3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2011/6941 E. , 2011/10093 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin satın alma yoluyla edindiği evinde; önceki malik adına tesis edilen aboneliğe bağlı olarak elektrik enerjisini kullandığını, ancak komşu evde kaçak elektrik kullanıldığını tespit eden davalı idare görevlilerince düzenlenen tutanakta sehven müvekkilinin kullandığı aboneliğe ait numarasının yazıldığını, bu nedenle tahakkuk ettirilen borcun müvekkili tarafından icra tehdidi altında ödendiğini ileri sürerek; 6.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, 3. maddesinde ise; “Mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.
Diğer taraftan aynı kanunun 23.maddesinde ise, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davaya konu tutanakta belirtilen abone kaydının dava dışı ... adına tesis edildiği, davacının ise bu şahıstan taşınmazı satış yoluyla edindiği, aboneliğin devredilmemesine rağmen elektrik enerjisinin davacı tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır. Şu durumda; tüketici konumunda bulunan davacı ile satıcı konumunda bulunan davalı idare arasında dava dışı şahsın aboneliğinin devamı niteliğinde kurulmuş, yazılı olmayan bir sözleşme ilişkisinin bulunduğu ortadadır. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken, davaya bakılarak işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.