21. Hukuk Dairesi
T. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/1900 Esas 2023/1678 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/03/2021
NUMARASI : 2020/106 Esas 2021/178 Karar
GEREKÇELİ KARARIN
Taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'nın ... bünyesindeki Muş İl Müessese Müdürlüğünde hizmet akdi ile işçi olarak çalışırken 27/12/2004 tarihinde iş kazası geçirmiş olup, Tokat İş Mahkemesinin 2007/558 E. 2016/83 K. Sayılı dosyasında davacı şirket aleyhine açtığı davada maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ve kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmesi üzerine, ilama dayalı başlatılan Tokat 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/3718 E. sayılı icra dosyasına davacı şirketin 200.422,44 TL ödemek zorunda kaldığını; ayrıca bakiye harç ile temyiz masrafları ödediğini, taraflar arasındaki 31/08/2010 tarihli Hisse Satış Sözleşmesinin 8.6 maddesinin "Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin 24.07.2006 tarihinde ... ile imzalamış olduğu İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi Sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte ve geçerlidir" şeklinde olduğunu, iş bu nedenle özelleştirme işlemi öncesi taraflar arasında imzalanmış olan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi, sözleşmenin imza tarihi olan 24/07/2006 tarihinden itibaren başlamak kaydıyla özelleştirme işleminden sonra da taraflar arasında geçerliliğini sürdürdüğünü; taraflar arasında imzalanmış 24.07.2006 tarihli İHDS'nin 7'inci Maddesinde, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan olaylarda sorumluluk dönemsel olarak paylaştırıldığını; İHDS 7.4 ve 7.6 maddelerine göre; Dağıtım Faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun ve Sözleşmenin imza tarihinden önce Dağıtım Tesisleri ile Dağıtım Tesisleri’nin işletilmesinden kaynaklanan her türlü hukuki ve cezai sorumluluğun ...’a ait olduğunu beyanla, İHDS 7.maddesi kapsamında üçüncü kişi olan dava dışı SGK’ye ödemeden davalı sorumlu olduğundan, 28.12.2018 tarihinde ödenen 200.422,44 TL ile 04.03.2016 tarihinde ödenen 1.414,18 TL temyiz harç ve masrafı, 17.11.2016 tarihinde ödenen 3.441,61 TL bakiye karar harcının ödeme tarihlerinden işleyecek avans faizi ile davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın rücu davası olup Borçlar Kanunun 73 maddesi gereğince zaman aşımına uğradığını, fazla ödenen bir miktarın bulunmadığını, dava konusu edilen rücu talebine konu ödemelerin davacı ve davalı şirketin bilançosuna yansımış olmasına bağlı olarak davalı ... tarafından yapılmış bir ödeme anlamına geleceğinden mükerrer ödemenin söz konusu olacağını, davacının sözleşmeden kaynaklanan bir talep hakkının bulunmadığını, bir an için davacının haklı olduğu kabul edilse dahi müvekkili kurumun yalnızca mahkeme kararında belirtilen tutardan sorumlu olup icra takibine ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflar ve faizden sorumlu olmadığını, bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; 27/12/2004 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeni ile 11/06/2007 tarihinde açılan davada tarafların, davacı ... ile davalı ..., ..., ... olduğu, yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile birleşen davanın reddine karar verildiği; İlamın temyizi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2018 tarih, 2016/8298 Esas, 2018/1168 Karar sayılı ilamı ile onandığı, UYAP sisteminde yer alan belgelerden, iş bu ilam gereğince Tokat 1. İcra Dairesi Dosya No : 2016/3718 Esas sayılı İcra Dosyası ile takibe geçildiği, dosya hesabının; 163.241,16 TL Takipte Kesinleşen Miktarı, 7.427,47 TL Tahsil Harcı Miktarı Bakiye Harç Oranı (4,55), 29,20 TL Başvurma Harcı Miktarı, 15.744,47 TL Vekalet Ücreti Miktarı - Tam, 13.913,34 TL Toplam Faiz Miktarı, 66,80 TL Masraf Miktarı olmak üzere toplam 200.422,44 TL Yekün Alacak olarak hesaplandığı, davacının 28.02.2018 tarihinde dosyaya 200.422,44 TL ödeme yaptığı, bu dosya ile ilgili olarak; 04.03.2016 tarihinde 1.424,18 TL temyiz harç ve masrafı, 17.11.2016 tarihinde 3.441,61 TL bakiye karar harcı ödendiği, davacının sunduğu sayman mutemedi alındısı, tahsilat makbuzu ve vergi dairesi alındısından anlaşıldığı, söz konusu olayın 2004 yılında gerçekleştiği açık olup, sözleşme imza tarihinden önce gerçekleşmesi dikkate alındığında davacının davalı ...'a rücusu yönünde yasal şartların oluştuğu, bu nedenlerle davanın kabulüne, 200.422,44 TL alacağın ödeme tarihi olan 28/02/2018 tarihinden, 1.424,18 TL alacağın ödeme tarihi olan 04/03/2016 tarihinden, 3.441,61 TL alacağın ödeme tarihi olan 17/11/2016 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, bilirkişi raporuna itirazlarını karşılar mahiyette ek rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, ... çalışanının İHDS'nin 7.maddesi kapsamında 3.kişi olarak değerlendirilemeyeceğini, ihbar yapılmadığından faiz istenemeyeceğini, ödemelerden faiz ve diğer giderlerden ...'ın sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusuna karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden kaynaklı rücuen alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Tokat 1. İş Mahkemesi'nin 2015/223 (2007/558) esas 2016/83 karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacısının ..., davalılarının ..., ..., ... olup, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verildiği, kararın temyizi edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2018 tarih ve 2016/8298 Esas 2018/1168 Karar sayılı ilamı ile onandığı görülmüştür.
Tokat 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/3178 esas takip dosyasının örneğinin incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlularının ..., ..., ... olup, Tokat 1. İş Mahkemesi'nin 2015/223 (2007/558) esas 2016/83 karar takibe konulması sonucu davacı şirketçe 28.02.2018 tarihinde dosyaya 200.422,44 TL ödeme yaptığı, bu dosya ile ilgili olarak; 04.03.2016 tarihinde 1.424,18 TL temyiz harç ve masrafı, 17.11.2016 tarihinde 3.441,61 TL bakiye karar harcı ödendiği anlaşılmıştır.
Sözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; dava dışı ...'nin geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle ödenen tazminatının davalı şirketin kusurlu olduğundan bahisle rücuen tazminat istemli dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, dava dışı ...'nin mahkeme ilamını davacı aleyhine icra takibine koyması sonucu davacının 28.02.2018 tarihinde 200.422,44 TL, 04.03.2016 tarihinde 1.424,18 TL temyiz harç ve masrafı, 17.11.2016 tarihinde ise 3.441,61 TL bakiye karar harcı ödendiği dosya içeriğiyle sabittir.
Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Tokat 1. İş Mahkemesi dosyasındaki davanın davacısıda bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği tüm bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlık dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmadığından sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı).
Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.
Öte yandan Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin öncelikle uygulanacağı anlaşıldığından bu hususa yönelik savunmalara Dairemizce itibar edilmemiştir.
Davalı vekilinin açılan davada ödeme tarihinden itibaren faiz uygulanamayacağına yönelik itirazına gelindiğinde, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Buna göre ilk derece mahkemesinin kararında ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş taktiren aşağıdaki şekilde karar kurmak gerekmiştir.
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Alınması gerekli olan 14.023,24 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.505,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.517,43 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.29/11/2023 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.