6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Kazanın, 11.07.2018 tarihinde müvekkilleri .... Caddesi üzerinde yaya yolu bulunmadığı için, yaya yolu bulunmayan yollarda yayaların yürüme kurallarına uygun olarak trafik akışının tersi yönünde, yolun sol tarafından, yüzleri karşıdan gelecek araçları görecek ve gelen araçlara arkalarını dönmeyecek şekilde yürüdükleri, olayın meydana geldiği yerde ise, trafiğin akış yönüne ters ve hatalı olarak, yine söz konusu yerde olan inşaatın önünde hiçbir uyarı levhası yahut trafiği düzenleyecek personel olmaksızın beton mikserleri park halinde durduğu, müvekkillerinin beton mikserlerinin yolu kapatması sebebi ile araçların hemen yanından yürüyüşlerine devam ederken ... plakalı beton mikseri müvekkilleri görebilecekken dikkatsizce ve acele bir şekilde yola kontrolsüz olarak çıktığı ve olay neticesinde müvekkillerinden 31.10.2000 doğumlu ...’i altına alarak yolun sağ tarafına kadar sürüklediği ve ...’in olay neticesinde hayatını kaybettiğini, kaza ile ilgili ceza davası görüldüğü ve nihayetinde yapılan kusur incelemesi yapıldığı ve müvekkil ve yanında olan annesi yönünden herhangi bir kusur kendilerine yüklenmediğini, trafik kazasında ölen davacıların çocukları ...’in hem başarılı bir öğrenci hem de ev ekonomisine katkı sağlayan bilinçli bir çocuk olduğu ve 14 yaşında ise de, öğretim yılına ara verildiğinde ailesine maddi destek sağlamak amacıyla çalışmakta ve ailesine yardım etmekte olduğu, baba 30.01.1977 doğumlu .... ve anne 09.07.1980 doğumlu ...’in kızlarının ölümüyle onun maddi ve manevi destekliğinden yoksun kaldıkları, davalı işletene ait .... plakalı aracın 03.12.2015/03.12.2018 arası geçerli .... poliçe no.lu Trafik Sigortasını düzenleyen davalı şirkete, yapılan başvuru neticesinde ilk olarak 27.538-TL ödediği, Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi ...
E. Sayılı dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi raporundan sonra 82.135-TL ödeme yapıldığını, yargılama neticesinde belirlenecek maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek faiziyle birlikte limiti aşmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini, sunulan nedenlerle, trafik kazasında kızlarını kaybeden davacıların, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, destekten yoksun kalma tazminat tutarları belirlenerek, (müddeabih hakları saklı kalmak üzere) işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olarak davalılara ödetilmesine, işletenin, müteahhit firmanın, yüklenicinin taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi’nin vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın, müvekkil şirket tarafından 07.12.2017 - 17.12.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı ZMMS Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davanın araç sigorta ettirenine ihbarını talep ettikleri, zira davacı taraf sigortalıdan herhangi bir ödeme almışsa, aynı ödemeyi mükerrer şekilde tazmin ettiği takdirde sebepsiz zenginleşmiş olacağı, öncelikle davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmedikleri, müvekkil şirket tarafından .... numaralı poliçe teminatı kapsamında davacılar vekili Av. ...'a 17.09.2019 tarihinde 27.537,31 TL ve 13.12.2019 tarihinde 82.134,96 TL ödeme yapıldığı, yapılan bu ödeme ile birlikte müvekkil şirketin dava konusu kazaya ilişkin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığı, işbu nedenle huzurda görülmekte olan davanın reddinin gerektiği, davacı yanın delillerinin kendilerine tebliğ edilmediği, kaza ile meydana gelen ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiği, davayı kabul manasında olmamak üzere söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının ve söz konusu kaza iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi ile hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiği, müvekkil şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğu, işbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığı, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiği, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda KTK’nın 96.madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiği, manevi tazminat taleplerinin ZMMS teminatı dışında olduğu, açıklanan ve Mahkemece re’sen dikkate alınacak nedenlerden dolayı, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, davanın ihbarına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... San Tic. A.Ş’nin vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE;
Davacı taraf dilekçesinde, 11/04/2018 tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği ve dava dilekçesinde sadece davalılar kısmında müvekkil şirketin bilgileri ve karşısında yüklenici olduğu hususu belirtildiği, ancak dilekçenin tamamında müvekkilin hangi nedenle ve hangi eylemle sorumlu olduğu hususunun belirtilmediğini, diğer taraftan dava dilekçesinde hiçbir davalının durumu belirtilmediği gibi, olayla aralarındaki illiyet bağının da nasıl oluşturulduğu anlaşılmadığını, öncelikle müvekkil şirketin davada taraf sıfatı bulunmadığını, bu nedenle de husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, şöyle ki, yapılan inceleme sonucu, davalı olarak gösterilen şoför ...’in kaza tarihinde ve sonrasında müvekkil şirket çalışanı olmadığı, işbu durumun SGK kayıtlarının celp edilmesi ile açıkça görüleceğini, yine kazaya karışan beton mikserinin de müvekkile ait olmadığını, öte yandan müvekkil şirketin, dava dilekçesinde yazıldığı gibi belirtilen inşaatta yüklenici de olmadığını, izahına çalışılan nedenlerle, davalı olarak gösterilen şoför ...'in müvekkil şirket çalışanı olmadığını, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil şirkete ait olmadığı gibi müteahhit olarak gösterilen ... ve ... İnşaat isimli şirketle herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, dava dilekçesinde müvekkilin sorumluluğunun nasıl ve neden oluştuğu, hangi iş veya eylemi nedeniyle kazanın oluşumunda kusurunun bulunduğu hususları ile ilgili açıklama yapılmadığını, bu haliyle de müvekkilin dosyada taraf sıfatının bulunamayacağı göz önüne alınarak davanın müvekkil yönünden öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini aksi halde davanın müvekkil yönünden esastan reddine karar verilmesini talep ettikleri, kabul anlamına gelmemek üzere, davacının talep ettiği alacak zamanaşımına uğradığı, ayrıca kazada müteveffanın asli kusurlu olduğu, müvekkilin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, izah edilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep zarureti hasıl olduğu, izah edilen sebepler ve resen gözetilecek nedenlerle, müvekkil aleyhine ikame edilen davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep edilmiştir.
Davalı .... A.Ş.’nin vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; Huzurdaki davanın, ölümlü trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile ikame edildiği, haksız ve mesnetsiz davanın müvekkil açısından reddi gerektiğini, şöyle ki; kazadan ötürü müvekkil şirkete herhangi bir kusur ve sorumluluk atfedilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu kazanın, müteveffa ve davacı ... 'in; trafik kurallarına aykırı şekilde yaya olarak taşıt yoluna çıkmaları ve bu yolda müvekkil şirkete ait ... plakalı araç çalışmakta iken, KTY hükümlerine aykırı eylemlerle aracın kör noktasına kadar sokulmalarından ötürü şahsi kusurlu davranışları neticesinde meydana geldiği, Karayolları Trafik Yönetmeliği m.138'de yayaların uymak zorunda olduğu trafik kuralların sayıldığını, madde metnine bakıldığında, halihazır uyuşmazlık kapsamında müteveffa ve davacının, yayaların uymakla yükümlü olduğu bazı kurallara açıkça aykırı davrandığının anlaşılabildiğini, yayanın, trafikte kendisinin ve diğer kişilerin can ve mal güvenliğinin maksimum düzeyde korunmasının amaçlandığını, huzurdaki davada ise müteveffa ve davacının; diğer davalı şoför ...'e görünürlüklerini sağlayacak bir girişimde bulunmadığı, aracın çalıştığının farkında oldukları halde, şoföre uyarıda bulunmaksızın aracın kör noktasına kadar ilerledikleri, bu esnada ....'in araçla hareket etmesi üzerine elim kazaya sebebiyet verdikleri, aracın yolun kenarında beklediği esnada çalıştığının farkında olan davacı ve müteveffanın, taşıt yolu olan kaza mahallinde şoföre uyarıda bulunmaksızın dikkatsiz şekilde aracın yakınına kadar sokulmasının ne yazık ki mazur görülecek bir tarafı olmadığı, dava konusu olayın gerçekleşmesinde müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, müvekkil şirketin kanundan kaynaklanan her türlü yükümlülüğünü yerine getirdiği, müvekkile ait ... plakalı aracın, .... poliçe nolu ZMSS ile diğer davalı .... Şirketi'ne sigortalatıldığı, dolayısıyla dava konusu tüm taleplerin, diğer davalı sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğünde olduğu, bununla birlikte müvekkil şirketin sigortacısı diğer davalı ... Şirketi, ilgi ZMSS poliçesi çerçevesinde kaza sonrasında davacılar vekiline; 17.09.2018 tarihinde 27.537,31 TL, 13.12.2019 tarihinde 82.134,96 TL, 07.10.2020 tarihinde 50.000,00 TL, 19.01.2021 tarihinde 45.000,00 TL maddi tazminat ödemeleri yaptığını, ancak dava dilekçesine bakıldığında davacıların, 07.10.2020 ve 19.01.2021 tarihli ödemelerden hiç bahsetmediğinin tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle davacılar tarafından haksız olarak ikame edilen huzurdaki davanın müvekkil şirket açısından reddini talep etme zarureti hasıl olduğu, açıklanan ve mahkemece re'sen dikkate alınacak sair nedenlerle; haksız ve kötü niyetli davanın müvekkil şirket açısından reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, ayrıca HMK m. 329/1 maddesi uyarınca kötü niyetli haksız dava açılması nedeniyle yasal vekalet ücreti kadar ayrıca akdi ücret-i vekaletin de davacılar üzerine bırakılmasına ve haksız ve kötü niyetli dava açan davacıların HMK m. 329/2 uyarınca 5.000 TL disiplin para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü yazı cevabı, İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü yazı cevabı, Esenyurt SGM yazı cevabı, Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü yazı cevabı, ... Şirketi hasar dosyası ve poliçe sureti, davacıların sosyal ekonomik durum yazı cevabı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İş bu dava, trafik kazasından kaynaklı olarak meydana gelen ölüm dolayısıyla uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talebine ilişkindir.
Somut olayda; 11.07.2018 günü davalı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı beton mikser aracı ile İstanbul İli, ... İlçesinde, ... Caddesi, .... Apartmanı No:69 önünde seyir halindeyken yaya olan ... ile ...’e aracın sağ yan kısımları ile çarpmasıyla yaya ...’in hayatını kaybetmesiyle dava konusu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Kusura İlişkin Değerlendirmeler:
Yargılama kapsamında kusura ilişkin delillerin celp edildiği ve Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi dosyasından alınan 01.07.2019 tarihli bilirkişi raporları uyarınca; davalı sürücü ...’in kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu, davalı ...ın ise tali kusurlu, ... ile ...’in ise kusurlu bulunmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizden alınan kusur bilirkişi ....'un 06/07/2022 tarihli raporunda; davalı sürücü ...’in kazanın meydana gelmesinde %75 (Yüzde Yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, davalı ...’ın ise % 25 (Yüzde Yirmi beş) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan bu rapor ceza dosyasından alınan raporlar ile ve olayın oluş şekli ile uyumlu olduğundan hükme esas alınmıştır. Davalı sürücü ... ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan ...'ın kusur oranları farklı olmasına rağmen haksız fiil hükümleri gereği meydana gelen zararın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu kabul edilmişlerdir.
Dosyada mübrez araç kayıtları ve poliçe uyarınca; olayda kazaya karışan ve davalı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın işleteninin davalılardan ... Tic. A.Ş olduğu, zorunlu trafik sigortacısının ise davalı ... Sigorta A.Ş olduğu ve 2918 sayılı Kanunun 85 ve 91. maddeleri uyarınca işleten ve trafik sigortacısı olarak sürücü ile birlikte meydana gelen maddi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmıştır.
Davalı ...
Beton A.Ş.'nin, davalı şoför ...'in çalıştığı işyeri olduğu, Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesinde sanıkların beyanlarından davalı şoför ...'in davalı ... şirketi işçisi olduğu, davalı ... şirketinin beton dökme işini taşeron olarak ... Firmasından aldığı, davalı ...'ın da bu şirketin yetkilisi olduğunun anlaşıldığı, .... şirketinin adam çalıştıran olarak davalı şoför ...'in kusurundan kaynaklı sorumluluğunun bulunduğu, davalı ... Firmasının da taşeron olarak çalıştırdığı ... şirket çalışanının eylemlerinden kaynaklı ve kendi şirket yetkilisinin eylemlerinden kaynaklı sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle meydana gelen maddi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Maddi Tazminat Taleplerine ilişkin Değerlendirmeler: Somut olayda ölenin anne ve babası olan davacılar ...ve ... destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.
Destekten yoksun kalma tazminatı Borçlar Kanunu’nun 45/II.maddesinde düzenlenmiş olup "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir." şeklinde hükme bağlanmıştır.Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK.'nun 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi;BK.nun 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de nafaka hakkındaki hükümlere dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Gerçek zarar miktarı hak sahiplerinin ve desteğin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Gerçek zarar hesabı ise özü itibariyle, varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, .... Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, ... Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiş ve mahkememizce de bu yöndeki içtihatlar benimsenmiştir. Bu açıklamalar ışığında; somut olayda davacı tarafın destek tazminatına ilişkin olarak hasar dosyası, sigorta tarafından yapılan ödeme evrakları ve SED araştırması dosyaya celp olunarak dosya içerisine alınmış ve aktüerya bilirkişisinden rapor alınmıştır.
Kaza dolayısıyla davacıların yapmış olduğu başvuru neticesinde dosyaya sunulan ödeme dekontları uyarınca davalı ... Sigorta Şirketi tarafından 17.09.2018 tarihinde 27.537,31 TL, 13.12.2019 tarihinde ise 82.134,96 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödediği görülmüştür. Davacılara yapılan bu ödemeler dava tarihinden önce yapıldığı için güncellenerek hesaplanan maddi zarar tutarlarından tenzil edilecektir.
Kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri sakatlık ve ölüm halinde şahıs başına 360.000,00 TL dır. Ancak davalı ... Sigorta A.Ş ile imzalanan genişletilmiş kasko poliçesinin ZMMS poliçesinde öngörülen teminat tutarını aşan zararı teminat altına aldığı için, davalı sigorta şirketi bilirkişi tarafından hesaplanan tüm destek tazminatından sorumlu tutulmuştur.
Mahkememizden alınan Aktüerya Bilirkişisi raporunda; yapılan ödemelerin güncellenmiş halinin tenzilatı neticesinde davacı ...'nın nihai ve gerçek maddi zararının 312.755,78 TL olduğu, davacı ...' in nihai ve gerçek maddi zararının ise 256.249,48 TL olduğu, hesaplanmıştır. İş bu rapor yukarıda açıklanan Yargıtay uygulamasına uygun ve hüküm tesisine elverişli olarak düzenlendiğinden hükme esas alınmıştır.
Bu deliller ışığında dosyaya sunulan ıslah dilekçesi de gözönünde bulundurularak davacı tarafların maddi tazminat talebinin kabulü ile; davacı ... için 312.755,78 -TL ve Davacı ... için 256.249,48-TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 569.005,26 TL'nin tamamından davalılar ... Sigorta A.Ş, ... Tic. A.Ş., ... ve ...'in, 2.500,00 TL'sinden ise davalı ... Beton A.Ş. Ve ... İnş. Ltd. Şti.'nin sorumlu olacağı şekilde davalı sigorta şirketi tarafından 17/09/2019 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise olay tarihi olan 11/07/2018 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Açılan maddi tazminat davasının KABULÜ İLE,
Davacı ... için 312.755,78 -TL ve Davacı ... için 256.249,48-TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 569.005,26 TL'nin tamamından davalılar ... Sigorta A.Ş, ... Tic. A.Ş., ... ve ...'in, 2.500,00 TL'sinden ise davalı ... Beton A.Ş. Ve ... İnş. Ltd. Şti.'nin sorumlu olacağı şekilde davalı sigorta şirketi tarafından 17/09/2019 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise olay tarihi olan 11/07/2018 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
2.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 38.868,75-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 2.004,30 TL peşin ve ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 36.864,45.-TL karar harcının (162,20 TL'sinden davalılar ... Beton A.Ş. Ve ... İnş. Ltd. Şti.'nin sınırlı olmak üzere) davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Tic. A.Ş., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 59,30.-TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harç ile 1.945,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.063,60 TL'nin (9,08 TL'sinden davalılar ... Beton A.Ş. Ve ... İnş. Ltd. Şti.'nin sınırlı olmak üzere) davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Tic. A.Ş., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5.Davacı ...tarafından yapılan toplam 3.067,70 TL yargılama giderinin (13,50 TL'sinden davalılar ... Beton A.Ş. Ve ... İnş. Ltd. Şti.'nin sınırlı olmak üzere) davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Tic. A.Ş., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
6.Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 85.660,74 TL vekalet ücretinin (2.500,00 TL'sinden davalılar ... Beton A.Ş. Ve ... İnş. Ltd. Şti.'nin sınırlı olmak üzere) davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Tic. A.Ş., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
7.Davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Tic. A.Ş. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 397,47 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Tic. A.Ş.'ye verilmesine,
8.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair davacı vekilinin, davalı ... ve davalı ... A.Ş. vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/09/2023 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)