6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/7877 E. , 2014/9534 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/03/2014
NUMARASI : 2013/1451-2014/554
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira borcunun ödenmemesi ve hor kullanma nedeniyle oluşan zararın tazmini istemiyle yapılan takibe vaki itirazın iptali, ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde; davalının 16/02/2000 yılında yapılan kira sözleşmesi ile dava konusu dükkanda kiracı olduğunu, sözleşmenin en son 16/02/2010 tarihinde yenilendiğini, davalının 15/04/2013 tarihinde kiralananı tahliye ettiğini ve anahtarı 17/04/2013 tarihinde teslim ettiğini, davalı kiracının bir ay önceden bildirdiği tarihte taşınmazı tahliye etmediğini, kiranın 3 er aylık dönemler halinde ödemesi gerektiğinden 16/04/2013-15/05/2013 dönemi kira bedelinin talep edildiğini, davalının 15/04/2013 tarihine kadar olan kira bedelini ödediğini, 15/05/2013 tarihine kadar olan 9.873,80 TL nin ödenmediğini, ayrıca tahliyeden sonra yaptırılan bilirkişi incelemesine göre dava konusu yerde 22.200,00 TL hasar olduğunun belirlendiğini, 600,60 TL tespit ve ihtarname masraflarıyla birlikte toplam 32.674,40 TL nin tahsili için davalı hakkında Bursa 11.İcra Md.nün 2013/4932 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenle haksız itirazın iptaline, bu miktara takip tarihinden itibaren Merkez Bankası avans faizi uygulanmasına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; dava konusu taşınmazın tahliye edileceğinin bir ay önceden davacıya bildirilerek anahtarının 17/04/2013 tarihinde teslim edildiğini, belirlenen süreden 15 gün sonra tahliye gerçekleştiğinden bu sürede işleyen kira bedelinin de davacıya ödendiğini, davacının hiçbir kira alacağının olmadığını, ayrıca davacının tespit yaptırıp zarar olarak gösterdiği imalatların davalı banka tarafından yapıldığını, bunları söküp götürme hakkının da olduğunu, davacıya ait kullanılmayan eski vaziyetteki dükkanların birleştirilerek tek işyeri haline getirildiğini, taşınmaza imalatlar yapılarak değer kazandırıldığını, sökülmemesi taahhüt edilen imalatların söküm ve tamir paralarının davalıdan istenerek haksız kazanç sağlanmaya çalışıldığını, belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece Davanın kısmen kabulü ile, Bursa 11. İcra Müdürlüğü'nün 2013/4932 sayılı takip dosyasında İtirazın Kısmen İptaline, Takibin 22.200,00 TL asıl alacak, 200,60 TL protesto masrafı üzerinden devamına, İcra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı vekilinin kira alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Hükme esas alınan 16/02/2010 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kural olarak anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının kullanımında olduğunun kabulü gerekir. Yasal anahtar teslimi bizzat anahtarı kiralayana vermek suretiyle veya tevdi mahalli tayini suretiyle yapılır. Dava konusu taşınmazın anahtarı 17/04/2013 tarihinde düzenlenen teslim tutanağıyla teslim edilmiştir. Bu durumda mahkemece anahtarın teslim edildiği 17/04/2013 tarihine kadar olan 2 günlük kira bedeline hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddine karar verilmedi doğru değildir.
3.Davalı vekilinin hor kullanma tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 16/02/2010 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği davalının taşınmazı 17/04/2013 tarihinde tahliye ettiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralananın tahliyesini müteakip davacı tarafından 18/04/2013 tarihinde tespit yaptırıldığı ve o tespit sonucu verilen bilirkişi raporuna dayanılarak bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Tespit bilirkişi raporunda; zarar 22.000,00 TL olarak hesaplanmıştır. Yargılama aşamasında yapılan bilirkişi incelemesinde söz konusu zarar kalemlerinde değişiklik yapılmaksızın hasar ve zarar tutarının 22.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. 6099 sayılı T.B.K.’nun 316/1.maddesi (B.K.’nun 256.maddesi) hükmü uyarınca kiracı kiralananı özenle kullanmak ve aynı kanunun 334. maddesi (B.K,’nun 266.maddesi) gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğünün ihlali halinde kiraya veren, bu yüzden uğradığı zarar için giderim isteminde bulunabilir. Ancak kiracı sözleşme sınırları içinde kiralanandan yararlanması sonucu meydana gelen yıpranma ve bozulmalardan sorumlu değildir. O nedenledir ki kiralanandaki hasar ve bozukluğun kötü (hor) kullanımdan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti gerekir. Ne var ki gerek davacının yaptırdığı delil tespiti bilirkişi raporunda gerekse yargılama sırasında mahkemece alınan bilirkişi raporunda kiralanandaki zararın hor kullanmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığına yönelik her hangi bir tespit ve değerlendirme yapılmamıştır. Rapor bu yönüyle eksik ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda mahkemece gerektiğinde yeniden keşif yapılmak suretiyle bilirkişiden rapor alınarak, kiralananda oluşan hasarın normal kullanım ya da hor kullanma sonunda mı olduğunun saptanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmuştur.