3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/29 Esas - 2022/40
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/02/2019 tarihinde müteveffa ... ' ın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve çekmiş olduğu ... plakalı yarı römorku ile ... istikametinden, E-90 Otoyolunu takiben, ... istikametine seyir halinde iken, kaza mahalli olan 13.km'yi 300 m geçtiği sırada, direksiyon hakimiyetini kaybedip, sola doğru savrulup, daha önce hasarlı olan orta refüj çelik bariyer ve demir korkuluklarına çarparak, ... Viyadüğü üzerinden aşağı uçmasıyla, aracın da yanması neticesinde, dava konusu sürücü ...'ın ex olduğunu, ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu belirterek, 6,000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE:
Dava; destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olup, 06/02/2019 tarihinde müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki araçla meydana gelen kazada davacıların murisi ...'ın vefat ettiği, müteveffanın kullandığı ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 04/12/2018 başlangıç ve 04/12/2019 bitiş tarihli ve ... nolu Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. SGK il Müdürlüğüne, Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılar dosya içine alınmış, kaza ile ilgili soruşturma dosyası örneği celp edilmiş, müteveffa ve davacıların nüfus kayıtları dosya içine alınmış, davalı sigorta şirketinden hasar dosyası getirtilmiştir. 06/02/2019 tarihli kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nun 56/1-a maddesinde belirtilen kuralı ihlal ettiği belirtilmiştir. Kusur bilirkişisi Trafik Polis Memurunun mahkememize sunduğu 03/08/2021 tarihli raporunda, ... plakalı çekici ve çekmiş olduğu ... plakalı yarı römorkun ex olan sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu belirtmiştir. 2985 sayılı KTK 85. maddesi uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı Kanunun 91. maddesine göre; işletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. 6098 sayılı TBK 49. maddesi uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
53.maddeye göre, ölüm hâlinde uğranılan zararlar; cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplardır. Davaya konu olayda ... plakalı aracın yaptığı kazada davacıların desteği ve aracın sürücüsü ... vefat etmiş olup alınan kusur bilirkişi raporlarına göre kazanın oluşumunda araç sürücüsü tam kusurlu olup başkaca kusurlu taraf olmadığı tespit edilmiştir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6 maddesi uyarınca destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri ZMM poliçesi teminatı dışında kalmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.11.2017 tarih 2017/17-1315/1239 sayılı kararında; “...Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde araç işleteninin bu zarardan sorumlu olacağı düzenlendiğine göre, ilke olarak sürücünün (desteğin) ölümünden işletenin sorumlu olduğu, dolayısıyla davacıların işletenden talepte bulunma haklarının bulunduğu kabul edilmelidir. Yansıma yoluyla zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmaları mümkün değildir. Nitekim BK’nun 44/I. maddesi, hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesine dayanmaktadır. Zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişi sonuçlarına da kendisi katlanmalıdır. Diğer bir deyişle, nasıl ki desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıyacağının kabul edilmesi gerekir. Zira zarara uğramamak için gerekli özeni göstermeyen veya hatta zararın meydana gelmesini isteyen kimse, bu hareket tarzının sonuçlarına katlanmalı ve bu davranışının zararın meydana gelmesinde oynadığı role, etkisine ve derecesine göre zararı kısmen veya tamamen üzerine almalıdır. Çünkü kendi kusuruyla sebebiyet verdiği ya da artmasına neden olduğu zararın ödettirilmesini istemek Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen doğruluk ve dürüstlük kurallarına aykırı olacaktır. O halde somut olayda objektif iyi niyet kurallarına (TMK m.2) göre davacıların murisinin %70 kusuruyla meydana gelen kaza sonucu ölümü nedeni ile davacıların talep ettikleri destekten yoksunluk tazminatından işletenin sorumlu olmadığı kabul edilmelidir...” görüşüne yer verilmiştir.
Buna göre, desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıyacağının kabul edilmesi gerekir.
Yapılan yargılama neticesinde davacının murisinin dava konusu kazanın oluşumunda tam ve tek kusurlu olduğu dosyaya alınan bilirkişi raporu ile sabit olup, ... plakalı aracın davalı şirkete 04/12/2018 - 04/12/2019 tarihleri arasında sigortalı olduğu, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin 01/06/2015 tarihinden sonra akdedilmiş olması sebebiyle dava konusu zararın poliçe teminatı dışında olduğu ve davanın reddi gerektiği kanaatine varılmakla (Yargıtay 17.H.D'nin 2019/3704 Esas, 2020/5573 Karar sayılı ilamı, Adana BAM.3.Hukuk Dairesi'nin 2019/117 Esas, 2019/822 Karar sayılı ilamı), davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Açılan davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 80,70 TL karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi kapsamında Adana Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenen arabulucu ücret kararı uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde davacılardan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,
5.Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6.Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi 18/01/2022 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır