6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2011/16640 E. , 2014/1822 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 6 - 2009/43358
MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/06/2008
NUMARASI : 2005/288 (E) ve 2008/538 (K)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Yakınan T.. Ç..'nın malzeme nakli sırasında hasar gören ve tespiti yaptırılan 26 adet aküyü, iş yerinin yan tarafında bulunan diğer yakınan M.. A..'ın depo olarak kullandığı bina niteliğindeki yere bıraktığı ve hırsızlık suçunun burada işlendiğinin anlaşılmasına göre; yakınan Mehmet'in iş yeri olarak çalıştırmayıp depo olarak kullandığı, bağımsız yerde bulunan suça konu yerin, ticari faaliyet gösterilen iş yeri niteliğinde bulunmadığı ve bu nedenle iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık yararına yasa belirlenirken bu suçun da hesaba katılması suretiyle yazılı biçimde karar verilmesi,
2.Olay günü saat 04:30 sıralarında kolluğa, D.. inşaatından plakası alınamayan kırmızı bir araçla, kalıp demiri çalındığı ve kamyonetin çevre yolu yönüne gittiğinin bildirildiği, görevlilerce yapılan çalışmada kırmızı kamyonetin Yeni Hurdalık içinde görüldüğü ve uyarılara karşın durmadığı, yapılan izleme sonucu saat 05:30 da bir evin duvarına çarparak durduğu, araçtan çıkarak kaçan sanık A.. K..'in yakalandığı, görevlilerce aracın kasasında 24 akü ve demirlerin bulunduğu, ayrıca kovalamaca sırasında aracın arka kapağı açılarak yere düşen ve kırılan akünün alındığı, Konya İl Emniyet Müdürlüğünün 05.03.2005 tarihli yazısından yakalanan sanık A.. K.. ile yapılan görüşmede aküleri M.. B.. Mahallesindeki bir depodan çaldıklarını açıkladığının anlaşılması ve tanık A.. B..'un açıklamaları da birlikte değerlendirildiğinde, sanığın beyanı ile yakınana ulaşılarak kısmi rızai iadenin gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCY'nın 168/son maddesi anlamında yakınandan kısmi geri vermeye onayı bulunup bulunmadığı sorulduktan sonra anılan maddenin uygulanma olasılığı tartışılarak lehe yasanın belirlenmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
3.Suç tarihine göre, mala zarar verme suçunda öncelikle 5271 sayılı CMK'nun 253-254.maddelerindeki uzlaşma işlemlerinin yapılmasından sonra, sonucuna göre uygulama yapılması yerine, yazılı biçimde karşılaştırma yapılarak lehe yasanın belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar A.. K.., P.. E.. ve S.. Y.. savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.