13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2020/225
- Karar No
- 2020/225
- Karar Tarihi
- 21.09.2023
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Trafik Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/225 Esas - 2023/575
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
Av. ...
Av. .....
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/06/2018 tarihinde davacı ...'in içerisinde yolcu olarak bulunduğu, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ..... istikametinden ..... Caddesini takiben ..... İstikametine seyir halindeyken, karşı istikamette seyir halinde bulunan dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs ile çarpışmaları neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını ve bu yüzden bakım ihtiyacı doğduğunu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacının hiçbir kusuru bulunmadığını, davacı ...'in dava konusu trafik kazası nedeniyle ağır şekilde yaralandığını, özellikle kaburga, ayak parmak, kalça ve kaval kemiğinde kırıklar, uyluk kemiğinde parçalı kırıklar, ezilme ve yaralanmalar meydana geldiğini, kazadan sonra .....'ne kaldırılan davacının yatarak tedavi gördüğünü ve cerrahi operasyonlar geçirdiğini, dava konusu trafik kazası nedeniyle ağır şekilde yaralanan, hareket kısıtlılığı meydana gelen ve psikolojik travma yaşamamakta olan davacıya bakım ihtiyacı doğduğunu, dava konusu trafik kazasından davacı ...'in yaralanması, geçici ve kalıcı işgöremezlik maruz kalması ve bakım ihtiyacının doğması nedeniyle uğramış olduğu maddi zararların tazmini için gerekli bilgi ve belgelerle birlikte davalı ... Sigorta A.Ş'ye başvurduğunu, başvuru dilekçesi ve ekleri davalı ... Sigorta'ya tebliğ edildiğini, davalı ... Sigorta nezdinde oluşturulan .....nolu hasar dosyası kapsamındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, dava konusu trafik kazasında davacı ...'in yaralanması, geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kalması ve bakım ihtiyacının doğması nedeniyle uğramış olduğu maddi zararların tazmini için gerekli bilgi ve belgelerle birlikte davalı ... A.Ş'ye başvuru yapıldığını, başvuru dilekçesi ve eklerinin 18/02/2020 tarihinde ...'ya tebliğ edildiğini, davalı ... nezdinde oluşturulan ..... nolu hasar dosyası kapsamındaki aleyhe hususları da kabul etmediklerini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. Maddesinde "zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruya yazılı olarak cevaplamaması veya verilmen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü düzenlendiğini, bu kanun maddesinde belirtilen yasal süre içeresinde tarafına herhangi bir ödeme yapılmadığı ve başvurularının sonuçsuz kaldığını, bu nedenle dava şartı ara buluculuk yoluna başvurma gereği doğduğunu, davalı ... Sigorta ve ... A.Ş'ye karşı arabuluculuğa başvurulmuş olup; açılan ..... sayılı arabuluculuk dosyası kapsamında, 23/03/2020 tarihli son tutanakla da sabit olduğu üzere, taraflar arasında anlaşmaya varılamamış ve iş bu davayı açma gereği doğduğunu, dava konusu trafik kazası nedeniyle ..... esas sayılı dosyası ile ceza yargılaması yapıldığını, davacı ...'in aylık geliri asgari ücretten yüksek olup, yapılacak olan tazminat hesabında bu hususun da dikkate alınmasını, kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketlerinden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talebiyle HMK madde 107 uyarınca belirsiz alacak davasını açma zorunluluğu hasıl olduğunu ileri sürerek 05/06/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'in yaralanması geçici ve kalıcı işgöremezliğe uğraması ve bakım ihtiyacının doğması nedeniyle, kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketlerinden tahsili ile davacıya ödenmesini, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinden bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP
DAVALI ... CEVAP DİLEKÇESİNDE; Davanın kabul manasında olmamak üzere, kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, başvuru sahibinin özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre maluliyetin belirlenmesi gerektiğini, davayı kabul anlamında gelmemek üzere yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 Mortalite Tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını, Sosyal Güvenlik Kurumuna yazı yazılarak, öncelikle söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının, davacı tarafa peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulmasını, ödeme yapılması durumunda ödenen miktarın tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini, 25/02/2011 tarihininden itibaren geçerli olan mevzuat değişikliği sebebi ile davalı şirketin tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkin sorumluluğunun ortadan kalktığını, kabul manasında olmamak üzere, davacının araçta hatır yolcusu olması sebebiyle ve kaza sırasında davacının zararın artmasında ya da ortaya çıkmasında kusuru bulunup bulunmadığı resen tespit edilerek, tespite göre hatır ve müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faizi olması gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenler ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere, başvurunun reddi ile taraflarına vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
DAVALI ... SİGORTA CEVAP DİLEKÇESİNDE: Huzurdaki davanın kesin hüküm nedeni ile davanın esasına girilmeden usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından aynı poliçeden ve aynı kazadan kaynaklanan aynı kişilerce iki ayrı dava açılarak talep edilmiş olmasından hukuki yarar bulunmadığını, mahkeme dava şartlarının var olup olmadığın tarafların bu konuda bir itirazları olmasa da davanın her aşamasında kendiliğinden inceleyeceğini, taraflar da davanın her aşamasında dava şartlarının eksik olduğunu ileri sürebileceklerini, mahkeme gerek kendiliğinden gerekse tarafların itirazı üzerine yapacağı incelme sonucunda dava şartlarından herhangi birinin eksik olduğunu belirlerse davayı esasa girmeden dava şartı yokluğundan red edeceğini, açıklanan sebeplerle huzurdaki davada kesin hüküm itirazının kabulü ile davanın esasa girmeden usulden reddini, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine, davacı tarafça dava öncesi davacı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından kanunda öngörülen başvuru şartı gerçekleşmediğini, davacının kalıcı maluliyeti söz konusu ise davacının maluliyeti erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmeliğe göre tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararından davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı tedavi teminatı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatı belirlenirken vergilendirilmiş gelir yoksa asgari ücretin baz alınması gerektiğini, asla davayı ve talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla huzurdaki davada 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve eki olan "TRH 2010 Tablosu uygulanmasını, davacı yana ... tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti için ilgili ...
İl Müdürlüğüne müzekkere yazılması gerektiğini, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunun araştırılmasını, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmasını, davacı yanın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talebinin haksız olduğunu, yukarıda açıklanan ve resen nazara alınacak sebeplerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine, davalı şirkete dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME - GEREKÇE: Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması, geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğraması ve bakım ihtiyacının doğması nedeniyle tazminat talebi isteğine iliştindir. ...'dan ...'e ait bilgisayar kayıtları, işyeri ünvanı, sigorta hizmet cetveli ve geçici iş göremezlik için yapılan ödemelere ait evrakların dosyaya eklendiği,, ..... tarafından yapılan sosyal ve mali durumunun araştırılıp dosyaya eklendi, Sigorta hasar dosyası ve poliçesinin geldiği, ..... sayılı kararın kesinleşme şerhli örneğinin geldiği, ..... kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütüne göre değerlendirme yapıldığı ve ...'e ait düzenlenen sağlık kurulu raporu ile tetkiklerinin CD'si dosya içerisinde alınmış, ..... ...'e ait bilgi ve belgelerin geldiği, ..... davacı ... ile ilgili ücret hesap pusulasının onaylı örneğinin dosya içerisinde alındığı, dosyanın ataması yapılan bilirkişiler tarafından olaya ilişkin hesap raporunun hazırlanarak dosyaya sunulduğu görülmüştür. ..... alınan 16/12/2022 tarihinde alınan rapora göre; ...'in 05/06/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yalımlanan özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında, kas-iskelet sistemi, alt ekstremiteye ait sorunlar, tablo 3.8a ve tablo 3.8b'ye göre alt ekstremite özürlülük oranı %5 ... formülü ile %9,75, tablo 3.9'a göre alt ekstremite özürlülük oranı %10, toplam alt ekstremite özürlülük oranı ... formülüne göre: %19 olup tablo 3.2'ye göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 16/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya içerisindeki belge ve bilgilerden hareketle hesap raporu hazırlanmış olup, talebin hukuken oluşup oluşmadığına dair hukuki değerlendirme, mahkemenin takdirinde olduğunu, delillerin değerlendirilmesi ve hukuki değerlendirme takdiri mahkemeye ait olmakla dosya içindeki verilere göre, davacının dava konusu olay sonrasında zarar verenlerin %100 toplam kusuru, %10 oranında sürekli maluliyet, 9 ay geçici iş göremezlik süresi ve 1 ay geçici bakıcı gideri ihtiyacına göre davacının dava konusu olay nedeni ile uğramış olduğu zarar denk gelir net maddi tazminatının; Geçici iş göremezlik tutarının, 17.262,59 TL, sürekli iş göremezlik tutarının, 707.193,67 TL, bakıcı giderinin 2.029,00 TL, toplam 726.485,25 TL olduğu hesaplanmıştır. Davacının ... sigorta bakımından davasından feragat ettiği ancak aldığı ödemenin dosyaya bildirilmediği görüldüğünden hesaplamadan alınan ödeme mahsup edilemediği rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 25/08/2023 tarihli ek raporunda özetle; dosya içerisindeki belge ve bilgilerden hareketle hesap raporu hazırlanmış olup, talebin hukuken oluşup oluşmadığına dair hukuki değerlendirme, mahkemenin takdirinde olduğunu, delillerin değerlendirilmesi ve hukuki değerlendirme takdiri mahkemeye ait olmakla dosya içindeki verilere göre; davalı ... A.Ş'ye sigortalı ... plakalı otobüsün dava dışı sürücüsü ..., meydana gelen olayada %50 oranında kusurlu olduğunu, davacı ...'in yolcu olarak bulunduğu, davalı ... Sigorta A.Ş'ye sigortalı ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ..., meydana gelen olayda %50 oranında kusurlu olduğunu, dosya kapsamında ... sigorta bakımından davadan feragat edildiği görülmekle %50 ... sigortalısı kusuru nispetinde oluşan zararın hesaplandığı, davacının %10 oranında sürekli maluliyeti, 9 ay geçici iş göremezlik süresi ve 1 ay geçici bakıcı gideri ihtiyatına göre davacının dava konusu olay nedeni ile uğramış olduğu; geçici iş göremezlik miktarının 8.631,29 TL, sürekli iş göremezlik miktarının 468.050,01 TL, bakıcı giderinin 1.014,50 TL, toplam 477.695,80 TL zarar hesaplandığı rapor edilmiştir.
Davacı vekili yargılama sırasında 19/07/2022 havale tarihli dilekçesi ile; Davalı ... sigortadan maddi zararlarını tazmin ettikleri, sigorta şirketi ile yaptıkları sulh sözleşmesine göre karşılıklı vekalet ücreti talebi olmadığını, davalı ... sigorta yönünden davadan feragat ettiklerini bildirdiği, yine davacı vekilince 18/09/2023 havale tarihli dilekçesini sunarak davalı ... yönünden devam ettikleri maddi tazminat davasından da feragat ettiklerini, karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını bildirdiği görülmüştür.. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş, Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır.
310.maddede , “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. madde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” denilmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 10/06/2020 tarihli dava dilekçesi ile iş bu davayı açmış olsa da, feragat yetkisi bulunan vekaletname gereği davacı vekilinin 19/07/2022 ve 18/09/2023 tarihli dilekçeler ile açmış oldukları davadan feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini bildirdiği, tarafların karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmedikleri anlaşılmakla HMK'nun 310. ve 311. maddelerine göre; feragatın hüküm kesinleşmeden her zaman yapılabileceği gibi feragat beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğurduğu ve feragat beyanının işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunduğu, feragatın sonuç doğurması için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı bu sebeple feragat dilekçesinin karşı tarafa tebliği zorunluluğu bulunmadığı, yine feragatın gerçekleşmesi halinde oturum beklenmeden karar verilebileceği (.....), ayrıca dosya üzerinden karar verebilmenin yargılama sürecinin kısaltılması amacıyla düzenlenen 6100 sayılı HMK'nun özüne de uygun olacağı da anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2.Alınması gereken 179,90 TL harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasın yer olmadığına,
3.6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.360,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4.Yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen tefhim kılındı. 21/09/2023 Katip .....
(e-imzalıdır)
Hakim .....
(e-imzalıdır)