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmeleri ile karalaştırılan iş akdinin feshinden sonra davalı işçinin rekabet etmeme yasağına aykırı davranışları iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davalının taraflar arasında akdedilmiş olan rekabet sözleşmesi kapsamında rekabet yasağına aykırı hareket etmiş olması sebebiyle 6 aylık cezai şart bedelinin davalıdan tahsili istemi ile işbu kısmi alacak davasının (1.000,00 TL üzerinden) açılmış olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a)Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b)Yargı yolunun caiz olması.
c)Mahkemenin görevli olması.
ç)Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d)Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e)Dava takip yetkisine sahip olunması.
f)Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g)Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ)Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h)Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı)Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i)Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Mahkememizce görev hususu incelendiğinde işbu davalarda göreve ilişkin olarak Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri, hukuk daireleri arasında farklı uygulamaların olduğu anlaşılmış olup yapılan araştırmada ... Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2022/... Esas, 2023/... Karar Sayılı 16/01/2023 Tarihli " Dava, rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmeleri ile karalaştırılan iş akdinin feshinden sonra işçinin rekabet etmeme yasağına aykırı davranışları iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili talebine ilişkin alacak davasıdır. .. Dava, hukuki niteliği itibariyle, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayalı olarak TBK'nın 446. maddesi uyarınca ceza koşulu alacağının tahsili istemine ilişkindir. ... Yürürlük tarihi Türk Ticaret Kanunundan daha sonra olan ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan özel nitelikteki 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 5. maddesi uyarınca iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret mahkemesi görevli olmayıp, iş mahkemesi görevlidir." şeklindeki güncel ilamı ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2021/11745 Esas, 2021/16748 Karar Sayılı, 21/12/2021 Tarihli "...Uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevlidir. Dairemizin önceki kararlarında işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonrası dönem bakımından rekabet yasağına ilişkin olarak cezai şart ve tazminat davaları bakımından ticari dava olduğu belirtilmiş ise de; konunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla,yukarıda belirtilen açıklamalar uyarınca görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu belirlendiğinden bu karardan dönülmesi gerektiği anlaşılmıştır." şeklindeki gerekçeli ilamında iş mahkemelerinin iş bu davaya bakmakta görevli olduğu belirtilmiş ise de ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2023/2022 Esas, 2023/... Karar Sayılı, 12/10/2023 Tarihli "Dava, taraflar arasında mevcut iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin hükmün ihlali nedeniyle cezai şart alacağının davalıdan tahsiline ilişkindir. ... 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde yapılan düzenlemenin,
TTK'nın 4/1.c maddesini ortadan kaldırdığından söz edilemez. Yargıtay 11. HD'nin, 3 Aralık 2021 tarihli ve 2021/1534 esas, 2021/6811 karar sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararıyla “TBK’nın 444-447 maddelerinden doğan rekabet yasağının ihlaline dair uyuşmazlıklara bakma görevinin TTK’nın 4/1–c maddesi gereğince aynı kanunun 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemelerine ait olduğu karara bağlanmış olup, bu karar bağlayıcıdır. Mutlak ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığı çözüme bağlamaya asliye ticaret mahkemesi görevli iken, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır." şeklindeki gerekçeli ilamı ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2023/... Esas, 2023/... Karar Sayılı, 14/09/2023 Tarihli "... Dava, iş sözleşmesinden kaynaklanan rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şart talebine ilişkindir. ... Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. Maddesinde yapılan düzenlemenin,
TTK'nın 4/1-c maddesini ortadan kaldırdığından söz edilemez. Somut olayda davalının rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesine aykırılık oluşturduğu iddia edilen eylemlerinin iş akdinin sona erdiği döneme ilişkin olduğu, davanın mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklindeki güncel ilamları uyarınca mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılarak yargılama yapılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2021/(22)9-485 Esas, 2021/971 Karar Sayılı, 07.07.2021 Tarihli " ... Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise, bu husus, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 E., 2003/271 K. sayılı kararı; ayrıca bkz., Pekcanıtez, H.: Medeni Usul Hukuku, C.II, 15. baskı, İstanbul 2017, s.1000). ... Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir." şeklindeki gerekçeli ilamı uyarınca mahkememizce dava dilekçesi üzerinden yapılan kontrolde davacının davasını belirsiz alacak davası olarak ikame etmemiş olduğu, kısmi dava olarak açmış olduğu kanaatine varılmıştır.
Somut uyuşmazlık bakımından yapılan kontrolde davalının davacıya ait işyerinde 05.01.2017 - 03.11.2020 tarihleri arasında Saha Satış Müdürü olarak görev yapmış olduğu, davalının davacı şirkete sunmuş olduğu istifa dilekçesi akabinde dava dışı aynı iş kolunda faaliyet gösteren ... Anonim Şirketi'nin İstanbul’daki işyerinde İş Geliştirme ve İnovasyon biriminde çalışamaya başladığı iddiası ile işbu davanın açılmış olduğu görülmüş olup bu sebeple öncelikle taraflar arasındaki sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin düzenlemelerinin incelenmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki 01.01.2020 tarihli sözleşmenin 10. Maddesi altında rekabet etmemeye ilişkin düzenleme yapılmış olduğu, 12. Maddede ise cezai şart hükümlerinin düzenlenmiş olduğu görülmüştür.
10.1. : "Çalışan, İşveren'in Faaliyeti ile ilgili olarak önemli bilgi birikimine ve gizli bilgiyi haiz olacaktır."
10.2. : "Bu sebeple Çalışan, işbu Sözleşme'nin süresi boyunca hiçbir yerde; ve sona ermesini / fesih edilmesini Müteakiben Yasaklı Süre boyunca Yasaklı Bölgeler'de doğrudan veya dolaylı olarak (i) kendi hesabına; veya (ii) herhangi bir diğer şahis, firma veya şirket hesabına; veya (iii) diğer bir kişinin, firmanın veya şirketin temsilcisi, yöneticisi, ortağı, müdürü, çalışanı, danışmanı veya hissedarı sıfatıyla İşveren'in Faaliyeti ile doğrudan veya dolaylı olarak rekabet halinde olan veya olması muhtemel işlerde çalışmayacağını kabul, beyan ve taahhüt etmektedir."
10.4. : "İşbu madde 10 kapsamında büyük harfle yazılan kelimeler aşağıdaki anlamı taşıyacaktır. "İşverenin Faaliyeti": Kara,Hava,Denizyolları ve Demiryolları vasıtaları ticari eşyaların yurtiçi ve yurtdışı taşımacılığını yapmak, "Yasaklı Bölgeler": Marmara Bölgesi Yasaklı Süre": (6 ay)"
12.: "Çalışan'ın, 9. (Gizlilik), 10. (Rekabet Etmeme ve Ayartmama) ve 11. (Ek İşte Çalışma/ Paralel Çalışma Yasağı) maddelerinde belirtien yükümlülüklerinden herhangi birini ihlal etmesi durumunda, İşveren'i telafisi olmayan zararlara uğratacağının bilincindedir. Bu nedenle Çalışan her bir aykırılık için ayrı ayrı olmak üzere, aldığı son ücreti üzerinden (6 (altı)) aylık brüt ücreti tutarında tazminatı İşveren'e cezai şart olarak ödemeyi peşinen kabul ve beyan eder. İşveren'in cezai şartı aşan zararları konusunda ayrıca Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde tazminat ve/veya dava hakkı saklıdır. Şirket ayrıca, zararı ve sorumluluğu ispatla yükümlü olmaksızın, ihtiyari tedbir talebinde bulunabilir. Çalışan işbu maddede belirtilen cezai şart miktarlarını ödemek suretiyle 9. (Gizlilik), 10. (Rekabet Etmeme ve-Ayartmama) ve 11. (Ek İşte Çalışma/ Paralel Çalışma Yasağı) maddelerindeki yükümlülüklerinden kurtulamaz."
Rekabet yasağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ila 447. maddelerinde düzenlenmiştir. Bunun nedeni ise rekabet etmemenin sadakat borcunun bir gereği olmasıdır. İş sözleşmesinin kurulması ile doğan sadakat borcu, işçi tarafından işverenin çıkarlarını koruma ve gözetme borcudur. Rekabet etmeme borcu ise, iş sözleşmesinin sonuçlarından olan; işçinin işverene sadakat borcu içinde yer alan alt bir yükümlülüktür. 6098 sayılı TBK'nın 444. Maddesinin "(1) Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. (2) Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun 445. Maddesinin "(1) Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. (2) Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." şeklindeki düzenlemesi, aynı kanunun 446. Maddesinin "(1) Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. (2) Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır. (3) İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir." şeklindeki düzenlemesi bir bütün olarak incelenmesi gerekmektedir.
Rekabet yasağı sözleşmesinin akdedilmesiyle, hizmet sözleşmesinden ayrı bir metinde düzenlenmiş yahut hizmet sözleşmesi içerisindeki bir hükümle düzenlenmiş olmasından bağımsız olarak taraflar arasında hem bir hizmet sözleşmesinin, hem de bir rekabet yasağı sözleşmesinin birbirlerinden ayrı olarak varlıklarını koruyacakları kabul edilmelidir.
Bu kapsamda davacı ile davalı arasındaki rekabet yasağı sözleşmesi, her ne kadar taraflar arasındaki hizmet ilişkisine ilişkin olarak akdedilmiş ise de sahip olduğu unsurlar ile uygulanacak kanuni hükümlerdeki farklılıklar, iş ilişkisinin feshedildiği tarihten sonraki döneme dair hükümler içermesi ile anılan dönem için geçerli olması sebebiyle hizmet sözleşmesinden bağımsız nitelikte bir sözleşme olarak varlığını muhafaza eder.
Yargılama esnasında celp edilen SGK kayıtları, dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtları, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme içeriği bir bütün olarak incelenmek sureti ile rapor tanzimi için dosyanın 1 iş hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisine tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
Davalının davacı şirket nezdinde çalıştığı pozisyon itibari ile davacının üretim sırlarına, müşteri bilgilerine, satış politikalarına vakıf olup olamayacağı : Davalı sözleşmede anılan sırlara vakıf olacağını kabul etmiş olup, satış müdürü olarak müşteri bilgilerine ve satış politikasına hakim olması üstlendiği iş gereğidir. Davacı ile dava dışı firmanın aynı alanda faaliyet gösterip göstermediği: ... verilerine göre, her iki firma da aynı alanda çalışmaktadır.
Davalının davadışı firmadan çalıştığı iş kolu da gözönünde bulundurulduğunda, davalının davacı ile aralarında akdedilmiş olan sözleşme kapsamında rekabet yasağına aykırı davranıp davranmadığı: Sözleşmede 6 ay aynı alanda çalışan bir firmaya girmeme taahhüdü bulunduğu halde SGK kayıtlarına göre çıkıştan 2 gün sonra aynı alanda çalışan başka bir firmada çalışmaya başlanmakla sözleşme hükümlerine ve sadakat borcuna aykırı davrandığı sonucuna varılmakla beraber bu konuda hukuki takdir mahkemenindir. Davacının davalıdan cezai şart talep edip edemeyeceği : Cezai şart talep koşullarının gerçekleştiği sonucuna varılmakla beraber takdir mahkemenindir. Ne miktarda cezai şart talep edebileceği: Dosyada son bordro bulunmadığından SGK kayıtları temel alındığında 61.999,98 TL istenebilecek olup indirimin takdiri mahkemenindir. Şeklinde kanaate varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Uygulamada Rekabet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için coğrafi sınırlama yapılması zorunlu olmakla birlikte eğer sınırlama yapılmamışsa coğrafi sınır tüm Türkiye'dir. Dava konusu sözleşmede coğrafi sınır yönünden Marmara Bölgesi olarak belirleme yapılmış olduğu görüldüğünde işbu sınır davalı aleyhine aşırı nitelikte olduğundan TBK'nın 445/2. maddesi uyarınca sınırlandırılması yapılması gerektiği kanaatine varılarak davalının, İstanbul'da davacının iş yerinde çalışırken rekabet yasağı sözleşmesini imzalamış olması sebebiyle rekabet yasağı hükmünün İstanbul ili için geçerli olduğunun kabulü gerekmiş olup bu kapsamda yapılan değerlendirmede davalının, davacı şirket nezdindeki iş akdini istifa dilekçesi vermek suretiyle kendi özgür iradesiyle sonlandırmış olduğu, iş akdinin sonra ermesinden sonra SGK kayıtlarına göre 2 gün sonra aynı alanda çalışan başka bir firmada çalışmaya başlamış olması sebebi ile kendi özgür iradesi ile vermiş olduğu rekabet etmeme taahhüdüne aykırı hareket etmiş olduğundan davacının sözleşme kapsamındaki 6 aylık cezai şart bedelini talep edebileceği kanaatine varılmış, davalının zamanaşımına yönelik itirazlarının davaya konu tazminat isteminin taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmeden kaynaklı genel 10 yıllık zamanaşımına tabi olması sebebiyle reddine karar verilmiş ve dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL tazminat miktarı ile bağlı kalınarak davalının dava açılması ile temerrüde düşmüş olması sebebiyle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, fazlaya dair faiz istemi reddedildiğinden, miktar itibari ile reddedilen kısım olmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmeksizin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile rekabet etmeme yasağından kaynaklı cezai şart olarak 1.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair faiz isteminin reddine,
2.Alınması gerekli olan 269,85-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 189,15-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 172,90-TL ( başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 40,00-TL, bilirkişi ücreti olarak 2.000,00-TL olmak üzere toplam: 2.212,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacının miktar itibari ile reddedilen bir talebi bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
7.Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 680,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8.Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.