Esas No
E. 2012/33397
Karar No
K. 2013/4947
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

12. Ceza Dairesi

E. 2012/33397 K. 2013/4947 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/33397, K. 2013/4947, T. 28.02.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2012/33397
Karar No
2013/4947
Karar Tarihi
28.02.2013
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

12. Ceza Dairesi         2012/33397 E.  ,  2013/4947 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi

Hüküm : Davanın reddine

Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Davanın reddine karar verilmiş olması karşısında, davalı lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dava 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının aranması gerektiği şeklindedir. Ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama yoktur. Borçlar Kanununun 60. maddesinde tazminat davasının, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı kabul edilmiştir. Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimseler bakımından, devletin yaptığı yakalama veya tutuklama haksız fiili ceza davasının kesinleşmesi ile netleştiğinden bu tarih olayın vuku tarihi olup, bu tarihten itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyeceği gibi; yerel mahkeme tarafından da aynı yönde yapılan değerlendirme sonucu tazminat istemine ilişkin davanın, beraat kararının kesinleştiği tarihten itibaren çok uzun bir süre sonra açıldığı, davacının bu uzun süre içinde hakkındaki hükmün kesinleştiğini bilmediğinden söz edilmesinin hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı ve davanın 466 sayılı Kanunun 2. maddesinde öngörülen süre içinde açıldığının kabulünün mümkün olmayacağı gerekçeleri gösterilerek davanın süre yönünden reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı yön bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog