5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2014/16451 E. , 2014/26691 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Şenkaya Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/01/2014
NUMARASI : 2012/133-2014/9
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş ise de dosyada davetiye gideri bulunmadığından duruşma isteminin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Arazi niteliğindeki taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tespit edilmesi yöntem itibarıyla doğru olduğu gibi üzerinde bulunan binalara resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi de doğrudur. Ancak;
1.Taşınmazın 2.sınıf sulu tarım arazisi niteliğinde olması nedeni ile sınıfına göre belirlenecek ürün verimlerine göre tespit edilen net gelirine %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanması gerekirken, bu oranın %5 alınması suretiyle az bedel tespiti,
2.Üretim giderlerine genel idare giderleri ile beklenmeyen giderler de eklenerek masrafların fazla hesaplanması suretiyle düşük bedel tespit eden bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
3.Dava konusu taşınmazın Paşalı Belde Merkezine olan yakınlığı, konumu, yeri ve bilirkişi raporundaki özellikleri nazara alındığında tespit edilecek oranda objektif değer artışı ilave edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4.Dava konusu taşınmazın acele el koyma kararından sonra davalı taraf adına bankaya bloke edilen bedelin, tespit edilen kamulaştırma bedelinden mahsup edilerek fark bedelinin ödenmesine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması, Doğru olmadığı gibi,
5.2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 17.09.2014 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden, Mahkeme kararının açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazları doğrultusunda BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 19.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.