6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2012/2959 E. , 2014/15783 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 6 - 2010/139117
MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/09/2005
NUMARASI : 2005/169 (E) ve 2005/295 (K)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/06/2010 tarihli kenar yazısı ve Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 22.11.2011 tarihli görevsizlik kararı ile Daireye gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanıklar hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Olay tarihinde sanıkların yakınan Mehmet'e ait işyerinin kapısının kilidini sert bir cisimle kırarak, içeriden kontör ve para çaldıkları, dışarıda bekleyen araca binip gitmek üzerelerken, market çalışanı yakınan Ertuğrul durumu farkedip, sanıkların içinde bulundukları aracı durdurmaya çalıştığı, ancak aracı kullanan sanık Nusret'in, yakınan Ertuğrul'a çarpıp yere düşürdüğü, bu şekilde çaldıkları kontör ve para ile beraber olay yerinden kaçtıklarının anlaşılması karşısında, sanıkların eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması,
2.Yakınan M.. G..'ün, 13.06.2006 tarihli talimatla alınan ifadesinde, “olaydan 1 ay sonra sanıkların yakınları tarafından 4000,00 TL verildiğini, ancak zararının tam karşılanmadığını”, yakınan Ertuğrul'un ise “sanıkların yakınları tarafından zararın tamamen karşılandığını” beyan etmeleri karşısında, öncelikle yakınanların beyanları arasındaki çelişkinin giderilerek zararın tamamen karşılanıp karşılanmadığının araştırılması, kısmen karşılanmış ise yakınana kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin 3. fıkrasının ilk cümlesi ve anılan Yasa maddesinin 4. fıkrasında tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanıklardan müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar N.. I.. ve H.. K.. savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi, tür ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.